Sosyal medyada paylaş

Sürdürülebilir Moda Nedir?

Moda sektörü, dünyanın en gelişmiş sektörlerinden biridir ama ne yazık ki çevreyi en çokta kirleten ikinci sektör olma özelliğini taşır. Moda endüstrisi, ürettiği atıklar ve sera gazı nedeniyle ciddi bir çevre kirliliğine sebep oluyor. Son yıllarda ise moda sektöründe ufak tefek değişimler başlamıştır. Pek çok tasarımcı ve marka üretim aşamaları ile birlikte malzemenin üretimden atık haline gelmesinden, depolama, satış, finans ve pazarlama aşamalarına kadar sürdürülebilirlik, geri dönüşüm, çevrecilik gibi kavramları hayatlarına sokmuşlardır. Artık organik malzemeler kullanmaya ve üretim yöntemlerini gözden geçirmeye başladılar. Buradaki amaç, sürekli değişen fast-fashion denilen hızlı kıyafet üretiminden uzaklaşmak ve tüketicilerin onlara karşı tek kullanımlık bir tavır almasına engel olmaktır. Yani moda konusunda çevreyi kirletmeyen onun sağlığı için düşünülmüş her şey sürdürülebilir modadır.

Bazı tanınmış insanlar ve kişiler daha çevre dostu bir şekilde kıyafet yapmanın önemini vurgularken, diğerleri ise yeni üretilen kıyafetleri satın almak yerine ikinci el kıyafet satın alınması gerektiğini savunuyor ya da ödünç almanın faydalarının altını çiziyor. Daha çevreci ve etik olması açısından bilinçli üretim ve tüketimi teşvik eden tüm olaylar, sürdürülebilir bir endüstri için önemli adımlardır.

Etik ve Minimal Marka Olma İlkesiyle Kurulan Pangaia

Yapımlarında yeni çevreci yöntem olan eko-teknolojiler kullanılıyor. Tüm Pangaia ürünleri vegan, geri dönüştürülmüş malzemeler, bitki bazlı yenilikçi alternatif ürünlerle üretilmiştir. Kürk, deri, yün ve ipek gibi hayvanların derileri, saçları veya tüyleriyle hiçbir şey yapılmamıştır. Mesela, puffer ceketlerini doldurmak için kurutulmuş kır çiçekleri kullanılmıştır. Böylece hayvan tüylerine yapılan zulme vegan bir alternatif geliştirmişlerdir.

Adını ilk çağlardaki tek kıta olan Pangea ve Yunan mitolojisinde Dünya’nın tanrıçası Gaia’dan almış ve doğayla olan ilişkisini her daim vurgulamışlardır. Bu çalışma 10 yıl sürmüştür. Tişörtler, biyolojik olarak parçalanabilen, hafif ve pamuğa kıyasla nemi emmekte daha verimli doğal bir yosun elyafından yapılmıştır. Pangaia sıfır atıklı bir sisteme bağlı ve her parçası tamir edilmek ve geri dönüştürülmek amacıyla oluşturulmuştur. Üretim sürecindeki yıkama işlemini, su tüketimini düşürmek ve daha uzun süre taze durması için nane yağı kullanılmıştır. Toksik olmayan doğal boyalar ve zengin tonlu renklere ulaşmak için gıda atıkları, bitkiler, meyveler ve sebzeleri kullanmışlardır. Pembe bir tişört için Japon sakura kiraz çiçekleri, sarı renk için sarı orman bitkilerinin renklerini ve kırmızı rengi elde etmek için bitki kökleri kullanılmıştır.

Tişörtleri oluşturmak için hafif tuzlu su yosunu lifi ve GOTS sertifikalı organik pamuğu birleştirmişlerdir. Bu tişörtlerin %60’ı yosun, %40’ı organik pamuktan üretiliyor. Bu oranın %80 yosun, %20 pamuk olan versiyonları da vardır. Marka dolapların temel parçalarını ele alarak başlandı ve kullandıkları materyallerle öne çıkıyor. Miroslava Duma, Pharrell Williams gibi isimlerin de destek verdiği marka, moda camiasında tasarım ve sorumluluk bilincini yükseltiyor.

Biyo bazlı ve geri dönüştürülmüş malzemeler kullanılarak yaratılmış olan koleksiyon tişörtler, kapüşonlular, pantolonlar ve elbiselerden oluşuyor. Basit ama şık olan koleksiyon, Japonya merkezli heykeltıraş Haroshi ve Montreal merkezli sanatçı Raku Inoue gibi yaratıcılarla işbirliği ile birlikte oluşturulmuştur.

Marka, ürünlerinin sürdürülebilirliğinin yanı sıra çevreyi korumaya yönelik farklı çalışmalar da sürüyordur. Son olarak çıkardığı “Coral Reef’’ koleksiyonu ile deniz ekosistemlerinin çok yönlülüğünü paylaşırken, aynı zamanda mercan resiflerine yönelik tehdidini de gözler önüne seriyor.

Kaynaklar:

https://modastilde.com/2020/04/21/surdurulebilir-kimligi-ve-dogal-goz-alici-renkleriyle-karsinizda-pangaia/http://in-between.online/tr/things/2020/11/12/kresel-moda-markalarinda-srdrleblrlk-adimlari-3

Görsel:

https://thepangaia.com/

Sosyal medyada paylaş

Halime Rüveyda Erdem

Halime Rüveyda Erdem
Halime Adana'da yaşıyor. Dönemsel dizi ve filmleri çok seviyor. Su altı belgesellerini çokça severek takip ediyor ve en sevdiği yazar Mina Urgan. Gezmeyi, fotoğraf çekmeyi, keşfetmeyi seviyor. Şu anlık vejetaryen beslenerek yaşamını sürdürüyor.

Leave A Comment