Bireylerin görüş ve düşüncelerini dile getirebildiği en geniş ortam kuşkusuz internettir. İnterneti zararlı ve sakıncalı bulan otoriteler belirli dönemlerde erişim kısıtlaması ve basın özgürlüğünü kısıtlayıcı düzenlemeler yapmaktadır. Özellikle yaşadığımız neo-liberal dönemde mevcut üstyapı ve onun klikleri tarafından internet, sistem muhaliflerinin eleştirel bir mevzi alanı olarak pratikler üretmesi nedeniyle “düşman” ilan edilmektedir. Bu noktada karşımıza çıkan “internet erişiminin engellenmesi” kavramının ön yüzünde her ne kadar zararlı içeriklerin engellenmesi olarak ajitasyon yapılsa da arka yüzünde yer alan durum sistem muhaliflerine karşı uygulanan sansürdür.

 Türkiye’de internet içeriği ile ilgili yürürlükte olan 5651 Sayılı Kanun, uluslararası insan hakları temel referans noktası alındığında ifade özgürlüğü ve onun bileşenlerinden biri olan basın özgürlüğü açısından sınıfta kalmıştır. Görünen o ki özellikle Türkiye’de önümüzdeki günlerde ifade özgürlüğü tartışma konusu olmaya devam edecek, toplumsal hareketler direnciyle yeni kazanımlar ortaya çıkacaktır.

İktidarın dezenformasyonu önleme yöntemi erişim engeli!


Dün gece yaşanan İdlib saldırısından sonra en doğal hakkımız olan habere ulaşma hakkımız ciddi bir sansürle engellendi. Ana akım medyanın sesini çıkarmadığı hatta aynı haberin bütün kanallardan servis edildiği süreçlerde internet erişimi yavaşça kesintiye uğradı ve sosyal medya platformlarına erişim imkansız hâle getirildi. Bu denli bir erişim probleminin yaşandığı son örnek Rus Büyükelçisi Karlov’un suikastiydi. 36 saate yakın bir süre insanlar sosyal medya platformlarına erişim sağlayamamış aynı zamanda WhatsApp da kullanamamışlardı. Dün geceden bu yana yaşadığımız aslında bir erişim engelinden ziyade interneti boğma durumuydu. Boğma dememin sebebi aslında çok açık, birileri bilgi havuzuna akan su borusunun üstüne oturmuştu. Bizim talep ettiğimiz veri paketlerine ulaşılmamasını sağlıyorlardı. Bir web sitesinde erişim engellemesi yokken siteye ulaşımı engellemek için ya oraya ulaşmaya çalışan paketleri oraya yönlendirmemeye çalışıyorlardı ya da ulaşılmaz hale getiriyorlardı.


Netblock: 2016’dan beri ölçülen en ciddi internet kısıtlaması

İdlib’de yaşanan saldırının ardından saat 23.30 civarında önce Türk Telekom’da, kısa bir süre sonra da saat 00.20 civarında diğer servis sağlayıcılarda yaygın sosyal medya platformlarının çoğu erişilemez hale geldi. Erişim engellemelerini ve kesintileri canlı olarak takip eden Netblocks’un raporuna göre Facebook, Twitter ve Instagram tümüyle engellenirken Youtube ve WhatsApp kısmi olarak engellendi.



BBC Türkçe’nin haberine göre dünyadaki internet kısıtlama ve engellemelerini eş zamanlı olarak denetleyen Netblocks’un topladığı verilerde farklı servislerin sağladığı hizmetteki engellemeler görülüyor.

NetBlocks

Netblocks’un kurucusu Alp Toker hangi platformların nasıl engellendiğini ve kullanıcıların neler yapabileceğini anlattı.

Toker, özellikle sosyal medya platformlarına erişimin “aralıklı engelleme” formülü ile kısıtlandığını belirtti.

”Perşembe akşamı saat 11’de çeşitli sosyal medya araçlarına ciddi anlamda erişim sorunu tespit ettik. Bu araçlar Türkiye içinden engellenmiş durumda. Hızları ve performansları ölçtüğümüzde aslında bir sorun olmadığını gördük ama araçlar bir ara engelleniyor sonra engel kalkıyor ve bu sürekli yapılıyor, böyle bir durum var. Ayrıca teknik olarak da DNS ve SNI sistemlerinde özellikle engel uygulandı. Bunların etkileri yavaşlık olarak hissediliyor olabilir ama bu bildiğimiz engelleme durumudur.”


”Engelleri aşmak mümkün. Örneğin VPN servisleri kullanılabilir, böylelikle sosyal medya araçlarına uygulanan sansürü aşabiliriz. Yaşanan bu engel son 3 yıldaki en ciddi engel oldu. Yaşanan son engel 2016’nın sonunda olmuştu ve bu engel de Suriye’deki olaylarla ilgiliydi. O zamanlardan bu yana ciddi anlamda bir engelleme görülmedi.” dedi.

Yazan: Muhammed KÜL

Sosyal medyada paylaş

Muhammed Kül

Ege Üniversitesi İktisat mezunu. 2016'dan bu yana çeşitli platformlarda içerik üreticiliği yapmaktadır. 2019'da Ent Dergi'yi kurdu. Mülteci hakları alanında bağımsız aktivist olarak sivil toplum kuruluşlarıyla uluslararası projeler üretti. İzmir'de bir yatırım şirketinde yatırım uzmanı olarak çalışmaktadır. Ent Dergi'de strateji, planlama, araştırma ve geliştirme üzerine çalışıyor. Sürdürülebilir Yaşam prensibiyle kurulmuş bilgi ekosistemine katkı sağlayan bu platformda topluluk programını koordine ediyor.
Published On: Şubat 28th, 2020Categories: Gündem, Haber0 Yorum

Leave A Comment