Geçtiğimiz günlerde Van’da, kayyım valinin kararıyla Van Gölü kıyısına çöp atık tesisi kurulması için yapı çalışmaları başlatıldı. Van’ın Muradiye ilçesine bağlı Karahan Mahallesi kenarında çalışmalarına başlanılan çöp aktarma tesisi, Van Gölü’ne sıfır bir yerde, etrafında tarım ve yerleşim alanı olan bir bölgede kurulmak isteniyor.

Mevzuata göre bu bölgede çöp toplama ve arıtma tesisi olmaması gerekirken ÇEVDER Başkanı Ali Kalçık’ın belirttiğine göre; tesisin yapıldığı bölgede hem Bedimahi Çayı hem de Van Gölü bulunuyor. Kalçık aynı zamanda, aynı bölgede yerleşim alanları ve araziler bulunduğunu belirtiyor. Kayyımın, AKP’li vekilleri de dikkate almadığı söyleniyor. AKP Van Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesi Cibri Özbekçi, çöp aktarma tesisinin yapımı öncesi kendilerinden hiçbir şekilde görüş alınmadığını ifade ediyor. AKP’li Özbekçi’nin Van Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım olarak atandıktan sonra meclis üyelerinin görüş ve önerilerinin dikkate almadığını da belirtiyor. Sor mahalle muhtarı Muhlis Tekin, kararı verenin devlet yetkilileri olduğunu ve gecekondu mantığıyla inşa edildiğini ifade ediyor. Keçikıran mahalle muhtarı Yasin Bahran ise suç duyurusunda bulunduklarını belirtiyor.

Mevzuata göre, düzenli depolama tesisi kurmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerin öncelikle kuracakları tesisin yönetmenlikte, hukuki ve teknik düzenlemelerde geçen şartları sağlamak zorunda olduğu belirlenmiş durumda. Böyle bir tesis için öncelikle hava, ulaşım güvenliği, orman alanları, ağaçlandırma alanları, yaban hayatın ve bitki örtüsünün korunması sağlanmalı. Yeraltı ve yerüstü sularının etkilenme oranları belirlenmeli ve buna uygun düzenlemeler sağlanmalı. 

Tesisin, söz konusu mevzuatta geçen şartlara uygun olmamasına rağmen kayyım valinin isteğiyle yapımına başlandı. Bu tesisten etraftaki yerleşim alanlarının, ormanların ve yöre halkının etkileneceği gibi, çevredeki çeşitli ekosistemde yaşam sürdürmekte olan canlılar da olumsuz etkilenecek. Bu tesis burada yaşayan tüm canlıların yaşam alanına uygulanmış bir tacizdir. Gölün çevresinde yaşayan flamingolar ve göçmen kuşların nasıl zarar göreceği gerçeği ise tamamen göz ardı edilmiş durumda.

Yalnızca bir kişinin inisiyatifiyle alınmış bu kararın kamuya hiçbir faydası olmadığı gibi, pek çok alanda da zararı olduğu ortadayken tesisin yapımı durdurulmalıdır. Doğanın ve kamunun geleceği kar odaklı projelere ve bunları gerçekleştirme amacıyla hareket eden kişilerin vicdanına bırakılamaz. Geleceğimiz ve yaşamımız kar hırsı içindeki vicdanlara değil bizlere ait.

Doğayla, sevgiyle, incelikle kalın.


Kaynak: yesilgazete.org

Görsel: T24


Sosyal medyada paylaş

Leyla Can

Kjersti Skomsvold’un “Ben turuncuyum ve hiçbir şey turuncuyla kafiyeli değil.” alıntısında kastettiği renktir Leyla. Biraz yoldur, biraz şiir; nitekim Başak Köklükaya’nın iki kaşı arasındaki gölgesine razı fesleğendir. Yolda olmayı ve rastlaşmaları önemser. Kelimeler, cümleler, jestler ve anlar biriktirir. Kendine has zarifliği ile akar sokaklara. Daima öfkeli baktığı çocukluk fotoğraflarının ardında güzel bir kız çocuğu durur geleceğe karşı. Serpilirken sımsıkı sarılıyordur tutkularına. Detayları sever, gizlenmiş olanda bulduğu bağlar onu sıradanlığa. Pencere pervazına çiçekler gibi kitaplar dizer. Yakasına her sabah bir umut, evden çıktığındaysa yüzüne muzur bir gülümse iliştirir. En güzel mahiyeti dostluktur. Ruhu her an alıp başını gitmeler çekerken zaman akmıyormuş gibi dingindir aynı zamanda. Turuncu gibi hiçbir şeyle kafiyeli olmayan bir yaşayışın umut dolu naifliğini hayata döken şiirin başıbozuk hallerine benzer. Düşlerini gerçeğe dökmektir uğraşı. Bir nevi hep mujer naranja.
Published On: Eylül 12th, 2020Categories: Ekoloji, Gündem0 Yorum

Leave A Comment