Sabaha karşı neler yapılabilir? Güzel bir yürüyüş yapılabilir mesela, keyifli bir müzik dinlenebilir, işe gidilebilir, uyuyabilir kimileri… Ama bazıları da var ki, molozlar yığabilir doğanın ortasına. Yapacağı eylemin doğuracağı sonuçlardan korkanlar sabaha karşı kimse duymadan yaparlar bazı işlerini. Tıpkı yıllar önce gencecik fidanları solduranlar gibi. Validebağ

Validebağ Korusu da, bir eylül sabahına inşaat malzemelerinin tozunu ciğerlerinde hissederek başlamak istemezdi. İstanbul’un kamuya açık en büyük yeşil alanlarından olan birinci derece doğal sit alanı statüsündeki Validebağ Korusu, 21 Eylül sabahı saat 5’te molozların içinde buldu kendini. Hakkında üç tane yürütmeyi durdurma kararı bulunan bir projenin hukuksuzca devamına tanık oldu. Bu sabah Validebağ’ın güneşi insanın rant hırsının karanlığıyla boğuldu. Validebağ

2018 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan millet bahçesi projesine karşı yürütmeyi durdurma kararı verilmişti. Bunun üzerine Mart 2020’de, mülkiyeti Hazine’ye ait olan korunun 261 bin metrekarelik bölümü, bakım ve onarım gerekçesiyle Üsküdar Belediyesi’ne tahsis edildi. (Kaynak) Söz konusu projenin iptali için açılan davada Haziran 2021, projeye ilişkin ihalenin iptali için açılan davada ise Temmuz 2021’de olmak üzere üst üste 2 kez daha yürütmeyi durdurma kararı verildi. İstanbul 11.Bölge İdare Mahkemesi 30 Temmuz’da verdiği kararda, “Hukuka aykırılığı ortaya konulan işlem nedeniyle, söz konusu taşınmaz üzerinde yapılacak fiili müdahaleler neticesi telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği hususu açıktır” diyerek yürütmenin durdurulmasına hükmetti. (Kaynak) Tüm bu kararlara, devam eden davalara, halkın bölgedeki nöbetine rağmen bugün sabaha karşı beşte bölgeye polis eşliğinde inşaat araçlarıyla girilerek moloz yığınları döküldü. Çünkü telafisi güç veya imkansız zararlar doğması talan hırsı bürümüş zihinleri ilgilendirmezdi. Ancak özellikle pandemi sürecinde doğanın kıymetinin artması sonucu bu bölgenin önemini bilen halkla birlikte en başından beri nöbetine devam eden Validebağ direnişçileri birlikte mücadele ederek günü kurtardı. Bölgeye birçok yerden destek gelmesi üzerine moloz yığınları halk tarafından toplandı. Validebağ bir gün daha cesur yürekler sayesinde koru kaldı. (Kaynak)

Artık bazı sorular sormak gerekiyor. Mesela, belediye başkanının doğal toprakla yol düzelteceğiz diye açıklamasına karşın inşaat artığı olan moloz yığınlarının ne olduğunu sormak gerekiyor. Düşünmek gerekiyor; zaten kendi halinde varlığını sürdüren, bütünlüğüyle mükemmel bir ekosistem olan korunun içine neden saha çimi ekilmesi gerekiyor? Unutmamak gerekiyor; altüst edilen her toprak parçasında, kesilen her bir dalda, koparılan her bir çiçekte mikro ekosistemin çökeceğini, doğal bitki örtüsünün bozulacağını, ekolojik çeşitliliğin azalacağını, hiç mi hiç unutmamak gerekiyor. Bilmek gerekiyor ki; yapılacak olan proje doğayı değil, rant kaygısıyla hareket edenlerin cebini rehabilite etmeyi amaçlıyor. Çünkü bu insan odaklı proje, var olan doğal ekosistemi çökertip yerine yapayını koymaktan başka bir anlama gelmiyor.

Validebağ Korusu’na verilen her bir hasar, bir canlıyı daha yok ediyor. Geleceğimizden bir parça yeşilliği daha siliyor. Bir eylül sabahı saat 5’te sadece koruya değil geleceğimize de moloz dökülüyor. Betonlaşan yüreklerine benzer şehirler kuranlar bunlardan artanları da son nefes alınacak noktalara döküyorlar ki ses çıkaracak soluğumuz kalmasın. Oysa bizler, zorla koparılan tek bir yaprağı dahi savunanlar olarak yeşilimizi griye teslim etmeyeceğimizi haykırmaktan vazgeçmiyoruz.
Selam olsun Validebağ’ın koruyucularına! Validebağ

Görsel

İlginizi Çekebilir:

Çevresel Tahribatıyla Kanal İstanbul

Hopa: Sahilinden Uzak Bir Sahil Kenti

Sosyal medyada paylaş

Tuğçe Berber

Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olup İzmir’de kurucusu olduğu Lotus Hukuk Bürosu’nda avukatlık mesleğini sürdürmektedir. Çocukluğundan gelen hayvan sevgisi “Türk Hukuk Sisteminde Hayvan Hakları ve Uluslararası Hukukun Hayvan Hakları Mevzuatına Etkisi” isimli tez yazısından sonra hayvan hakları aktivistliğine evrilmiştir. Vegan ve sürdürülebilir bir yaşam mücadelesiyle birlikte, türlerin eşitliği için de hak temelli mücadelesine gerek mesleki gerek sosyal alanda devam etmektedir. Hayvanlara Adalet Derneği, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, İzmir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu üyesi olarak çeşitli sosyal projelere destek vermektedir. Sokaktayken bütün hayvanların, evdeyse bir kedi annesidir. Adalet mücadelesinin karanlık dünyasına renk katmak için yoga ve müzik alanlarıyla da ilgilenmektedir.
Published On: Eylül 22nd, 2021Categories: Ekoloji, Gündem, Haber0 Yorum

Leave A Comment