Sosyal medyada paylaş

Metan gazı salınımı ve CO2 emisyonu, Dünya’nın atmosferinde bulunmaya devam ettikçe küresel ısınmayla boğuşmak zorundayız. Bu noktada bilim ise teknolojiyle birlikte çalışarak çeşitli çözümler üretiyor. Çözümlerden biri de yeni nesil uydular geliştirmek.

Son zamanlarda artan uyarılarla birlikte, 40 yıldır bilim insanları artan CO2 seviyesi hakkında incelemelerde bulunuyor. Belli kısıtlamalar getirilse dahi CO2 seviyesinde göze çarpan bir düşüş gözlemlenmedi. 2015 yılında kabul edilen Paris Antlaşması ne yazık ki devletler üzerinde sınırlayıcı olmadı.

Shell’de atmosferik izleme yapan bilim insanı Bill Hirst, “Paris hedeflerine ulaşmak için zamanında bir şeyler yapmak istiyorsak, daha hızlı davranmamız gerekli” dedi. CO2 ve metan gazı emisyonlarının önüne geçebilmek için yörüngede dolanan teknolojimize başvurduk.

Metan Gazı Bulutunun Sebebi Doğalgaz Tesisi

“Claire” adlı uydu, 13 Ocak 2019 yılında Türkmenistan’da bulunan çamur volkanının sera gazı çıkışı yaptığını saptadı ve ölçümler yaptı. Sonuçlar, şaşırtıcı bir veriyi ortaya çıkardı: Zirve noktasının güney bölgesinde bulunan bir alandan devasa metan gazı bulutu gelmekteydi. Claire’i işleten GHGSat CEO’su Germain ve meslektaşları, bölge görüntülerini incelediklerinde odak noktası olarak Korpezhe Doğalgaz Tesisi’ni belirlediler. Ekibin tahminlerine göre, metan gazı bulutunun sebebi bu tesisin boru hatlarından kaynaklanmaktaydı. Tesise gerekli uyarı yapıldıktan ve boru hatlarındaki sıkıntı giderildikten sonra uydu verilerinde de herhangi bir kirliliğe rastlanmadı.

Bu aşamada yoğunlaşılan konu; metan gazını, atmosferden olabildiğince kısa vadede yok etmek. Bilindiği üzere metan, atmosferde 10 seneden sonra parçalanmaya uğruyor. CO2 ise 100 seneden fazla atmosferde varlığını sürdürebiliyor. Kıyaslama yapıldığında CO2 emisyonundan bir an önce kurtulmamız gerekiyor gibi gözükse de metan daha çok öncelik arz ediyor. Zira metan, 20 yıl boyunca CO2’den 84 kat daha güçlü kalabiliyor. Bu endişe verici duruma rağmen metandan kurtulmak sanıldığı kadar zor değil. ABD Ulusal Okyanus Ve Atmosfer İdaresi’nin karbon döngüsü grubunda araştırmacı Gabrielle Petron, “Endüstrinin metan emisyonlarını büyük ölçüde düşürmesi hatta sıfırlaması, çok kolay olmalı” açıklamasında bulundu.

Tüm dünyadaki emisyon konsantrasyonlarını ölçmek için 2009 yılından itibaren NASA’nın ve çeşitli şirketlerin uyduları, Dünya’nın çevresinde dolaşıyor. Başta kısaca değindiğimiz “Claire” adlı uydu ise diğer uzay araçlarına kıyasla daha ucuz olduğundan talep görüyor. Yeni uydular, eski uzay araçlarına kıyasla salınan gazın kaynağını net olarak saptayabilen kaliteli teçhizatlara sahipler. Uyduların önem taşınmasının bir diğer nedeni ise otomobil gibi araçların limitli hızları sebebiyle ancak belirli noktalara ulaşabilirken uyduların böyle bir sıkıntı yaşamamasıdır. Bilinmeyen bir noktada metan salınımı olduğunda otomobille tespit yapmaya çalışmak pek kullanışlı olmuyordu. Uçaklar da sadece bölgesel sonuçlar için kullanışlıydı. Ek olarak bazı bölgelere bu araçları sokabilmek için özel izinler isteniyordu. Uyduların kullanımı sayesinde bu problemler ortadan kalkmış oldu.

Claire tam olarak ne yapıyor?

Claire, “görüntüleme spektrometresi” isimli bir cihaz (kamera) sayesinde ışığın dalga boylarından yararlanarak metanı gösteriyor. Yeni nesil uydulara eklenen bu cihaz; Güneş’ten gelen morötesi, yakın kızılötesi veya kısa dalga kızılötesi ışınlarını Dünya’dan geri sekmesiyle ölçebiliyor. Bu ışıkta dalga boylarını emen farklı gazlar mevcut. Belirli konumda ne miktarda hangi gazın bulunduğunu bu yöntemle saptayabiliyorlar. Kısa dalga kızılötesi ise metan miktarının ölçümünde kullanılıyor.

Science Advances dergisinde yayınlanan rapora göre; Teksas ve New Mexico arasında bulunan Permian Basin’deki 7.000’den çok gaz ile petrol sahası üzerinde yılda 2,8 milyon ton metan salınıyor. Bu sayı şimdiye kadarki en büyük metan salınımı olarak kayda geçti.

SRON Hollanda Uzay Araştırmaları Enstitüsü’nde atmosfer bilimci olan Sudhanshu Pandey, “Bu noktadaki emisyonların sanılandan 2 kat fazla olduğu görülüyor” şeklinde açıklamada bulundu.

Avrupa Uzay Ajansı (ESA), sera gazlarını takip eden ve ESA uydusunda bulunan “Tropomi” adlı spektometre sayesinde uydudan gelen verilerin doğruluğunu tespit edebiliyor. Tropomi’nin tarayabildiği menzil ise İstanbul’dan Paris’e kadar uzanabiliyor. Claire ise Tropomi’ye göre çok daha bölgesel çalışıyor.

Daha önceleri birlikte çalışmayan ESA ve GHGSat, sızıntıları tespit etmek amacıyla birlikte çalışıyorlar. Tropomi’den tespit edilen büyük bir metan bulutu, kontrol için GHGSat’a gönderiliyor. Claire’de böylelikle tespit edilen alana odaklanıp ayrıntılı ölçüm yapıyor. Sonrasında yeryüzünde bulunan operatörlerden; rüzgâr hızı ve yönünün gaz bulutuna etkisi hesaplanıyor ve nereden geldiği tespit ediliyor.

Yeni Uydular Yörüngeye Fırlatılmayı Bekliyor

Claire gibi daha fazla uydu üretimine başlandı. Hatta GHGSat, 2 Eylül 2020 yılında “Iris” adlı uyduyu yörüngeye gönderdi. Iris, Claire’in saptayabildiğinin 1/10’u büyüklüğündeki emisyonları belirleyebiliyor. Çevre Savunma Fonu; Tropomi’lerin 1/10’u görüş alanına ve yüksek hassasiyete sahip, “MethaneSat” üzerinde çalışıyor. Tahmini olarak 2022’de yörüngeye fırlatılacak.

Almanya ve Fransa ortaklığında hazırlanan “Merlin” uydusu ise bulutlar üzerinde tarama yaparak metanı su buharından ayırıp ölçümleyecek. Merlin ise 2024’te yörüngeye gönderilecek. Ek olarak New York’lu Bluefield adlı şirket de Claire’den daha küçük 10 uydunun birleşiminden oluşan uydu grubunu 2023’te fırlatmayı planlıyor.
Tabi ki tüm bu uydular sadece Dünya’ya ne kadar zararlı gaz salındığının ölçümünü ya da bu durumu nasıl engelleyebileceğimizi bulmak için gönderilmiyor. Salınan metan gazı, tahminlere göre yılda 2 milyar dolar ediyor. Metan emisyonlarının nereden ve hangi ülkelerden kaynaklandığı tespit edilince, özel bir ticaret planı gerçekleştirilebilir. Her ne kadar ilk plan para eldesi olsa da salınımdan elde edilen metan, atmosferde uzun süre kalmamış oluyor. Ayrıca kirleticilerin belirlenmesi sonucu ağır cezaların kesilmesi de söz konusu olabilir.

Kaynaklar
https://www.ghgsat.com/using-satellites-to-spot-industrys-methane-leaks/
https://www.ghgsat.com/our-platforms/claire/
https://www.edf.org/energy/were-analyzing-methane-emissions-worlds-largest-oil-patch#:~:text=Early%20findings%20reveal%20Permian%20companies,of%20nearly%202%20million%20home
https://www.researchgate.net/profile/Sudhanshu_Pandey10
https://www.ghgsat.com/our-platforms/iris/
https://www.methanesat.org/
https://directory.eoportal.org/web/eoportal/satellite-missions/m/merlin
https://spacenews.com/bluefield-adds-customers/
TULLIS, Paul. “Havayı Temizlemek”. Popular Science. Ocak 2021: 74-78.

Görsel: https://spacenews.com/ghgsat-accelerates/

Sosyal medyada paylaş

About the Author: Sude Yıldırım

Sude Yıldırım
Marmara Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi’nde Biyoloji okumakta. Tema Vakfı gönüllüsü. Genetik ve ekoloji alanıyla ilgileniyor.

Leave A Comment