Salça Vakti Geçiyor, Ev İçi Emek Görünmüyor

Koca koca binaları ve gürültüsü bol bir büyük şehirde yaşıyorsanız rast gelmeniz zordur, sokak aralarında gezen pikaptan bir adam bağırır: Salçalık domates geldi haanııım. Bu ay boyu gezen seyyar satıcıya kulak kabartan kadınların görünmeyen emeğine salça eşliğinde bir göz atalım.

Ben küçükken salça yapmak için domatesi biberi parçalamaya yarayan seyyar kıyma makinesi gezdirilirdi. Kilolarca domates yada biber veya hem domates hem biber salçası için bu seyyar satıcıların kıyma makinesi çok işlevliydi. Kadınlar bu kıyma makinelerinde malzemeleri çekip hem zamandan hem de emekten kazanç sağlıyordu.

Malum kıyma makinesi. Kaynak: https://www.kumbaraavm.com/et-kiyma-makinasi-kollu-32-numara-dokum-domates-salca-makinesi

Salçalık domatesçi ve kıyma makineci bu adamlarla seneye bugün yine salça yapma sözüyle ayrılalım ve kadınların kilolarca salça yapmasının görünmeyen emeğini* görelim.

Diyelim ki elimizde tek maaşla geçinen 3 çocuklu şehirde yaşayan bir ailemiz var. Ailenin babası taşı yarıp parayı kazanıp eve getiriyor, sonra yan gelip yatıyor tabi. Ailemizin annesiyse evin ihtiyaçlarını gideriyor. Muhtemelen evlenmeden önceki evinde; halk deyimiyle baba evinde de ev bakımıyla ilgilendiğini varsayıyoruz. Kısacası kendini bildi bileli bakım yükü ona ait.

Ev bakım yükünü açmak isterim. Çamaşır yıkamak, çamaşır kurutmak, çamaşır yerleştirmek, bulaşık yıkamak, kuruyan bulaşığı yerleştirmek, evi süpürmek, evi silmek, toz almak, alış-veriş yapmak, alış-veriş torbalarını taşımak, alış-veriş torbalarındakileri yerleştirmek, belirli zaman aralıklarında perdeler halılar ve kışlık/yazlık kıyafetleri yıkamak ve evdeki dolap içlerini temizlemek, en az 3 öğün yemek yapmak, ocağı silmek, ütü yapmak ve dahası.

Eğer ücretlendirilseydi ev işlerini yapması için birkaç işçi çalıştırıp maaş verilmesi ve sigortalarının yapılması gerekirdi. Fakat kadının tek başına ev içinde harcadığı bu emek hem görünmüyor hem de karşılıksız. Ev içi emeğin ücretlendirilmesi ve sosyal güvenceye bağlanması talebini de başka bir tartışmaya bırakıyorum, zira bu işler sadece kadınlara/annelere ait değil.

Ev içi sosyal ilişkileri saymadım henüz. Çocuklar ve eşin duygusal ihtiyaçlarını gidermek ve bakıma ihtiyacı olan aile fertleri ve yakın akrabalarla ilgilenmek bu listenin dışında. Bunlar daha çok duygusal/sosyal bir şekilde emek harcamaya bağlanmış vaziyette, yapılması elzem gibi görünen şeyler.

Salça Meselesi

Söz konusu annemizin uyandığı andan uyuyana kadar sürdürdüğü bu emek harcama hali aslında hesaplansa çoktan emekli olabileceği kadar yoğun bir işin anlatısı. Ev bakım işleri emeğin görünmediği bir alan haline gelmiş, normalleştirilmiş durumda. Kadın bunu zorunluluktan yapıyor, başka bir çaresi yokmuşçasına. Çocuğuna veya eşine sevgi ve şefkat bağıyla bağlı olduğu için de görünmüyor bu emek. Annemiz bu işleri ne yazık ki otomatik olarak yapıyor, bu işe aslında bir ömür ayırıyor.

Peki bir ev asgari ücretle nasıl döner ki?

Annemizin çalıştığı evde –kendi yaşadığı ev evet- muhtemelen bir kiler var. O kilerde kışın sebze alınamadığında yemeği yapılabilecek bakliyatlar var, dolması yapılmak üzere kurutmalıklar var, yemeğe tat versin diye yazdan kavanozlanmış domates konserveleri var, sofraya tat olsun diye turşular var, hamur açmak için un var, yemeklere konacak salça var. Kiler dolmadan bir evde zor geçinilir.

Kaynak: https://www.avrupaolay.com/mobil/haber/6976/gastronomi-sehrinin-kadinlari-salca-telasinda.html

Kileri doldurmak için genellikle bir köy bağlantısına ihtiyaç vardır. Çünkü şehirde ucuz ve sağlıklı gıda bulmak mümkün değildir. Kilerdeki yiyecekleri marketten almak köyde hazırlayıp getirmenin 10 katı ücret eder. Kadının ya da erkeğin ailesinde köyde yaşayan biri varsa mutlaka yanına gidilir ve yıllık kiler ihtiyaçları karşılanır. Bunu yapmak için de köydeki akrabalarla sürdürülen sosyal ilişki de görünmeyen emektir. Eğer köy bağlantısı yoksa sokak sokak gezen domatesçi ve kıyma makineci adama tamah edilir.

Kaynak: http://www.bursadabugun.com/haber/bursa-da-salca-yapiminin-hizli-cifti-1002829.html

Annemiz işte bu sosyal ilişki emeğini de fiziksel emeği de harcar ve eve getirdiğinde artık azar azar kullanarak bütün seneye yetireceği kadar kaynak kilerindedir.

Skillsoft tarafından 2015 yılında yapılan “Kadınların İş Gücüne Etkisi” araştırması dünya çapındaki ücretsiz işlerin %75’inin kadınlar tarafından yapıldığını ortaya koyuyor ve buna çocuk bakımı, yaşlı bakımı, yemek pişirme ve temizlik gibi işler de dahil. OECD raporuna göre ise Türkiye’de kadınlar erkeklerden ortalama %20 daha az ücret alıyor.

Çünkü kadınların niteliksiz olarak görülen ve daha az ücretlendirilen hatta hiç ücretlendirilmeyen emeği,  ev içinde harcadıkları emeğin benzeri veya aynısı. Değişim değeri olmayan yani karşılıksız, üstüne üstlük sanki kadının görevi veya annelik vasıflarından biriymiş, mutlaka yapması gerekirmiş gibi görülen ev içi emek, esas olarak ciddi bir sömürü alanı. Kadınlar karşılık beklemeden de yapıyor olsa ev içinde harcadığı emek kadınları çokça yıpratıyor, yoruyor. Ev içinin kadına ait bir alan olarak görülmesi cinsiyetçi iş bölümünü de normalleştiriyor.

Velhasıl kelam, salça vakti geldi geçiyor ve kadının ev içi emeği görünmüyor.

*Cinsiyete dayalı iş bölümü ve toplumsal cinsiyet ilişkileri üzerinden tanımlanan kadının görünmeyen emeği, karşılıksız harcandığı ve yapılan işler mesai çerçevesinde değerlendirilmediği için doğallaştırılmıştır, bu nedenle de ‘görünmeyen emek’ olarak adlandırılmaktadır. Gülnur Acar-Savran ve Nesrin Tura Demiryontan, 1992, Kadının Görünmeyen Emeği: Maddeci Bir Feminizm Üzerine.

Görsel: https://www.medyahatay.com/2020/07/hatayli-kadinlar-gastronomi-kentinde-imece-usulu-salca-yapiyor/

Emek Kılınç
Emek Kılınç
Ent Dergi Yazı İşleri Sorumlusu, Gündem Editörü. KBÜ Radyo TV Programcılığı / AÖF Fotoğrafçılık-Kameramanlık okudu, halihazırda Ege Üniversitesi Gazetecilik öğrencisi. Gayri-resmi gazeteci, fotoğrafçı. Feminist, sosyalist.

Rastgele Yazılar

1003 Kurban Değil, 1003 Can

28 Mayıs günü yine akıl sınırlarımızı zorlayan bir haber ile uyandık. Türkiye’de camilerin 82 gün sonra açılacak olmasından dolayı Diyanet İşleri Başkanlığı...

Kural Kural Değil

2011 yılında Orta Doğu’da Arap isyanlarıyla başlayan insanlık dramı şahsımca, uluslararası insan hukuku bağlamında kayda değer bir fark olmaksızın, günümüzde Yunanistan sınır kapısında daha az...

Covid-19: Maske, Testler Ve Süreç

Hepimizi tam anlamıyla eve hapseden ve ölümlere sebep olan bu virüs sürekli olarak araştırılıyor. Elimize sürekli yeni bulgular geçiyor ve bunun sonucunda farklı önlemlere başvuruluyor....

Hatay’daki Orman Yangını Sonrası Korkunç İddialar

Bugün Samandağ, yarın belki Göcek, ertesi gün Karadeniz’in herhangi bir ormanı, bir sonraki gün de bir başka yeşil alan… Kimi zaman bilinçsiz...

İlgili Makaleler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz