Dünya üzerinde farklı sektörlerde 260 milyon çocuk işçi çalıştırılıyor. Çocuk işçiliği çoğu ülkede yasalarla yasaklanmasına rağmen gelişmemiş ülkelerde bu durum aksi bir şekilde artış gösteriyor. 260 milyon çocuk işçi çoğu moda endüstrisinde Avrupa, ABD gibi ülkelerdeki tüketicilerin taleplerini karşılamak için çoğu moda endüstrisinde olmak üzere birçok farklı alanda çalıştırılıyor.

Çocuk işçiliği moda endüstrisinde önemli bir yere sahiptir çünkü düşük vasıflı iş gücü gerektiriyor. İşverenlerin çocuk işçileri tercih etmelerinin sebebi ise, bazı işleri daha hızlı ve daha kolay yapan küçük parmaklara sahip olmaları. En fazla pamuk toplama işinde görülen çocuk işçiliğini moda sektörünün neredeyse her alanında görmek mümkün. İşverenlerin çocuk işçi seçmelerinin bir sebebi ekinlere daha az zarar verecek küçük parmaklara sahip olmaları, diğer bir sebepse ucuz, itaatkar ve kolay sömürülen iş gücünü oluşturmalarıdır. Bunun sonucunda; çocuklar fabrikalarda çok düşük ücretler karşılığında ve şiddet görme tehlikesi altında çalıştırılıyorlar. Fakat bilinen şu ki kuvvet, baskı veya tehditler yoluyla sömürülen bu emek, yediğimiz yemeklerden, kullandığımız, sahip olduğumuz her şeyde var.

Dünya Çapında Çocuk İşçiliği

Global Kölelik Endeksi‘ne göre, moda endüstrisi dünyadaki modern köleliğin en büyük destekçilerinden biridir. Giyim, sömürü emeğiyle üretilen en yüksek ikinci sektördür. Çocuklar, Benin‘de pamuk tohumu üretiminden, Özbekistan‘da hasata, Hindistan‘da iplik eğirmeden, Bangladeş‘teki fabrikalarda kıyafetleri bir araya getirirkenki tüm farklı aşamalarda moda endüstrisindeki tedarik zincirinde çalıştırılıyor. Güney Hindistan’daki pamuk fabrikalarında ise kız çocukları, menstruasyon döneminde daha az üretken olduğu düşüncesi sonucunda fabrikalar yöneticileri menstrüasyonlarını durdurmak için kız çocukların yiyeceklerine hormon koymaktadırlar.

Şirketler de,  savunmasız oldukları için yetişkin işçilerdense çocuk işçiliğini tercih ediyor. Çokuluslu Şirketlerin Araştırma Merkezi‘ne göre; pamuk üretiminde ve hazır giyim fabrikalarında yetişkin işçilere düşük ücret verilmesiyle çocuk işçiliği arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Araştırma Merkezinin hazırladığı raporda “Çocuk işçiliği yasaklanırsa, yetişkin işçilerin daha iyi ücretlerle pazarlık yapmalarına ve emek koşullarını iyileştirmelerine imkan tanınacak.” dendi.

Bizler bilinçli yetişkinler olarak emeği sömürülen tüm çocukların sesi olup,  kendi sesimizi değişim yaratmak için kullanmak zorundayız. Görünürde yokmuş gibi görünse de aslında değişim her zaman devam etmekte. Hem çocukların hem de yetişkinlerin fakirlik döngüsünü kırmaya başlaması için daha iyi seçeneklere ihtiyaçları vardır. Biz tüketiciler olarak, sistemdeki küçük rolümüzün sorumluluğunu üstlenebilir ve değişimde katkıda bulunabiliriz. Müşteriler olarak, çocuk işçi kullanıldığını bilinen mağazalardan ya da hızlı moda yarışında lider olan markalardan ürün almayı reddedersek, başka üretim araçları bulmak zorunda kalırlar. Aksi takdirde tüketimimizi durdurmazsak modern çocuk işçiliği köleliği sürdürülmeye devam edecek ve emek sömürüsü, milyonlarca çalınan çocuk işçiliği de süregelecek.

 

Kaynak:

www.labs.theguardian.com/unicef-child-labour/

www.cforconscious.com/conversations/child-labour-major-issue-in fashionhttps

www.evrensel.net/haber/322093/moda-endustrisinde-milyonlarca-cocuk-isci-calistiriliyor

Sosyal medyada paylaş

Halime Rüveyda Erdem

Adana'da yaşıyor. Şiirin, sinemanın, fotoğraf çekmenin, Mina Urgan'ın aşığı. Ancak bu zamanın insanı değil. O çiçekli yemenilerin, plakların, siyah beyaz fotoğrafların, Zeki Mürenlerin kadını. Eskiye takılıp kalmıştı aslında ama bir o kadar da yeniydi fikirleri. Tüm dünyayı kucaklamak istiyor ama kolları bazen yetişmiyor yine de dünyayı değiştirebilecek, bütün kalıpları, kuralları yıkıp atacak kadar güçlü hissediyor. Her kadının olduğu gibi onun da hayalleri ve gerçekleştirmek istedikleri var. Bir gün bütün kadınların bir arada olduğu çiçek dolu bir bahçede karşılaşıp birbirilerinin yüreğine dokunacaklarına güveni tam.
Published On: Nisan 23rd, 2021Categories: Çocuk Hakları, Yaşam0 Yorum

Leave A Comment