Soykırım sırasında Terezin’de 33.000’den fazla insan öldü.

Vladimir Munk, dönemin Almanyasının doğusunda (günümüzde Polonya) bulunan Auschwitz’in uydu kampı olan Blechhammer’den özgürce yürüdüğü günü anımsıyor.

“Mutluydum” diyor Munk. Hastaydı ve açlıktan ölüyordu ama hayatta kalmıştı.

Sovyet Ordusu 27 Ocak 1945’te Auschwitz’i kurtardı. Polonya’daki toplama kampı, soykırım sırasında birçoğu Yahudi olan bir milyondan fazla insanın öldürüldüğü yerdir. Bu Pazartesi, özgürlüğünün 75. yıldönümünde, Munk oraya hapsedildiğinden beri ilk kez Auschwitz’e geri dönüyor. Çoğu aile fertleri gibi, Munk’ın anne ve babası Auschwitz’de öldürüldü. “Yani benim için aile mezarlığına gitmek gibi,” diyor Munk.

Yine de geri dönmeye karar vermek, kolay değildi. Munk, Blechhammer’dan kurtulduğunda, bu tecrübenin onu tanımlamasına izin vermemeye karar vermişti. Soykırım’dan dolayı asla kendine gelemeyen mağdurlar tanıdığını söylüyor.

Munk, “Hayatta kaldılar, ama asla üstesinden gelemediler” diyor. “Evet, ben de bir mağdurum ama normal bir hayat yaşamaya çalıştım.”

Munk, 1925 yılında Çekoslovakya’nın Pardubice şehrinde doğdu ve Nazi Almanyası ülkeyi işgal ettiğinde genç bir delikanlıydı. İşgalden birkaç yıl sonra, Munk’un ailesi zorla bir trene bindirildi ve Terezin adlı bir toplama kampına gönderildi.

Naziler Çekoslovakya’yı işgal etmeden önce Mart 1938’de çekilen Vladimir Munk’un (ortadaki) bir fotoğrafı. Munk yıllarca toplama kamplarında hapsedildikten sonra, Mayıs 1945’te memleketi Pardubice, Çekoslovakya’ya döndü (sağdaki). Emily Russell / NCPR.

 

Munk, Nazi işgali altındaki bir şehirde yaşadıktan sonra, Terezin’e gitmenin bir macera olduğunu söylüyor.

“18 yaşındaydım ve Yahudiler ve özellikle de genç Yahudiler için Pardubice gibi normal bir şehirde yaşıyordum, gerçekten bir toplama kampında olmak gibiydi çünkü tiyatrolara, sinemalara, spor etkinliklerine, hiçbir şeye katılmanıza izin verilmezdi.”

Yerin sıkışık ve yiyeceğin kıt olmasına rağmen Terezin bir imha kampı değildi. Soykırım sırasında Terezin’de 33.000’den fazla insan öldü.

O zamanlar Yahudi kişilerin ve dünyanın çoğu, Nazilerin bir seferde binlerce insanı öldürebilecek gaz odaları inşa ettiklerini bilmiyordu.

Munk’ın Terezin’de bir işi vardı, annesi ve babasını görebiliyordu ve bir kız arkadaşı vardı. Terezin’de iki yıl geçirdikten sonra Munk ve babası Auschwitz-Birkenau’ya gönderildi.

Munk, toplama kampının esirler arasında kötü bir üne sahip olduğunu biliyordu, ancak gaz odalarına dair bir şey duymamıştı. Oraya vardıklarında, Nazi askerleri Munk’ı bir yola ve babasını da diğer yola gönderdiler.

Daha sonra Auschwitz’deki bir komşusuna, babasına ne olduğunu bilip bilmediğini sordu. Adamın gökyüzündeki dumanı işaret ettiğini ve babasının bacadan yukarı çıktığını söylediğini, söylüyor Munk.

“İşte böyleydi” diyor Munk. “Auschwitz’de asla ölmezdiniz. Bacadan yukarı çıkardınız.”

Vladimir Munk, Prag’ın kuzeyindeki bir toplama kampı olan Terezin’de yaptığı takıları kurtardı. En sevilen parçanın Terezin’in arması olduğunu ve orada tanıştığı daha sonra 66 yıllık karısı olacak Kitty adındaki bir kız için yaptığı arması olduğunu söylüyor. Emily Russell / NCPR.

 

Annesi ise, 1945’te Auschwitz’in kurtuluşundan sadece aylar önce aynı kaderi paylaştı. Munk, Polonya’da ilk aylarını yemek dilenerek geçirdi. Sonunda memleketi Çekoslovakya’ya geri döndü.

1945 yılının sonunda Munk yeniden okula kaydoldu. Mikrobiyoloji ve biyokimya alanında yüksek lisans ve ardından doktora derecesi aldı. 1949 yılında Munk, Terezin’de tutukluyken birlikte olduğu kız arkadaşı Kitty ile evlendi.

Munk ve karısı 1968 yılında Sovyetlerin işgalinden sonra Çekoslovakya’dan ayrıldılar.

İkili, Munk’ın SUNY Plattsburgh adlı yerel üniversitede, mikrobiyoloji öğretmenliği işi bulduğu, New York şehrinin Plattsburgh ilçesine taşındı.

Munk, çocukları olduğunda bile, onlar büyüyene kadar Soykırım hakkında konuşmadıklarını söylüyor. Bu tecrübenin ailelerini tanınlamasını istemediğini söylüyor.

Munk şimdi emekli ve 66 yaşındaki karısı Kitty ise 2015 yılında hayatını kaybetti.

Dolu bir hayat yaşadıktan sonra Munk, Nazi toplama kamplarında geçirdiği zaman ve Auschwitz’de kaybettiği ailesi hakkında daha çok düşünmeye başlıyor.

“Zaman zaman tüm akrabalarınızı düşünüyorsunuz,” diyor Munk. “Düşünmemeye çalışıyorum ama düşünüyorsunuz.”

Munk bu hafta sonu Polonya’ya geri dönüyor. Auschwitz’deki halini gözünde canlandırdığında, Munk gözlerini kapatıyor ve bu düşünce karşısında ürperiyor.


Yazar: Emily Russell

Çevirmen: Vuslat Koç

Kaynak: npr.org

Sosyal medyada paylaş

Vuslat Koç

Ege Üniversitesi Almanca Mütercim - Tercümanlık öğrencisi. İnsan psikolojisi odaklı yazılar yazmaktan, tarihten ve kozmetik sektörünün yeniliklerini takip etmekten çok hoşlanır. Ayrıca kendisi blog yazar ve Instagram'da minik bir influencer'dır.
Published On: Mayıs 5th, 2021Categories: Psikoloji, Yaşam0 Yorum

Leave A Comment