Tüm ruhunu saran bir sızı vardı. Çevresindeki her şeye ulaşan bir sızıydı. O an çıplak ayaklarının bastığı toprak, parmak uçlarının dokunduğu ağaç dalları, tenine soğuk dokunuşlar bırakan rüzgar, böcekler, kuşlar, kirpi, herkes bu sızıyı hissetti. Karıncalar işlerini güçlerini bırakmış, kızı izlemeye başlamıştı. Kuşlar ve cırcırböcekleri birbirini susturdu. Tavşanlar koşup zıplamayı bıraktı. Rüzgar artık esmiyordu. Ağaçlar sallanmıyordu. Bütün herkes kızı izliyordu. Bu sızıya neden olan şeyi merak ediyorlardı. Papatya doğruldu, “İnsanlar böyledir.” dedi, arı devam etti, “Çok narinler” dedi. Artık herkes hep bir ağızdan konuşmaya başlamıştı. 

“Hislerini kontrol edemiyorlar.”

“Çok seviyorlar.”

“Çok nefret ediyorlar.”

“Birbirlerini kırıyorlar.”

“Çok çabuk kırılıyorlar.”

“Değer bilmiyorlar.”

“Çok fazla değer veriyorlar.”

“Kafaları karışık bence.”

“Düşünemiyorlar sanki.”

“Çok fazla düşünüyorlar.”

“Delirmiş gibiler.”

“Acınası durumdalar.”

“Bir dünya dolusu kalbi kırık insan…”

“Bir yaşam dolusu kırıklık…”

“Evrene sığmayan acılar…”

“Tek istediği sevilmek olan birisi.”

“Hiç sevilmemiş birisi.”

“Önemsenmemiş birisi.”

“Başarısız olmuş birisi.”

“Kötü birisi.”

“Fazla iyi birisi.”

“Kim olduğunu bilmiyor.”

“Kim olması gerektiğini, kim olduğunu bilmiyor.”

“Yaşamak ağır geliyor.”

“Yaşamayı bilmiyor.”

“Kimse ona yardım etmek istemiyor.”

“Çok yalnız.”

“İşte orada gidiyor.”

“Gitmeli artık, bütün bu acısını, hüznünü, yakılan hayallerini alıp gitmeli burdan.”

“Atlayacak şimdi.”

“Kurtulur mu dersiniz?”

“O zaten öleli çok olmuş.”

Görsel: Sandro Botticelli, 1482, Primavera

Sosyal medyada paylaş

Serenay Sabırlı

Okumayı öğrendiği ilk andan itibaren kendini edebiyata, daha fazla okumaya, araştırmaya, öğrenmeye adamış. Henüz ilkokuldayken okuduğu Samipaşazade Sezai’nin Sergüzeşt kitabını asla unutamaz. Türk edebiyatına ayrı bir hayran, doğunun büyüsüne inanıyor ve hep eskiyi özlüyor. Yaşamının anlamını barış ve sevgide bulmuş. Sanata ve doğaya aşık; gerçek ve sonsuz özgürlük peşinde. Hayatının dönüm noktası vejetaryen ardından da vegan olmasıymış. Gelecek kuşağa inanıyor, insan ve hayvan özgürlüğü için mücadele ediyor, mücadelenin zaferle sonuçlanacağına, güzel günlerin geleceğine inanıyor.
Published On: Kasım 30th, 2020Categories: Edebiyat, Kültür & Sanat0 Yorum

Leave A Comment