İklim değişikliği artık sürekli gündemimizde çünkü etkilerini günlük hayatımızda çok sık hissetmeye başladık. Kuraklık sebebiyle şehirlerin ihtiyacı olan suyun bazen karşılanamayabileceği ihtimali gibi sorunlar, bu konuyu görmezden gelinemeyecek kadar ciddi olduğunu hissettirdi. Bu yüzden 21. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’nda (COP21) iklim değişikliği ile mücadele konusunda tüm dünyanın beraber harekete geçeceği bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşmanın adı Paris İklim Anlaşması.

Paris İklim Anlaşması, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi çerçevesinde sera gazı salınımını azaltmayı amaçlayan uluslararası bir anlaşmadır. 22 Nisan 2016 tarihinde imzaya açılan anlaşma, 195 ülkenin imzasıyla 4 Kasım 2016’dan itibaren yürürlüğe girdi.

Anlaşmaya katılan tüm ülkelerin katkılarına dayanan bir sistemi çalıştırmayı amaçlayan anlaşmanın en önemli amacı, 2100 yılında Sanayi Devrimi öncesi döneme göre iklim değişikliğini 1.5 ila 2 derece arasında sınırlandırmaktır. Ülkelerin sera gazı emisyonunu azaltmalarını hedefleyen bu anlaşmanın kesin bağlayıcılığının olamaması anlaşmanın uzun vadede ne kadar etkili olunacağına dair akıllarda soru işaretleri bırakıyor. Bu şekilde bakıldığında Paris İklim Anlaşması harekete geçmek ve iklim krizini dünya gündemine geçmesiyle çok önemli bir dönüm noktası oldu, fakat maalesef ki sorunun çözümünde çok büyük bir başarı olarak görülmemeli. Çünkü bu noktada en önemli şey, insanların bilinçlendirilmesinden ve sürdürülebilirliği günlük hayatlarının önemli bir parçası haline getirilmesinden geçiyor.

Türkiye, iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerden biri olmasına rağmen, bu anlaşmayı imzalayıp onaylamayan 10 ülke arasındadır. Yetkililer, Türkiye’de ortalama sıcaklığın 2100 yılına kadar 5 °C artacağı yönünde olduğunu söylediler.

ABD, Paris İklim Anlaşması’ndan çekildi. 2017 yılının haziran ayında Trump tarafından alınan anlaşmadan çekilme kararı sonucunda, 2016 yılının kasım ayında başvuruda bulunulmuştu. Ayrılık için başvuru tarihinden itibaren geçmesi gereken üç yıllık sürenin dolmasının ardından 4 Kasım 2020 tarihi itibarıyla ABD, iklim değişikliği ile mücadele etmeyi amaçlayan Paris İklim Anlaşması ile bağını tamamen kopardı. Atmosfere en çok sera gazı salan ülkelerden biri olan ABD, anlaşmadan çekilen tek ülke oldu. Daha sonra ABD başkanı değişince, yerine gelen başkan Biden’in ilk icraatlerinden biri, Paris İklim Anlaşması’na geri dönme sürecini başlatmak oldu.

İklim değişikliği halk sağlığından, kentleşmeye, suya erişimden, gıda güvenliğine kadar bir çok haliyle günlük hayatımızı çokça etkiliyor. Bu yüzden;

Tüm canlılar için, geleceğimiz için, Paris İklim Anlaşması onaylansın!

Kaynaklar:

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-56124983
https://suyader.org.tr/taniyalim-paris-iklim-anlasmasi-nedir/
https://www.birgun.net/haber/3-maddede-paris-iklim-anlasmasi-nedir-163136

Görsel:

https://bilimfili.com/paris-iklim-anlasmasi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler

Sosyal medyada paylaş

Halime Rüveyda Erdem

Adana'da yaşıyor. Şiirin, sinemanın, fotoğraf çekmenin, Mina Urgan'ın aşığı. Ancak bu zamanın insanı değil. O çiçekli yemenilerin, plakların, siyah beyaz fotoğrafların, Zeki Mürenlerin kadını. Eskiye takılıp kalmıştı aslında ama bir o kadar da yeniydi fikirleri. Tüm dünyayı kucaklamak istiyor ama kolları bazen yetişmiyor yine de dünyayı değiştirebilecek, bütün kalıpları, kuralları yıkıp atacak kadar güçlü hissediyor. Her kadının olduğu gibi onun da hayalleri ve gerçekleştirmek istedikleri var. Bir gün bütün kadınların bir arada olduğu çiçek dolu bir bahçede karşılaşıp birbirilerinin yüreğine dokunacaklarına güveni tam.
Published On: Mayıs 8th, 2021Categories: Ekoloji, İklim ve Su0 Yorum

Leave A Comment