Bilimsel adı Sodyum Loril Sülfat (Sodium Laureth Sulphate) olan SLS, emülgatör işlevi görür. Yağ ve su birbirine karışmayacağından dolayı bunları bağlama görevi görür. Bir nevi yemekleri nişastayla bağlamak gibi düşünebilirsiniz.

Asıl görevi köpük oluşturmaktır. Ne kadar çok köpük o kadar iyi temizlik diye bir düşünce yapımız olduğu için her şey köpürsün isteriz. Fakat ne kadar köpük o kadar SLS demek oluyor. Bu da vücutta nem kaybına neden oluyor. Vücudum yaz aylarında bile kuruyor, saç derim kurudu pul pul dökülüyor demelerimizin sebebi budur. Şampuanlarda, diş macunlarında, yüz yıkama jellerinde, sıvı el sabunlarında, çamaşır deterjanlarında, makyaj malzemelerinde ve daha pek çok kozmetik ürünlerde kullanılmaktadır. SLS ısıya maruz kaldığında, sodyum ve sülfür oksitler gibi zehirli gazlar açığa çıkıyor. Bu da, SLS içeren şampuanla yapılan sıcak bir duşun, aslında vücuda ne kadar zararlı olduğunu gösteriyor. Ayrıca üretim safhası da bir o kadar zararlı. SLS: Kansere neden olan uçucu organik bileşikler, kükürt bileşikleri ve hava parçacıkları yayan birçok kirletici kullanılarak üretiliyor. Kullanımından sonra ise yeraltı sularına sızıyor, canlılar için büyük bir tehdit oluşturuyor. Bilim insanları yaptıkları araştırmalarda, cilt ve ağız yolu ile kan dolaşımı sistemine geçen SLS’nin kalbe, karaciğere, akciğere, beyine ve gözlere sirayet ettiğini açıklıyor. Bu dokularda uzun süre kalarak hormon bozukluğuna, saç dökülmesine, görme bozukluklarına, kuru cilt sorunlarına neden olmaktadır. Amerikan Toksikoloji Kurumu’na ait bir dergide yayınlanan rapora göre, %0,5 oranında SLS bile vücuda zarar verebilmekte; bu oran %10’un üzerine çıktığında ise cilt aşınması ve ciddi hasarlara yol açmaktadır. SLS cilt tarafından kolayca emilir ve birkaç gün vücuttan atılmadığında vücutta kimyasal birikme yapar. Çeşitli kimyasallarla tepkimeye girerek kanserojen olduğu bilinen nitrozaminlere dönüşebilir.

Peki neden hala kullanımı bu kadar yaygın?

Cevabı ‘’ucuzluk’’. SLS içermeyen, doğal, bitkisel, vegan ürünler; SLS içerenlerden neredeyse 3-4 kat daha pahalıya satılıyor. Tabii ki de kocaman bir şişe şampuanın sizi belki de tüm aileyi aylarca idare etmesi ve çok cüzi bir miktarda olması akla daha yatkın görünüyor. İnsanların doğal bir ürüne ulaşması, o ürünü kullanması neden bu kadar zorlaştırılıyor konusuna girmek istemiyorum ama SLS olup olmadığına dikkat etmek isterseniz eğer bu şablonlara dikkat etmenizi öneriyorum. Bu şablonlar ‘’SLS yoktur.’’ anlamına gelir.

Sosyal medyada paylaş

Selenay Ertan

Ege Üniversitesi Biyokimya öğrencisi. İlkokul zamanlarından beri okul laboratuarlarından çıkmazdım diyemiyor çünkü öyle bir şansı olmadı. Ama canlılıktaki bu düzeni bu işleyişi hep merak etti. Böyle bir alan seçip ilerlemek istedi. Şimdi derslerinde gördüklerini ve araştırdıklarını anlatmak istiyor. Sadece fen bilimlerini değil edebiyatı da çok seviyor. Çok küçükken bir kitaplıkta bulduğu ve onun için çok özel olduğunu söylediği "Küçük Kara Balık" kitabındaki ‘’böyle amaçsızca yüzmekten bıktım usandım,başka yerlerde neler olduğunu öğrenmek istiyorum’’ sözlerinden çok etkilenip, yeni şeyler keşfetmeye bayıldığını söylüyor.
Published On: Mart 3rd, 2020Categories: Bilim, Doğa, Ekoloji0 Yorum

Leave A Comment