2020 Mart ayında İzmir merkezli olarak kurulan. Göç alanında objektif, çoğulcu, kapsayıcı, katılımcı ve hak temelli bir medya perspektifinin oluşmasını sağamak amacıyla, göç alanında çalışmalar yürüten gazeteci, araştırmacı, sivil toplum çalışanı, aktivist, görsel tasarımcı ve sanatçıların bir araya gelerek oluşturduğu Medya ve Göç Derneği’nin ilk projesi olan “Proje Sessiz” yayında.

Proje dair bir bülten yayınlayan Medya ve Göç Derneği bu projenin, Türkiye’deki mülteci ve göçmenlerin günlük hayatlarında karşılaştıkları nefret söylemi ve ayrımcılıkları kendi cümleleriyle betimledikleri anlatılardan oluşan, dijital bir hafıza merkezi oluşturma hedefi ile yola çıktığını belirtiyor.

Proje, mülteci ve göçmenlerin “Türkiye’de hangi ayrımcı/ötekileştirici durumlarla karşı karşıya kaldınız?” sorusuna cevap olarak aktardıkları deneyimleri video ve podcast formatında hikayeleştirerek nefret söylemine dikkat çekmeyi amaçlıyor.

Bültene göre, “Proje Sessiz”in yayınlanan ilk serisi ayrımcılık hikayelerinde dile getirilen üç temayı baz alıyor:

1. Hikaye: İnsanlar Bizi Nasıl Görüyor?

Kadın olmaktan daha zoru kadın mülteci ve ya göçmen olmak…

Mülteci ve göçmen kadınlar yalnızca ayrımcılığın ve nefret söyleminin değil aynı zamanda toplumsal cinsiyete dayalı şiddetinde hedefi oluyorlar.

Türkiye’ye henüz yeni göç etmiş olan Wafaa çalıştığı tekstil atölyesindeki ilk gününde, iş yeri sahibi tarafından uğradığı tacizi anlatıyor. Wafaa’nın anlatısında yer alan ”İnsanlar Bizi Nasıl Görüyor ?” sorusu mülteci ve göçmenlere yönelik algıyı sorgulamanın önemini hatırlatıyor.

Video link: https://youtu.be/iBNYuCRnLeg

“Ya başıma birşey gelirse diye internetsiz asla dışarı çıkmam. Mülteci kadınların ‘’maddi ihtiyaçları’’ var diye kolay sanıyorlar.’’ diye anlatıyor Nur, mülteci kadınların günlük hayatlarında yaşadığı tedirginliği.

Podcast link: https://bit.ly/sessizpodcast1

2. Hikaye: Onlara Göre Biz Hiçbir Şeyiz…

Nefret, aynı sokakta yaşanan, her gün aynı yolda yürünen insanabile kendini öteki hissettirebilecek kadar güçlü bir olgu…

Anadilini konuştuğunda mülteci olduğunun anlaşılacağını düşündüğü için konuşmaktan kaçınan, sokakta ayrımcılıkla karşılaşmamak için yolunu değiştirerek yürüyen Rahaf ‘’Onlara göre biz hiçbir şeyiz’’ diye tarif ediyor mülteci ve göçmenlerin hissettiklerini.

V ideo link: https://youtu.be/GDPAtriM53A

İsmail, mülteci ve göçmenlere en sık yöneltilen ‘’İşimizi elimizden alıyorsunuz! ‘’, ‘’Neden savaşmıyorsunuz?’’Türkiye’deki hayatı üzerindeki etkilerini anlatıyor.

Podcast link: https://bit.ly/sessizpodcast2

3.Hikaye: İnsan Bile Değil

Yıllarca emek verilerek kurulan ev, aile, kariyer, arkadaşlıklar… Kısacası hayatta insanca var olabilmek için gerekli her şey. Mülteci ve göçmen olmanın en zor yanı ise, tüm bunları geride bırakıp göç edilen yerdeki önyargı ve kalıplarla baş etmek.

Tanınmayan veya yanlış tanınana dair olan nefretin günlük hayattaki karşılığını ‘’Araplar insan bile değil.’’ ile yaşıyor Ahmad.

Video link: https://youtu.be/I-b7WegIhLw

Ahmad’ın Türkiye’de geçirdiği üç senenin ardından kurduğu yaşamı, geride bırakıp Libya’ya dönüş hikayesi, mülteci ve göçmenlerin insan bile olmadıklarını var sayacak boyuta ulaşan ayrımcılığı gözler önüne seriyor.

Podcast link: https://bit.ly/sessizpodcast3

Projeye dair tüm içeriklere www.projesessiz.org ve Medya ve Göç Derneği’nin sosyal medya kanallarından erişebilirsiniz!

Medya ve Göç Derneği Sosyal Medya Hesapları:

facebook.com/medyavegoc
twitter.com/medya_goc
instagram.com/medyavegocdernegi/
bit.ly/youtube_medyagoc

Sosyal medyada paylaş

entdergi

Published On: Haziran 26th, 2021Categories: İnsan Hakları, Yaşam0 Yorum

Leave A Comment