Sosyal medyada paylaş

Minimalizm, tamamen daha azla yetinmekle alakalı. Bu, borç ve gereksiz harcamalar gibi finansal yükleri de kapsıyor. Peki, sadece eşyalarından kurtulmak yetiyor mu? Üzerine konuşalım.

Minimalizm, bu günlerde çok fazla önümüze çıkan bir kelime. Minimalizmin, daha az ile yetinmekle alakalı bir yaşam biçimine atıfta bulunduğunu göze alırsak oldukça ironik duruyor.

Minimalizmin faydaları ve hayatınızı nasıl iyileştirebileceği hakkında (borçsuzluk ve kişisel ilişkilere yoğunlaşmak için fazladan zaman) birçok belgesel ve podcastler hazırlanıp kitaplar yazılmakta

Birçok minimalist için bu felsefe, fazla eşyalardan kurtulmak ve hayatı dünyevi mülkler değil deneyimler üzerinden yaşamak ile ilgili. Daha az şeye sahip olmanın aynı zamanda hayatınızı finansal olarak nasıl rahatlattığını da göreceksiniz.

Birçok insana milenyum uydurması gibi gelse de minimalizm, doğru sebepler ile uygulandığında hayatınıza önemli ölçüde fayda sağlayabilir.

Minimalist olmanın yararları nelerdir?

Minimalizmin aşağıda yer alan faydaları, kendilerini insanları minimalizm konusunda eğitmeye adamış bloglardan gelmekte. Bu bloglara The Minimalists, Becoming Minimalist ve Miss Minimalist de dahil. Hepsi minimalist olmanın:

    • Finansal kaygıdan uzak olma
    • Hayatınıza değer katmayan ıvır zıvırdan kurtulma
    • Eşyalardansa deneyimler üzerine harcama yapma
    • Daha mutlu ve daha az stresli olma
    • Daha çevreci olma
    • Daha iyi ilişkilerde bulunma
    •  Ve çok daha fazlası…

konularında yardımcı olabileceğini söylüyorlar.

Pekala, şimdi neden minimalist olmanın iyi bir fikir olabileceği ve nasıl bir yol takip edebileceğiniz konularını etraflıca konuşalım. Aynı zamanda, minimalist felsefenin bazı ciddi problemlerine de değineceğim.

Dürüst olalım, eşyalarınızın hepsine ihtiyacınız yok – öyleyse bir kısmından kurtulun

Neredeyse herkes, pek de ihtiyacı olmayan bir veya birçok şeye sahip. Minimalizm, elinizdeki eşyalardan kurtulma konusunu uçlara çekse de satmak üzere birkaç eşyanızı seçerek fazladan biraz para kazanabilirsiniz.

The Minimalists ( Minimalistler) Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus; belgeselleri, podcastleri ve yakın zamanda yaptıkları ülke turları ile minimalizmin gelişmesine katkı sağladılar. Öğretileri arasında akla oldukça yatkın olan “90/90 Kuralı” adında bir prensip mevcut.

Bir eşyaya bak. Bir şey seç. Herhangi bir tanesini. Bunu son 90 günde kullandın mı? Kullanmadıysan, önümüzdeki 90 gün içinde kullanacak mısın? Eğer cevabın hayırsa, o zaman onu elden çıkarabilirsin.

Son 90 gündür kullanmadığınız bir şeyden kurtulmanın kolay olacağını düşünmüş olabilirsiniz ama bu göründüğünden daha zor bir şey. Dairemdeki eşyalar arasından, olmadan da yaşayabileceğim birkaç şey görebiliyorum (mesela büyük kitap koleksiyonum), ama bunlardan vazgeçme düşüncesi zor geliyor. Öte yandan, evden taşınacağım zaman bir nakliye aracı kiralamaktansa keşke eşyalarımı yalnızca kendi aracıma doldurabilsem diyeceğimden de eminim.

Eğer bu konuda diğerlerinden daha hevesliyseniz ve çoğu eşyanızdan ayrılabileceğinizi düşünüyorsanız onları satarak güzel para kazanama ihtimaliniz oldukça yüksek.

Muhtemelen büyük bir daireye/eve de ihtiyacınız yok

Eğer daha az eşyanız varsa daha ufak bir yerde yaşayabilirsiniz ki bu da büyük bir masraftan tasarruf ettirebilir.

Stüdyo daireler, bir veya iki yatak odalı dairelerden daha ucuzdur. Ayrıca eğer minimalist yaşama fikri sizi gerçekten de cezbediyor ancak kiraya çıkmak istemiyorsanız, ufak ev pazarına duyulan ilgi de gittikçe artmakta.

Daha ufak yerler ayrıca elektrik, su vs. hizmetlerinde daha az harcama yaptırmakta. Kışın büyük bir daireyi ısıtmak size bir ayda fazladan 100 dolar veya daha fazlasına mal olabilir. Aynı şey yazın kullanılan klima için de geçerli.

Daha az harcama cüzdanınızı rahatlatır

Bütçeye uymanın bu günlerde daha zor olmasının sebeplerinden birisi de diğer nesillerin düşünmek zorunda kalmadıkları birçok ekstra faturaya sahip olmamız. İnternet (ve Netflix, Hulu, Amazon Prime vs. bu gibi tüm yayın yapan uygulamalar) ebeveynlerimiz bizlerin yaşındayken yoktu. Bu örneğin yeni çıkan bir İPhone’ un piyasaya sürüm ücretinde de geçerli.

İnternet  masrafınız olmasaydı, telefonunuz için daha az ödüyor olsaydınız, araba satın almanız veya sigortalatmanız gerekmeseydi ne kadar çok para biriktirebilirdiniz bir düşünün. Bu, göründüğü üzere günlük yaşamınızı bu şeyler olmadan da idame ettirebileceğinizi varsayan bir fikir. Ne kadar zor gibi görünse de birçoğumuzun yapabileceği bir şey.

Eğer minimalizmin sadece eşyalarınızdan kurtulmakla alakalı olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. “Daha az, daha çoktur” teorisine dayanan minimalist bütçe sistemleri de mevcut. İşte bu tarz bir bütçenin bazı temel öğeleri:

  • Sadece bir tane kredi kartı kullanın (tercihen, eğer kredi verilmek için uygun bulunursanız size bazı bonuslar teklif eden bir tanesi olsun). Eğer faturalarınızı bu yolla öderseniz, bonuslar kazanacaksınız ve hangi kartla hangi faturayı ödemeniz gerektiği hakkında endişelenmenize gerek kalmayacak.
  • Tek bir tane vadesiz hesabınız ve sadece acil durum fonu olarak kullanacağınız bir vadeli hesabınız olsun. Bu, eğer gerekirse ikisi arasında para transferi yapmayı kolaylaştıracaktır. Ayrıca, sinir bozucu ücretlendirmelerle uğraşmak zorunda kalmayacak ve eğer sadece bir hesabınız varsa bilgisayar korsanlarının hesabınızı patlatabilme olasılığını azaltacaksınız (ancak çok güçlü bir şifre kullandığınızdan emin olun). Bunlara ek olarak, giderlerinizi çok daha kolay bir şekilde takip edebileceksiniz.

Tabii ki bu tarz bir bütçe planı sadece belli tarz insanlar için işe yarayabilir. Bu da bizi minimalizmin içindeki problemleri detaylı bir şekilde tartışmaya itiyor.

Düşük bir bütçeye göre yaşıyorsanız minimalizmin doğurabileceği problemler

Minimalizm, “zengin, beyaz ve bekar bir insan” yaşam biçimi olarak lanse edilmekte. Daha aza sahip olma ayrıcalığına sahip olanlar onlar. Ne de olsa, arabaları bozulduğunda araba parçaları için birer yedeğe ihtiyaçları yok, gidip yeni bir araba alabilirler. Günümüzde teknoloji varken çocuklarını çeşitli oyuncaklarla eğlendirmek zorunda da kalmıyorlar.

İşte varlıklı olmayanlar için minimalist olmanın daha zor olmasının birkaç sebebi.

Yemeği toptan almak her zaman mutfak masraflarınızı azaltmaz

Toptan satın almanın tasarruf ettireceği düşüncesine kapılmak kolay. Ama geniş bir aileye yemek almadığınız sürece bu her zaman doğru değil.

Ziyan olan sadece yemediğiniz yemekler değil. Baharatların kısıtlı bir raf ömürleri vardır ve bu da bir süre sonra tatlarını kaybedecekleri anlamına geliyor. Eğer bir tarifte kullanmak için bir paket kimyon alır ve bunu sadece birkaç ayda bir kullanırsanız muhtemelen daha paket boşalmadan çöpe atmak durumunda kalacaksınız. Ama baharatlar genelde ufak paketlerde satılmıyorlar, öyleyse ne yapmanız gerekiyor?

Minimalist yaşam biçiminde, sadece ihtiyacınız olan şeyleri alırsınız ve yemeğiniz çöpe atılmak yerine tüketilir.

Yemek israfına bir çözüm olarak yemek siparişi

Son yıllarda yemek siparişi, yemek israfına karşı uygulanabilir bir çözüm yolu oldu. Birçok yemek çeşidinin içinden seçiyorsun ve sipariş ettiğin malzemeler bir kutunun içinde sen onları tekrardan buzdolabına koyana kadar taze tutmaya yarayan ısı kontrollü bir pakette geliyor. Her yemek paketi, sadece o akşamki yemek için gerekli olan malzemeleri içermekte olup onları yiyecek olan kişi sayısına uygun olarak bölünmüş olarak geliyor.

Eğer geleneksel yemekleri tercih ederseniz, Home Chef’in sizin için makarna ve pirinç kaselerinden tutun çeşitli sebzeli et yemeklerine kadar varan lezzetli tarifleri bulunmakta. Fiyatlar da rekabetçi firmalara göre biraz daha ucuz ve bu da Home Chef’i aileler veya bütçesine dikkat edenler için oldukça uygun kılıyor. İki, dört, altı veya sekiz kişilik servislerden birini seçebiliyorsunuz ve yemekler yapım zorluklarına göre oranlanmakta.

Ama çoğumuzun yemekten kaçındığı bazı besinler olduğunu göze alırsak HelloFresh’in düşük karbonhidratlı besinlerden vejetaryen öğünlere kadar çok daha fazla seçenek sunması da hoşunuza gidecektir. İki veya dört kişilik yemek planları oluşturabilir ve seçiminizi eğer et yemeyi tercih etmiyorsanız vejetaryen bir öğünle değiştirebilir ve aile dostu veya düşük kalorili seçenekleri isteğinize göre ayarlayabilirsiniz. HomeChef sadece israfı azaltmanıza yarayacak harika bir yol değil, aynı zamanda uzman şeflerden pişirme tekniklerini de öğrenebileceğiniz bir uygulama.

Düşük gelirli kişilerin “deneyimlere” mali durumu yetmez

Minimalizm materyaller yerine deneyimlere değer vermek üzerine kurulmuş bir teori. Başkalarıyla olan münasebetlerinden zevk almak için paraya pek de ihtiyacın olmayacağı doğruyken, seyahate çıkmak veya tiyatroya gitmek gibi şeyler çoğumuzun sahip olmadığı kadar para gerektiriyor. “Deneyimler” de bir bu kadar paraya ya da toplayabileceğimiz şeylerden daha fazlasına mal olabilir.

Sahip olmanın arkasındaki psikolojiyi hesaba katmak önemli

Düşük gelirli insanların (özellikle böyle büyüyenlerin) eşyalarına sıkı sıkıya bağlı olmalarının bir sebebi var.

Eğer büyürken hiçbir şeyiniz yoktuysa şu anda herhangi bir şeye sahip olmak zihninizde büyük önem arz eder.

Minimalizm “doğru” şeylere sahip olmakla alakalı… yani pahalı şeylere

“Nitelik, nicelikten önemlidir” özellikle minimalizmde popüler bir tabirdir. Ama Walmart ve toptan satış dükkanlarının bu kadar popüler olmasının bir nedeni var. Çoğu insanın maddi olarak gücünün yettiği yerler.

Eğer kafanızda sürekli bozulacağı  ve tamir için gerekli bütçeniz olmadığı düşüncesini taşımıyorsanız laptop gibi tek parça kaliteli teknoloji ürününe sahip olmak sizin için kolay olacaktır. Üniversitede, teknolojiye meraklı ve yedek parçaları için fazladan birçok yıpranmış kutular dolusu laptopı elinde tutan tanıdığım tonla insan vardı.

Bu durum giyim için de geçerli. Tabii ki güzel bir çift 300 dolarlık bot satın almak sizi birkaç yıl idare edebilir ama peşinen bu kadar para verebilmek tek maaşla geçinen biri için zorlayıcı olabilir. Alternatifi ne olabilir peki? Her yıl veya iki ayda bir 30 dolarlık geçici bir bot alarak devam edebilirsiniz.

Minimalist olmalı mısınız? – Şahsi fikrim

Bu yazımda minimalizme oldukça şüpheci yaklaştım ancak minimalizmin birçok harika değer taşıdığına gerçekten inanıyorum. Minimalist bir hayat yaşayabilmek için gidip de elinizdeki her şeyden kurtulmanıza gerek yok. Minimalizm hakkındaki en harika şeylerden biri de bu – kendiniz için en uygun yolu seçebiliyorsunuz.

Belki yukarıda tasvirlediğim gibi bir minimalist bütçe kullanırsınız ya da sizi gerçek anlamda mutlu etmeyen eşyalardan kurtulup onun yerine bir hobi edinirsiniz.

Kendime hiçbir şekilde sonuna-kadar-minimalist demem ama The Minimalists podcastlerini oldukça uzun süre dinledim ve kendime daha az ile yetinmeyi öğretmeye çalışıyorum.

Bir şey satın almak istediğim her seferde kendime “bu benim hayatıma anlam katıyor mu” diye sorarak başladım. Neredeyse her şey için cevap hayırdı. Bilakis, bu basit adım farklı renklerdeki aynı kareli fanila veya dairemin her yerini dolduran hiç okumayacağım kitaplarla dolu bir dolaba sahip olmaktansa bana önemli bir acil yardım fonu başlatmamda yardımcı oldu.

Özet

Herhangi bir tür minimalist olup olmayacağınız tamamen size kalmış ancak bu türlerin birkaç basit öğretisini hayatınıza uygulamak mali durumunuzda harikalar yaratabilir.

 


Yazar: Christopher Murray

Çevirmen: Engin Can Şenkardeşler

Kaynak: www.moneyunder30.com

Sosyal medyada paylaş

Engin Can Şenkardeşler
2000 yılında, Sakarya'da doğdu. Zaman zaman Kocaeli'nde ancak çoğunlukla Sakarya'da yaşıyor. Hacettepe Üniversitesi İngilizce Mütercim-Tercümanlık bölümün öğrencisi. Quora platformunda INFJ hakkında yazıları mevcut. Sorgulamayı ve araştırmayı seven, aşırı meraklı ve kendisini yeterince açık fikirli gören, her türlü ayrımcılığın karşısında olan biri. Felsefe, psikoloji, bilim, dinler ve ideolojiler hakkında epey bilgili, ancak daha fazlası için araştırır ve tabuları ve normları sarsmaktan çekinmez. 1.5 sene önce semi vejetaryen olarak başladığı yolculuğunu yakın zamanda veganizm ile taçlandırmış taze bir vegan. Kaotik INFJ beynini ve benliğini yazarlıkla ve çevirmenlikle buluşturmak için burada.
Kategoriler: Yaşam0 Yorum