Kategoriler
    More

      Sosyal Medya Düzenlemesi Mi Sansür Yasası Mı?

      Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sosyal medya platformlarıyla ilgili açıklamalarından sonra tartışmalarla gündeme gelen Sosyal Medya Düzenlemesi kısa bir süre içerisinde Meclis’e gelerek yasallaştı.

      Nisan ayında torba yasa teklifiyle gündeme gelen Sosyal Medya Düzenlemesi son anda rafa kaldırılmıştı ancak Temmuz ayının başında Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yeni doğan çocuğu hakkında sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımları gerekçe gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Netflix’i de içine dahil ederek, “Bu millete, ülkeye bu tür mecralar yakışmıyor. Sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını, kontrol edilmesini istiyoruz” açıklamasında bulunmuş ve düzenlemenin yeniden gündeme gelmesini sağlamıştı.

      Erdoğan’ın yapmış olduğu bu çıkış sonrası birçok sosyal medya kullanıcısının yanısıra siyasetçilerden de Twitter’da başlatılan #SosyalMedyamaDokunma etiketiyle tepki gelmişti.

      Sosyal Medya Düzenlemesine karşı çıkan olduğu kadar destek verenlerde vardı. MHP lideri Devlet Bahçeli düzenlemeye destek verdiğini duyurarak, yasalaşana kadar sosyal medya hesaplarını kullanmayacağını açıklamıştı. Ayrıca Alişan, Demet Akalın, Seda Sayan, Şenol İpek gibi ünlüler de düzenlemeye destek veren isimlerdi.

      Düzenleme Meclis’te Kabul Edildi

      Erdoğan’ın çıkışından sonra Sosyal Medya Düzenlemesi çalışmalarına hızlı bir şekilde başlanmış, geçtiğimiz hafta AKP Grup Başkan Vekili Özlem Zengin gerçekleştirdiği bir basın toplantısında, düzenlemenin içeriğiyle ilgili açıklamalarda bulunmuş ve 11 maddelik düzenlemenin, Meclis’in tatile girmeden yasalaşmasının planlandığını dile getirmişti. AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçen düzenleme Meclis Genel Kurulu’nda görüşüldü ve yasallaştı.

      Sosyal Medya Düzenlemesi yasallaşmasıyla birlikte, 1 milyondan fazla erişime sahip olan sosyal medya platformları Türkiye’de temsilcilik bulundurmak zorunda kalacak, temsilci bulundurmayan sosyal medya platformlarının bant genişliği daraltılacak, kişilik haklarını tehdit eden içeriklere yönelik başvurulara en geç 48 saat içinde geri dönülmesi zorunluluğu getirilecek, bu yükümlülüklere uymayan sosyal medya platformlarına ise çeşitli yaptırımlar uygulanacak.

      Düzenleme mi Sansür mü?

      Sosyal Medya Düzenlemesinin gündeme gelmesi, sansür tartışmalarının da doğmasına neden olmuştur. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) program direktör yardımcısı Tom Porteous konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Yasanın kabul edilmesi, hükümetin sosyal medyayı kontrol etmesini, istediği zaman içerik kaldırmasını ve bireysel kullanıcılara keyfi olarak müdahale edilmesini sağlayacak” diyerek düzenlemenin sansür niteliğinde olduğunu belirtti.

      Uluslararası Af Örgütü’de Sosyal Medya Düzenlemesine karşı çıkarak “Hükümetin, uluslararası insan hakları hukuku ve standartlarına aykırı şekilde internette ifade özgürlüğü hakkını ihlal ederek sosyal medya şirketlerini online içerikleri sansürlemeye zorlama yetkisini büyük ölçüde artıracak kanun teklifi meclisten geçmemelidir” açıklamasını yaptı ve düzenlemeyi tehdit olarak gördüğünü bildirdi.

      Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), yapılan düzenlemeyi kınayan basın açıklaması yaparak düzenlemenin Meclis’ten geçmesi halinde eleştirel ve bağımsız bilgi akışının da etkileneceğini dile getirdi.

      Halkların Demokratik Partisi ise sosyal medya aracılığıyla “AKP kaybediyor, kaybettikçe saldırganlaşıyor. Sosyal Medya düzenlemesi korkularının yansımasıdır. Hep birlikte ifade özgürlüğüne, doğru bilgi alma hakkımıza sahip çıkalım” diyerek düzenlemeye karşı olduklarını belirtti.

      “Twitter’da en çok izlenen kişi…”

      Cumhurbaşkanı Erdoğan, YKS’den önce gençlerle sosyal medya aracılığıyla bir araya gelmiş ve kendisine yönetilen bir soruya “Sosyal medyanın ne kadar önemi bir mecra olduğunu biliyoruz. Sosyal medyadan nefret etsek böylesine yaygın ve etkin bir şekilde kullanamazdık. Ülkemizde 16.2 milyonu bulan takipçiyle Twitter’da en çok izlenen kişi olduğumu burada hatırlatmak isterim” diyerek cevap vermişti.

      Yine aynı yayında salgın nedeniyle YKS’nin ertelenmesini isteyen gençler canlı yayında yorum olarak “Oy moy yok” yazarak tepki göstermiş, “dislike” etmişti; yayın tepkiler ardından yoruma kapatılmıştı.

      Netflix, LGBTi+ ve Sansür

      Netflix’in Türkiye projesi olan Aşk101 dizisi yayına girmeden önce Salahattin Paşalı’nın canlandırdığı Osman karakterinin eşcinsel olduğu söylenmiş ve bir kesim tarafından tepkilere neden olmuştu. Dizi yayınlandıktan aylar sonra ise Cüneyt Özdemir’in programına katılan AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Osman karakterinin eşcinsel olduğu ancak dizinin senaryosuna müdahale ettiklerini itiraf etmişti.

      Aynı şekilde yine Netflix’in Türkiye projesi olan “Şimdiki Aklım Olsaydı” dizisinde eşcinsel karakter olduğu için müdahale edilmek istenmiş ve çekimlere bir gün kala Netflix, projeyi iptal etmek zorunda bırakılmıştı.

      Daha önce birçok kez…

      Türkiye’de daha önce de sosyal medya platformları ve siteler birçok kez engellemelerle karşı karşıya kalmıştı.

      2014 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Twitter mivitır hepsinin kökünü kazıyacağız” açıklamasından sonra, kişilik ve özel hayatın ihlali nedeniyle, Twitter’a 20 Mart 2014 tarihinde mahkeme kararıyla erişim engeli getirilmiş ve söz konusu engelleme 3 Nisan 2014 tarihinde kaldırılmıştı. Yine aynı şekilde 6 Nisan 2015 tarihinde de erişim engellemesi getirilmiş ve kısa süre içinde kaldırılmıştı.

      Video paylaşım sitesi YouTube da, dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve dönemin Genelkurmay 2.Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’e ait olduğu iddia edilen ses kayıtları nedeniyle 27 Mart 2014 tarihinde erişim engellenmesine maruz kalmış ve uzun uğraşlar sonucu engelleme kaldırılmıştı.

      Türkiye’de erişim engeline maruz kalan siteler sadece sosyal paylaşım platformları değil. Ansiklopedi sitesi Wikipedia’da “Türkiye’yi terör örgütleriyle aynı zeminde gösterme” gerekçesiyle BTK tarafından 29 Nisan 2017 tarihinde erişime engellenmiş ve Anayasa Mahkemesi kararıyla, yaklaşık 2,5 yıl aranın ardından, söz konusu engelleme 15 Ocak 2020 tarihinde kaldırılmıştı.

      27 Şubat 2020 tarihinde “İdlib’te bir saldırının meydana geldiği, şehit ve yaralı askerlerin olduğu” haberleri internette yayılmış, Twitter başta olmak üzere Facebook, İnstagram, WhatsApp gibi platformlara erişim sınırlandırılmıştı.

      Verilere göre 408 binden fazla internet sitesi engellendi!

      İfade Özgürlüğü Derneği tarafından yayınlanan EngelliWeb2019 raporunda yer alan verilere göre, sadece 2019 yılında 61.049 siteye erişim engellemesi getirildi.

      Raporda, 2019 yılı sonu itibariyle, 408 binden fazla internet sitesinin, 350.769 farklı karar nedeniyle erişime engellendiği bilgileri de yer aldı. Aynı raporda, 2019 sonu itibariyle “En çok haberi engellenen haber sitesi” kategorisinde 1858 haberle Hürriyet Gazetesi, 1118 haberle Sabah Gazetesi, 853 haberle Cumhuriyet Gazetesi, 809 haberle de Sözcü Gazetesi olduğu belirtildi.

      Raporda ayrıca “Türkiye’de git gide artan sansür uygulamaları dikkat çekici bir seviyeye ulaşmıştır. Devletin karmaşık İnternet Sansür Mekanizması daha önce olmadığı kadar canlı ve aktif şekilde işlemeye ve gelişmeye devam etmektedir. Covid-19 salgını sırasında ‘krizi fırsata çevirme’ anlayışıyla ortaya çıkan ve sosyal medyayı daha da fazla kontrol altına almak için atılan adım 2020 içinde 5651 sayılı Kanun’da daha da kısıtlayıcı bazı değişiklikler yapılacağı öngörülmektedir” ifadeleriyle de Sosyal Medya Düzenlemesine atıfta bulunulmuştur.

      İfade Özgürlüğü Derneği tarafından yayınlanan EngelliWeb2019 raporunda yer alan 2006-2019 yılları arasında Türkiye’de erişime engellenen internet sitelerinin sayılarını gösteren tablo.

      Bütün bu verilerin ve bilgilerin ışığında gündeme gelen, kısa süre içinde de Meclis’ten geçerek yasallaşan Sosyal Medya Düzenlemesiyle, Türkiye’de halihazırda can çekişmekte olan ifade ve basın özgürlüğünün daha da körelmesi ve sansürün hakimiyetini artırması gerçekleri siyasetçiler, bağımsız gazeteciler başta olmak üzere kullanıcıları bir hayli kaygılandırıyor. Yasanın önümüzdeki süreçte tartışılmaya devam edeceği öngörülüyor. Sansür uygulamalarının başka alanlara da sıçramasından endişe ediliyor.

      Kaynak Görsel: Yunus Emre Karabulut

      Beytullah Arabacı
      Beytullah Arabacı
      04 Temmuz 2001'de Karadeniz'in küçük şehirlerinden biri olan Bartın'da dünyaya geldi. Şu anda Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nde eğitimini sürdürmekte.

      Rastgele Yazılar

      G4 EA H1N1: Yeni Virüs, Yeni Bir Salgına Yol Açabilir

      Çinli bilim insanlarının yaptığı ve Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi tarafından yayımlanan çalışmaya göre G4 EA H1N1 virüsü, 2009’da yaşanan domuz...

      Neden Kadınlar Erkeklerden Daha Az Maaş Alıyor?

      Yazar: Timewise Araştırma ve Danışmanlık Müdürü Dr. Charlotte Gascoigne Çevirmen: Ezgi Şahin Cinsiyetler arası gelir farkı,...

      Adaleti 193 Gün Bekleyiş: Gülistan Doku

      Gülistan Doku’nun kaybolmasının üzerinden 192 gün geçti. Bu 192 gün içerisinde ise hukuki süreç "bilinmeyen güçler tarafından" sürekli sekteye uğratıldı.

      Parazit

      Yazan: Brian Tallerico Çevirmen: Yaren Ilgın Türk   Festivallerin popüler olduğu şu zamanlarda, yapılan eleştirel tartışmalarda...

      İlgili Makaleler

      CEVAP VER

      Lütfen yorumunuzu giriniz!
      Lütfen isminizi buraya giriniz