Narsisizm, Narkissos mitine dayanmaktadır. Ekho, ergenlik dönemindeki Narkissos’a aşık olur. Narkissos, Ekho’nun aşkını reddeder. Tanrılar da Ekho’nun aşkına karşılık vermediği için Narkissos’u cezalandırırlar. Narkissos cezadan sonra su içmek için gittiği gölete eğildiğinde kendi görüntüsünü görür ve ona aşık olur. Aslında kendisine değil, gördüğü surete aşık olur. Tam da burada aşık olmak anlamına gelen “fall in love” (aşka düşmek) söylemi önem kazanır. Narkissos kalan ömrünü kendini seyrederek tüketir. Öldükten sonra da Narkissos (nergis) çiçeğine dönüşür.

Narsisizm nedir?

Narsisizm, genel olarak, kişinin kendi imajına duyduğu aşk olarak tarif edilir. (Laplanche J ve Pontalis J-B, 1967). “Narsisizm” kelimesi, ilk kez 1898 yılında Ellis tarafından psikolojik bir kavramı açıklamak amacıyla kullanılmıştır. Narsisizim, kişinin kendini cinsel bir nesne olarak ele alması yani kendini seçmesidir. Freud Narsisizme Giriş (1914) adlı makalesinde bu kavramı derinlemesine inceler. Önceleri birincil narsisizmden yani organizmanın hayatta kalabilmesi için minimum bir narsisizmin gerekli olduğundan bahsederken burada patolojiye varan narsisistik durumlardan söz eder. Patalojik narsisizme sahip kişiler, kendilerinden tamamen emin ve başkalarının düşüncelerini önemsemeyen bir tavır takınmalarına rağmen içsel süreçte tamamen başkalarının düşünceleriyle beslenmeye açıktırlar. Heinz Kohut, kendilik psikolojisi modelinde narsisistik özelliklerin aslında çok kırılgan bir öz saygıyı gizlediğinden bahsetmiştir.

Narsisistik kişilik bozukluğu nedir?

Narsisistik kişilik bozukluğu olan kişiler, kendilerini aşırı derecede önemli gören, başkalarının duygu ve düşüncelerine önem vermeyen, davranışlarının başkalarına ne hissettirdiğine dair içgörüleri olmayan, empati yoksunu kişilerdir. Girdikleri her ortamda gözde olmak ilk hedefleridir. Saygınlık kazanmayı bu yüzden hedeflerler. Statü ve iktidar kurma eğiliminde oldukları için kariyerlerinde diğer insanlara göre çok daha başarılı olabilirler. Başkalarıyla ilişki kurmalarının nedeni bir şeyler paylaşmak değil, ne kadar mükemmel olduklarının onaylanmasına duydukları ihtiyaçtır. Bu yüzden hayatlarındaki hiç kimse değerli değildir, insanlardan çabuk vazgeçerler. Onlarla tartışmaya girdiğinizde anlaşılmadığınızı, umursanmadığınızı hissedersiniz ve bu tartışmalar hiçbir zaman sonuç vermez. O yüzden sorunu kendinizde aramayı bırakıp oradan uzaklaşın.

Birinin narsist olduğunu nasıl anlarız?

  • Özel ve eşsiz olduklarına inanırlar. Yalnızca özel kişilerle ilişki kurmaları gerektiğini düşünürler.
  • Amaçlarına ulaşmak için başkalarını kullanırlar. Kendi çıkarlarına göre bir kişiyi abartılı bir şekilde yüceltebilirler çünkü o kişinin kendi beğenilirliklerini artıracak olduğuna inanırlar.
  • Başkalarına karşı saygısız, empatiden yoksun, kendini beğenmiş tavırlar sergilerler.
  • İlişkilerinde genellikle tek taraflıdırlar; kendi çıkarlarına hizmet edecek, kibir duygularını besleyecek kişilerle ilişki kurarlar ve bu kişilere yönelik bir arayışları vardır.
  • Her şeyi en iyi kendilerinin bildiğine inanır, eleştirilmekten de hoşlanmazlar.
  • Her konuda fikir yürütme hakkına ve diğerlerini etkileme gücüne sahip olduklarına inanırlar.
  • Kendi yetenek ve başarılarını anlatmaktan hoşlanırlar. Bunu yaparken karşıdaki kişi tarafından takdir edilmeyi beklerler. Onaylanmaz ya da beğenilmezlerse içsel bir öfke duyup o kişiden uzaklaşırlar. Onlar için kişilerin, hayatlarından girip çıkmaları önemsizdir çünkü onlar için kişilerin bir değeri yoktur. Eğer bu kişiler hayatlarından çıkarsa kendilerine beğeni ve övgü sunacak başka kişiler ararlar.

Sosyal medyada paylaş

Zeynep Önlüer

1996 Aralık doğumlu. İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunu. Psikanalizle ilgilenir. Gezmeyi, seyahat etmeyi, yolda olmayı sever. Her koşulda pozitif düşünebilen, daima enerjisi yüksek, hayatını çoğu zaman yazı tura atarak yaşayan, Adorno’nun "Yanlış hayat doğru yaşanmaz." sözünü benimsemiş bir deli.
Published On: Temmuz 9th, 2021Categories: Bilim, Psikoloji0 Yorum

Leave A Comment