Kategoriler
    More

      Primitive Teknoloji: Ağaç Kabuğundan İp Ve Daha Fazlası

      Şimdi size hayranlık uyandıracak ve hayret verici bir Youtube kanalından bahsedeceğim. Avustralya’nın yabani ormanlarından birinde, Queensland’de, kamera hariç hiç modern alet kullanmadan tek başına yaşayan John Plant’in kanalı, Primitive Teknoloji.

      John Plant, primitive (ilkel) aletler ve teknoloji üzerine çektiği vloglarını 10 milyonu aşkın aboneli kanalında 2015’den beridir paylaşıyor, videolarından bazıları 30 milyonu aşkın izleyiciyle buluşuyor.

      Ayda bir kere yüklediği videoların her biri ellerini kullanarak yaptığı aletler ve o aletlerle inşa ettiği yapılar üzerine. Videolarına hiç müzik ve konuşma koymayan John Plant, izleyiciyi bu yöntemiyle videonun sonuna kadar tutmayı başarıyor, zira videolarını ‘oradaymışçasına’ izlettiği herkes “bunu nasıl yapıyor” diyor. Yaptıklarını bloğunda adım adım yazan John Plant, yakın zamanda çıkardığı kitapta primitive teknolojiyi ayrıntılarıyla anlatıyor, ayrıca Patreon’dan bağış da topluyor.

      John Plant’in kitabı: Primitive Teknoloji

      John Plant, şehirde yaşıyor ve düzenli olarak gittiği ormanda “hobi” olduğunu söylediği bu yaşam biçiminde ormana zarar vermeden, onun bütünlüğünü zedelemeden ve sürekliliğini bozmadan yaşanabileceğini gösteriyor. Ağacın nemli kabuğunu ağaca zarar vermeden soyarak ip örüyor, dere kenarından topladığı çamurdan dayanıksız da olsa kullanışlı çömlek hatta tuğla yapıyor, kireç taşı bulunmayan bir coğrafyada ölü salyangoz kabuklarından kireç harcı yapıp tuğlaları yapıştırmak için kullanıyor. Yani primitive teknolojiyi günümüzde de yaşatıyor.

      Teknik anlamda her seferinde bir adım ileri gittiği videolarından birinde “yerden ısıtmalı” bir barınak bile inşa eden John Plant, dayanıksız da olsa yaptığı yaşamsal araçlarla doğaya verilen zararın minimuma indirilebileceğini anlatıyor.

      Fakat vegan ve vejeteryanlara kötü sürpriz var: John Plant avlanıyor. Her seferinde biraz daha ilerlettiği av tekniklerini gösterdiği videolarında avlanma anında dair kanlı/kötü görüntüler yok elbette; sadece ıstakoz tutup pişirdiği videosuna denk gelinebilir. Fakat bunun yanında tarım da yapıyor. Patates ve yer elması ekip büyüttüğü videoları takdire şayan, oyum elleriyle kuruttuğu undan yaptığı pankeke.

      Kapitalizm? Hayır Teşekkürler

      John Plant’in hayatta kalma aracı ilkel aletler. O kendini koruyor, kendini sürdürüyor ama bunun yanında doğayı da koruyup sürdürüyor; sahi kapitalist egemenlik altında biz nasıl hayatta kalıyoruz?

      “Nükleer? Hayır Teşekkürler” rozetleri. Kaynak: Nükleersiz.org

      Videolarında hepimizi kendine hayran bırakıyor, neler yapabildiğine hayret ettiriyor. Fakat niçin hayran kalıyoruz, ona ve yaptıklarına şaşırıyoruz ki? İnsan denen canlının çok uzun bir zaman kendisi ve etrafıyla barış içinde yaşarken toplumsal sıçramalarıyla bugüne kadar gelmesi, her güne farklı bir savaş sığdırması daha şaşkınlık verici değil mi? Her gün milyarlarca hayvanı çok farklı şekillerde “kullanmak”, önlenebilir sorunlar yüzünden binlerce insanın ölmesi, şehirleşme denen ama aslında endüstrinin, üretim tesisleri ve bürokrasinin beslenme merkezleri olan doğa işgali alanlarda yaşamak esas garip olan değil mi? John Plant’in önerdiği şey bütün bunların bırakılabileceği, tüketim odaklı bu çılgın yaşamdan vazgeçilebileceği, azami tüketim ve minimal yaşam şeklinin mümkün olduğu.

      İnsanın neler yapabileceğine dair kapitalizm dışı bir deneyimde bulunan John Plant doğadan koparılmış insanın aslında doğayla ne kadar uyumlu olduğunun yaşayan bir kanıtı. Her birimiz John Plant’in yaptığı gibi aklımız ve üretimimizin –zıvanadan çıkarak- geliştiği modern dünyadan ayrılıp yabani hayatla iç içe yaşamayı tercih edebiliriz. Elbette korunaksız biçimde birkaç günden fazla “dayanamayız” ama yine de aklımız her koşulda hayatta kalmak için yeterli, ilerletmek de elimizde.

      Uzaktan bakınca primitive yaşam biçimi “aç kalmak” ya da “sürünmek” gibi görünüyor olabilir, unutmayalım, John Plant elleriyle yaptığı aletleri kullanıyor. Primitive teknolojinin basit ama geliştirilebilir olduğunu gösteriyor. Kapitalizmin ise bir sürü aleti var ama hem doğayı hem insanı yok ediyor.

      Yeteneklerimizi körelten, kapasitemizi kendi için kullanan, ihtiyaçlarımızı kendince şekillendiren, isteklerimizi yöneten kapitalizm karşısında oldukça basit ve yalın olan primitive yaşam “uçuk bir hayal” mi yani? Hangisi daha “uçuk”, kitabın ortasından konuşup karar vermek gerekiyor.

      John Plant bunu bir “nostalji” olarak yapmıyor, yaptığı şey sadece bir “challenge” anlamına gelmiyor, “asıl survivor bu” dedirtmek için değil onun yaptığı şey: Kapitalist sömürü düzenine alternatif yaşam biçimleri olduğunu da gösteriyor.

      Elbette primitive yaşam biçiminden çok uzağız, primitive teknoloji çokça “taş devrinden kalma”; bizim korunaklı evlerimiz var, meyve sebze satan süpermarketlerimiz, dumanı tepemizde fabrikalarımız. Fakat bunların hepsi aslında doğayı talan ederek kurduğumuz sistemin ürünleri. John Plant’in yaşadığı gibi sade ve barış içinde yaşamak için sebebe ihtiyaç yok ama bir tanesini ben söyleyeyim; bu sistem, bu yaşam sürdürülemez.

      Öne Çıkan Görsel: ArchDaily

      Emek Kılınç
      Emek Kılınç
      Ent Dergi Gündem Editörü. KBÜ Radyo TV Programcılığı / AÖF Fotoğrafçılık-Kameramanlık / Halihazırda Ege Üniversitesi Gazetecilik öğrencisi. Gayri-resmi gazeteci, fotoğrafçı. Feminist, sosyalist.

      Rastgele Yazılar

      Covid- 19 ile Tarihin En Büyük Siber Saldırısına Hazır Mısınız?

      Koronavirüs'ün ilk ilan edildiği Mart ayından bu yana Evde Kal çağrılarına uyarak sosyal mesafeyi korudunuz. Sosyal ilişkilerinizi web tabanlı sürdürdünüz. Kitap indirmek için arşivlere kaydoldunuz, görüntülü sohbetler için yeni tanıştığınız mobil uygulamaları indirdiniz. Bankacılık işlemlerinizi kolaylaştıran, evden banka hesaplarınızı yöneten yeni aracı uygulamalarla tanıştınız. Peki bu kadar kişisel bilginizi online platformlarda paylaştıktan sonra "Siber Saldırılar"a hazır mısınız?

      Obezite Ve Psikolojik Boyutu

      Günümüzde çok yaygın olan obezite hem sebepleri hem de tedavisi açısından bakıldığında ciddi psikolojik boyutu olan bir hastalıktır.

      Plastik Zehri

      Plastik kapların bulaşık makinesinde yıkanmaması gerektiği söyleniyor. Peki, ama neden? Aslında yaygın olarak kullanılan, ucuz diye tercih edilen bu...

      Kadim Kent Ciphas: Hasankeyf Gerçeği

      Dicle’nin iki yakasında 10.000 yıllık bir tarih... İmparatorlukların kurulduğu, yıkıldığı, uğruna savaşlar verilen kadim kent Ciphas, modern zamanın “Kayalar Kenti''. Bu yüzyılın...

      İlgili Makaleler

      CEVAP VER

      Lütfen yorumunuzu giriniz!
      Lütfen isminizi buraya giriniz