Kategoriler
    More

      Yeni Avukatlık Yasası’nın Getirdikleri Ve Götürdükleri

      “Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” Adalet Komisyonu’nda değişiklik yapılmaksızın kabul edilmesinin ardından, TBMM Genel Kurulu’na sunuldu. Genel Kurul’da görüşülen kanun teklifi 7 ve 15’inci maddelerinde değişiklik yapılarak, dün gece (11 Temmuz) kabul edildi.

      Peki bu yeni düzenleme neleri kapsıyor?

      Söz konusu yasa değişikliğinden sonra; avukat sayısı 5 binden fazla olan şehirlerde, en az 2 bin avukatın imzası ile yeni barolar kurulabilmesi mümkün hale geldi. Bu sayıların belirlenmesinde baroya kayıtlı olan avukatların yanı sıra, baroya kayıt yaptırmak zorunda olmayan kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde görev yapan avukatlar da dahil edilebilecek.

      Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından görevlendirilecek Kurucular Kurulu, avukatların imzalarını alarak yeni baroların kuruluş işlemlerini 6 ay içerisinde tamamlayacaklar. Hali hazırda kurulu olan barolar “1 Numaralı Baro” olarak adlandırılıcakken, yeni kurulacak barolar ise tüzel kişilik kazanma tarihlerine göre kuruldukları ilin adına göre numaralandırılacaklar. Mevcut duruma göre sayısı bakımından Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlerde birden fazla baro kurulabilmesi mümkün.

      İkamet ettikleri illerdeki baroya kayıtlı olan avukatlar, yeni baro kurmak için imza toplayabilecekleri gibi, mevcut kayıtlı oldukları baroda da devam edebilecekler. Yasanın Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmesinden sonra avukatlık ruhsatnamesini yeni alan avukatlar ise; kendi seçtikleri baroya kayıt olabilecek. Stajyerler ise; hangi baroya kayıt olmayı tercih edeceklerse, ancak o baroya kayıt olmuş olan bir avukatın yanında staj yapabilecek.

      Fakat söz konusu yasa maddesi Anayasa’ya açıkça aykırılık teşkil etmekte. Anayasanın “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasına göre;

      “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir”

      Barolar dernek değildir. Anayasa’nın 135. maddesi göre; barolar, “kamu kurumu niteliğinde” olduklarından dolayı “kanunla kurulan” “kamu tüzel kişilikleri”dir. Bu açık hüküm karşısında belli sayıda avukatın bir araya gelerek baro kurabilmesi mümkün değil. Anayasanın açık hükmü karşısında; aynı konuda birden fazla kamu kuruluşu oluşturulaması hiçbir şekilde mümkün olmadığı gibi, bu doğrultuda aynı ilde birden fazla baro da kuramaz.

      Yeni düzenlemenin amacı avukat sayısının fazla olan illerde, baro hizmetlerinin daha yaygın ve etkin olarak kullanılmasının sağlanması, kalitenin arttırılması ise; bu durumda gerek duyulması halinde avukat sayısı fazla olan baroların, yönetmelik yoluyla il içinde “hizmet ve danışma büroları” açmalarının sağlanaması gerek Anayasa’ya, gerekse de baroların niteliğine uygun olacağı hususu, aşikar. Bu durumda kurulacak olan yeni kurumların “şube”lerin tüzel kişilik gerektiriyor olmasından dolayı “şube” değil, “büro” olmaları gerekiyor.

      Her baro, TBB Genel Kurulu’nda, baro başkanı ile sabit 3 delege ve ilaveten her 5 bin avukat için ilave 1 delegeyle temsil edilecek. Kuruluş tarihine bakılmaksızın tüm barolar için baro organlarının seçimi, iki yılda bir ekim ayının ilk haftası içinde, TBB seçimi ise dört yılda bir aralık ayında yapılacaktır.

      Bahse konu yasada çoklu baro düzenlemesinin yanı sıra, TBB’nin delege yapısını değiştiren düzenleme de yer alıyor. Kanunun eski halinde, baroların en az 10 yıl kıdemi olan üyeleri arasında gizli oyla seçilen ikişer delege ve baro başkanları, TBB Genel Kurulu’na katılıyor ve başkanlık seçiminde oy kullanıyordu. Delege sayısı baro başkanı ve üç delegeye çıkarıldı. Mevcut düzenlemede, avukat sayısı yüzden fazla olan barolarda, yüzden sonraki her üç yüz üye için birer delege seçimi yapılıyorken, yeni yasa ile birlikte üye sayısı yüzden fazla olan barolarda her beş bin üyenin bir delege ile temsili düzenlemesi yer alıyor.

      Bu durumda avukat sayısı yüksek olan İstanbul, Ankara, İzmir gibi baroların TBB’deki etkinliği bu delege yapısıyla azalacak. 100’den az avukatın kayıtlı olduğu baro, başkan dahil dört delegeyle temsil edilecek. 4900 avukatın kayıtlı olduğu baro da yine başkan dahil dört delegeyle temsil hakkına sahip olacak. 10 bin avukatın kayıtlı olduğu baroda ise delege sayısı ancak başkan dahil 6 olabilecek. Bu durum, Anadolu’daki nüfus bakımından küçük kentlerin barolarının delegelerinin birleşerek, Ankara, İstanbul ve İzmir’den gelen delegelerden fazla oya sahip olması sonucunu doğuracak. Daha önce 138 delegeyle temsil edilen İstanbul 13, 53 delegeyle temsil edilen Ankara 7, 30 delegeyle temsil edilen İzmir 5 delegeyle temsil edilecek. 48 üyeli Ardahan Barosu ise dört delege ile temsil edilebilecek.

      Bahse konu yasa kapsamında getirilen yeni bir düzenleme ise; avukatların adliye ve duruşmalardaki kılık kıyafetleri ile alakalı. Şöyle ki; önceki yasa kapsamında avukatlar, TBB’nin belirlediği kıyafeti kullanmak zorundaydılar. Ancak yeni yasa ile birlikte avukatların adliyelerde cübbe giyecekleri, kılık kıyafet konusunda başka bir kurala zorlanamayacaklarına dair düzenleme getirildi.

      Son olarak belirtmek isterim ki; söz konusu yasa tasarısının konuşulmaya başlandığı günlerde Türkiye Barolar Birliği ve 81 ilin baro başkanlıkları, Avukatlık Kanunu’nda barolar ve seçim sistemlerine yönelik değişiklik girişimlerini doğru bulmadıklarını belirterek, bu girişimlerin durdurulmasını ve geri çekilmesini istediklerini yazılı bir açıklama yayınlayarak tepki göstermişlerdi.

      Bu bildirgenin dikkate alınmaması üzerine; Baro Başkanları tepkilerini göstermek için bulundukları ilden Ankara’da buluşmak üzere yürüyüşe başlamışlar, ancak ne yazık ki Baro Başkanları’na Ankara girişinde müdahale edilmişti.

      Baroların birtakım sorunları olduğu, Avukatlık Yasası’nda değişen dünya düzeni karşısında birtakım düzenlemeler yapılması gerektiği hususu tartışılmaz bir gerçek.

      Ancak 116 bin 779 avukatı ilgilendiren “Çoklu Baro” düzenlenmesinin, bizzat muhataplar dinlerek, sorunları gidermek ve çözümlemek için en adil ve eşit düzenlemenin nasıl yapılması gerektiği tespit edilerek, bir düzenleme yapılması kanaatimce daha doğru ve yerinde olurdu.

      Avukatlar olarak yeni kanunla birlikte birtakım endişeler taşıyoruz. Örneğin, “Çoklu Baro” ile birlikte kişilerin siyasi, dini, etnik, ideolojik birtakım görüşlerini belirtmek zorunda kalacakları anlaşılıyor.

      Unutulmamalıdır ki; avukatlık mesleği serbest bir meslektir. Her kesimden müvekkiliniz olabilir. Ancak kişilerin ait oldukları görüşleri alanen belirtmek zorunda kalmaları, avukatlar arasında eşitsizlik yaratabilir. Bu durumun mesleğin özüne uygun olmadığı görülmelidir.

      Ayrıca Adli Yardım ve CMK’nın dağıtılması noktasında da yine sorunların ortaya çıkabilmesi muhtemel.

      Baroların avukatların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslek ahlakını ve disiplinini sağlamakla görevli olduğu gerçeği karşında; çoklu baro sisteminin hayata geçmesiyle birlikte müşterek ihtiyaçların nasıl karşılanacağı ve meslek disiplin kurallarının neye göre uygulanacağı konusunda sorunlar ortaya çıkacağı ve avukatlar arasında eşitsizlik ve adaletsizlik oluşturacağı görülüyor. Örneğin; iki ayrı avukatın disiplin kurallarına aykırılık teşkil eden birebir aynı eylemi nedeniyle iki farklı baro disiplin kurulundan iki farklı karar çıkabilmesi mümkün olabilir.

      Beraberinde birçok sorunu getirecek olan söz konusu yasal değişikliğin, konunun muhatabı ve uzmanı hukukçularla tartışarak, mevcut sorunları gidermeye yönelik bir düzenleme yapılsaydı, daha yerinde olacağı kanaatindeyim.

      Söz konusu yasanın Resmi Gazete’de yayımlanmasının akabinde muhalefet partisi, Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağını açıklamıştı. Yasada Anayasa’ya aykırı olduğu söylenen maddelerin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne gidilmesi halinde; ne şekilde karar verileceğini hepimizin merakla beklediğini de eklemek isterim.

      Neticeten hatırlatmak isterim ki bizler cübbemizi giyerken; “Hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağıma namusum ve vicdanım üzerine and içerim” diyerek yemin ediyoruz.

      “Görevimizi yaparken kimseye, ne müvekkile, ne hakime, hele ne iktidara tabiyiz. Bizim aşağımızda kişilerin varlığı iddiasında değiliz. Fakat hiçbir hiyerarşik üst de tanımıyoruz. En kıdemsizin en kıdemliden veya isim yapmış olandan farkı yoktur. Avukatlar tarih boyu köle kullanmadılar ama hiçbir zaman efendileri de olmadı” Molierac

      Fotoğraf: Evrensel

      Begüm Gürel
      Begüm Gürel
      Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2007 yılında mezun olarak, 2009 yılında Kamu ve Özel Hukuk alanında Yüksek Lisans programını, “İş Koşullarında Değişiklik” adlı tezi hazırlayarak onur derecesiyle tamamladım ve aynı yıl BG HUKUK BÜROSU’NU kurdum. 11 yıllık avukatlık deneyim ve tecrübesine sahip olmanın yanı sıra, birçok basılı dergide ve internet hukuk haber sitesinde düzenli olarak çeşitli makaleler yazmaktayım. Aynı zamanda cumhuriyet savcısı ile birlikte boşanma hukukuna ilişkin bir kitap tamamlamış olup, kitap basım aşamasındadır. Tüm bunların yanı sıra ise, üniversiteler bünyesinde çeşitli eğitim seminerleri vermekteyim. Bazı dernek ve sivil toplum kuruluşlarına üyeyim ve sosyal sorumluluk projelerinde yer almaktayım. 2020 yılının Haziran ayında KKTC Bilişim Suçları Yasa Tasarısında Meclis’te aktif olarak görev aldım.

      Rastgele Yazılar

      Arada Kalanlar

      Türkiye, son günlerde çok büyük sıkıntılarla baş ediyor. Bunlardan biri de maalesef sınırlara yığılmış olan mülteciler. Yanlışlıklar silsilesi hâlinde ilerleyen kriz, insanların ölümle burun...

      Ünlü Ünsüz Fark Etmiyor, Şiddet Aynı Şiddet

      İtibarını, kariyerini bir kadının hayatının üzerinde tutan erkekler... Bu erkeklerin tamamı kadın düşmanlığından cesaret buluyor.

      Savaşı Durdurun! Emperyalizmi Durdurun!

      Yazan: Greg Shupak Çevirmen: Ceyhun Dönmez ABD'nin kendisi dışındaki ülkeleri bombalama, hükümetleri devirme ya da...

      Selam Olsun Gezi’ye!

      Fotoğraf: Onur Çoban Bugün, 7 yıl önce başlayan ve yankıları hala devam eden direnişin yıl dönümü.

      İlgili Makaleler

      CEVAP VER

      Lütfen yorumunuzu giriniz!
      Lütfen isminizi buraya giriniz