Plastik kirliliğinin en çarpıcı yönlerinden biri sosyal ve çevresel adalet sorunu olmasıdır. 30 Mart’ta Birleşmiş Milletler tarafından ‘İhmal Edilen: Plastik Kirliliğin Çevresel Adalete Etkileri’ başlıklı bir rapor yayınlandı. BM Çevre Programı (UNEP) ve Azul’un hazırlandığı rapordaki bulgulara göre; savunmasız topluluklar, plastik kirliliğinin neden olduğu çevresel bozulmanın etkilerini orantısız bir şekilde yaşıyor. Bu toplulukları güçlendirmek ve yerel karar alma süreçlerine dahil edilmelerini sağlamak için harekete geçilmesi gerekiyor.

Rapor, çevresel adaletsizliklerin, yol yapımı için ormansızlaşma, yerli halkların petrol sondajı yapmak için yer değiştirmesine sebep olma ve Amerika Birleşik Devletleri ve Sudan gibi ülkelerde doğal gaz çıkarmak için hidrolik kırılma operasyonları sonucunda, içme suyunun kirlenmesi gibi alanlarda plastik üretimi ile nasıl bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Orantısız Etkiler

Rapora göre, plastiklerin marjinal popülasyonlar üzerindeki etkileri şiddetlidir ve döngünün her aşamasında, hammadde ve üretimden tüketim ve bertaraf edilmesine kadar var olmaktadır. Plastik atıklar sadece deniz kaynaklarına dayanan geçim kaynaklarını tehlikeye atmakla kalmaz, aynı zamanda toksik mikro ve nano plastiklerle enfekte olmuş deniz ürünlerini tüketen insanlar için birçok sağlık sorununa neden olur.

Özellikle kadınlar, evde ve hatta kadın bakım ürünlerinden kaynaklanan daha yüksek plastik maruz kalmaları nedeniyle plastikle ilgili zehirlenme riskleri yüksektir. Plastik kullanımı ve sağlık standartlarının düzenlenmesinde cinsiyet, sosyal roller ve politik güç farklılıkları, kadınları düşük yapma ve kanser olma riski altında bırakarak cinsiyete bağlı eşitsizlikleri daha da kötüleştirmektedir.

UNEP, Covid-19 salgını tarafından ağırlaştırılan plastik atıkların, biyoçeşitlilik kaybı ve iklim değişikliği ile küresel kirlilik krizinin önemli bir parçası haline geldiğini ve güçlü, etkili eylem planlarıyla ele alınması gereken üçlü bir acil durumu temsil ettiğini söylüyor.

Çevresel Adaletsizlik

İklim Adaleti, toplumsal ve tarihsel eşitsizliklerin iklim değişikliği sorunu üzerinden katlanarak dezavantajlı kesim, grup, ırk, bölge, sınıf, cinsiyet ve gelecek nesillere yansımasını ve yeniden üretilmesini anlamaya yönelik bir terim olarak kullanılmaktadır. Burada en önemli noktalardan biri de yoksullar, az gelişmiş ülkeler, kadınlar gibi iklim değişikliğinden en çok etkilenenlerin, iklim değişikliğine neden olan karbon emisyonlarında tarihsel olarak en az sorumlu kesimler olmasıdır. Bu noktada, en az sorumlu olanların en çok tehdide maruz kalması, iklim adaletsizliğinin en kısa tanımı olmaktadır.

Çevre Adaleti, yakın yaşadığımız çevre ve bu çevrede ortaya çıkan değişiklikler ve bunlar karşısında aranan adalet arayışı iken, iklim değişikliği, küresel düzeyde bir sorun olduğundan ve tüm insanlığı ilgilendirdiğinden İklim Adaleti başlığı altında ele alınmaktadır. İki kavram arasında sıkı bir ilişki olmakla ve birbirlerini doğrudan etkilemekle birlikte, aralarındaki fark daha çok bir ölçek sorunu olarak ortaya çıkmaktadır.

Yapılan her çalışma ve araştırma, çevresel adaletin önemini ve bunun toplumsal bir gerçek olduğunu kanıtlamıştır. Dünyanın her yanındaki gelişmiş ya da gelişmekte olan toplumlarda, çevresel sorunlar, toplumsal eşitsizlik düzeyleri boyunca adil olmayan bir şekilde dağılmıştır. ABD’deki gibi bu bazen ırksal boyutlarıyla öne çıkarken, değişik toplumsal düzenlerde farklı eşitsizlik normları üzerinden ilerlemiştir. Özellikle yoksul ve sosyo-ekonomik olarak daha düşük koşullara sahip toplulukların, çevresel sorun ve risklerden her zaman daha fazla ve güçlü bir şekilde etkilendiği görülmüştür.

İklim Adaleti için, öncelikle iklim değişikliğine neden olan sera gazı emisyonlarının azaltımı ve kademeli olarak terk edilmesi gerekmektedir. Bu da fosil yakıta dayalı enerji üretiminin kademeli olarak yerini temiz enerji üretimine bırakmasıyla gerçekleşecektir. Var olan verimsiz santrallar kademeli olarak kapatılarak yerlerine güneş, rüzgâr ve diğer temiz yenilenebilir enerji santralleri geçirilmelidir.

Plastik Kirliliği Neden Önemli?

Plastikler hafif, sağlam, dayanıklı ve nispeten ucuz bir malzeme oldukları için enerji, sağlık, inşaat, otomotiv ve gıda gibi çeşitli imalat endüstrilerinde kullanılabilirler. Plastik üretmenin geleneksel yolu, petrol veya doğal gaz gibi fosil hammaddeleri kullanmaktır. Plastikler, tarımsal kalıntılar veya organik atıklar gibi alternatif hammaddeler tarafından da üretilebilir ve her iki durumda da üretilen plastikler geri dönüştürülebilir ve biyolojik olarak parçalanabilir.

Mevcut alışkanlıklarımızı değiştirmezsek, plastikler 2050 yılına kadar 56 gigaton karbondioksit emisyonuna sebep olacak, 38 ton daha plastik üretilecek ve bunun sonucunda küresel ısınmayı 1,5 derecenin altında tutmak için kalan karbon bütçemizin %10-%13‘ünü tüketmiş olacağız. Bu, tek başına Dünya’nın bütün sahil şeritlerindeki her adımı 100 adet plastik torbayla kaplamaya yetecek kadar plastik demek.

Neler Yapılmalıdır?

Rapor, hükümetlerin plastik kirliliğinden orantısız bir şekilde etkilenen toplulukların ihtiyaçlarına öncelik vermeleri çağrısında bulunarak, eylemin birden fazla düzeyde yapılması gerektiğinin altını çiziyor. Plastik atık izlemede bir genişleme, sağlık etkileri üzerine daha iyi çalışmalar yapılması ve atık yönetimine daha fazla yatırım yapılması çağrısında bulunuyor. Rapora göre, hükümetler daha fazla tek kullanımlık plastik üzerindeki yasakları uygulamak ve azaltma, geri dönüşüm ve yeniden kullanıma teşvik etmelidir. İş ve endüstri liderleri, sivil toplum aktörleri ve tüketiciler gibi diğer aktörler de sosyal, ekonomik, politik olarak marjinalleşmiş olanlar için durumları tersine çevirmek için çaba göstermelidir.

Kaynaklar:

Eğitim Modülleri,16. (2021). Retrieved 5 April 2021, from http://www.iklimin.org/tr/egitim-modulleri/

Plastic pollution disproportionately hitting marginalized groups, UN environment report finds. (2021). Retrieved 5 April 2021, from https://news.un.org/en/story/2021/03/1088712

Gülşah Angı, Thesis, Plastics Packaging Waste Management And Regulations Turkey Versus Europe
Poşet Dosyası III: İmalat, ticaret verileri ve hammaddede dışa bağımlılık | Teyit . (2021). Retrieved 5 April 2021, from https://teyit.org/poset-dosyasi-iii-imalat-ticaret-verileri-ve-hammaddede-disa-bagimlilik

Görsel:

https://www.yesilist.com/denizlerimizde-plastik-kirliligi-artiyor-isinan-karadeniz-akdenize-donusuyor/

 

Sosyal medyada paylaş

Duygu Akkoç

Mühendislik okur, yarınlar için umutludur. İki çiçeğe annelik yapar. Mutsuz sonlu kısa öyküler yazar. Basılmamış karlara basar. Dinlenmek için sırtını sanata yaslar.
Published On: Mayıs 2nd, 2021Categories: Doğa, Ekoloji, İklim ve Su0 Yorum

Leave A Comment