Kategoriler
    More

      Plastik ve Okyanus

      Sürekli olarak tükettiğimiz plastik, çevremizde ve tüm dünyada kirliliğe neden olurken bizi geri dönülemez dediğimiz noktaya yaklaştırıyor. Özellikle COVID-19 pandemisi döneminde kullanılan maske, eldiven gibi plastik atıkların denizlere ve okyanuslara atıldığı görüntüler gözlemlendi. Belli markalar, bu durumu yavaşlatmak ve tüketimi azaltmak adına plastik pipet vb. ürünlerin kullanımını kaldırsa da tüketimimiz hızla artmaya devam ediyor. Çevreci kuruluşlar, çevre aktivistleri harekete geçse dahi atık azaltma planları ve çalışmaları ne yazık ki plastik atıkların yalnızca %7’sini ortadan kaldıracak.[1]

      Araştırmacılara göre; okyanustaki plastik kirliliğini önlemek için gösterilen çabanın atık dalgalarına bir etkisi bulunmamakla birlikte bu atıklar 20 yıl içinde 3’e katlanacak. Science dergisinde yayınlanan makaleye göre okyanustaki plastik kirlilik miktarı 11 milyon tonun üzerinde. Geri dönüştürülmeyen veya dönüştürülemeyen plastikler okyanuslara atılmaya devam edildiği sürece bu miktar katlanarak artmaya devam edecek. Kirletme alışkanlığımız ve geri dönüştürmeme üzerine kurulu düzenimiz 2040 yılına kadar devam  ederse plastik atık miktarı 29 milyon tona ulaşacak. Bu miktarı daha net anlamak için örneklendirirsek dünyadaki her 1 metrekarelik kıyı şeridinde 50 kilo plastik atık bulunacağını öngörebiliriz.

      Bu Kadar Plastik Nereden Geliyor?

      Plastiğin geri dönüştürülmediğinde ne kadar tehlikeli olduğunun farkına vardıktan sonra akla gelen ilk soru bu kadar plastiğin nerede kullanıldığı ve nereden geldiği oluyor. Polyester içeren kıyafetler, pipetler, plastik tabak ve çatallar, plastik şişeler, fast food zincirinde kullanılan yemek kapları, telefonlar ve daha sayamayacağımız kadar çok plastik üretimi ve tüketimi mevcut. Plastik, hayatımıza o kadar işlemiş durumda ki insan dışkısında mikro plastiklere rastlandı.[2]

      İnsan hariç diğer canlılara verdiği zararlar da göz ardı edilemeyecek kadar büyük. Yapılan araştırmada belli canlılardan alınan kan ve sindirim sistemi örneklerinde; deniz kaplumbağalarının %100’ünde, balinaların %59’unda ve deniz kuşlarının %40’ında plastik gözlemlenmiştir. Okyanus canlılarının ölümlerinin geneli plastik tüketiminden kaynaklanırken deniz canılarında ise plastik yüzünden boğulma ve enfeksiyon görülmektedir.[3]

      Vücudumuza kadar giren bu plastikten tamamen kurtulmak artık imkânsız denecek boyuta ulaşmış durumda. Toplumun, ülkelerin ve tüm  dünyanın bir an önce alışkanlıklarından vazgeçmesi, plastik ve atık yönetiminin düzenlenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, okyanuslarımızda bakıldığında hayranlık bırakan mavilik yerine yüzen plastik yığını ile karşı karşıya kalacağız.


      [1] https://www.iklimhaber.org/okyanuslarda-plastik-atiklar-20-yil-icinde-uc-katina-cikacak/

      [2] https://www.ntv.com.tr/teknoloji/mikroplastikler-artik-insan-vucudunda,Nf8VrZxXXkSMyrjxx9gcsA

      [3] https://evrimagaci.org/plastik-nedir-okyanuslardaki-plastik-kirliliginin-canlilar-uzerindeki-etkileri-nelerdir-7698

      Görsel: https://www.abprojeyonetimi.com/tag/tek-kullanimlik-plastik-nedir/

      Sude Yıldırım
      Sude Yıldırım
      Marmara Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi’nde Biyoloji okumakta. Tema Vakfı gönüllüsü. Genetik ve ekoloji alanıyla ilgileniyor.

      Rastgele Yazılar

      Uygur Türkleri Türkiye’de Kendilerini Güvende Hissetmiyor; “AKP Çalışmadığımız Yerden Çıktı”

      “Uygur Türkleri’nin durumu araştırılsın” önergesinin AKP’nin ret, MHP’nin çekimser oyu ile TBMM’de reddedilmesinin yarattığı tartışmalara Türkiye’deki Uygur Türkleri ne diyor?

      Çin Restoranı Sendromu

      Bu sendrom aslında çok duyduğumuz meşhur ''Çin Tuzu' sendromudur.' Çin tuzu adının alınmasının sebebi; Çin’de bir restoranda yemek yedikten sonra...

      Başkasına Ait Bir Ev

      İnsanlık bin yıllardır daha iyi olduğuna inandığı imkânlara doğru bir rota çiziyor. Bu daha iyiye gitme dünyanın tamamında eşit...

      Korkunun İkliminde Umudu Yeşertmek

      Belki bu gün değil, ama bir gün mutlaka korkunun ikliminde umudu yeşertecekler. Bir türkü tutturacaklar o gün, içinde iklimler ve çocuklar olan bir türkü. Kadınların kahkahaları için ölmediği bir gün olacak, babaların gözündeki hüznü silecek ve de çocukların sırtlarını çöplere değil, gökyüzüne dayadığı bir gün. Biraz barıştan bahsedecek o türkü, biraz da aşktan. Bir adam bir kadını, bir kadın bir kadını veyahut bir adam bir adamı öpecek mutlulukla ve herkes aşkı yüceltecek, o gün aşkın sınırlarını kimse çizemeyecek.

      İlgili Makaleler

      CEVAP VER

      Lütfen yorumunuzu giriniz!
      Lütfen isminizi buraya giriniz