Biz öğrenciyken deprem tatbikatı yapılırdı okullarımızda. Çocuktuk efendim; afet nedir, nelere yol açar ve nasıl ortaya çıkar sorularına yeni yeni cevaplar bulmaya çalışıyorduk.
Daha hiçbir şeyden haberimiz yoktu… Uzun uzun yapılmış binaların geleceğimizi nasıl etkileyeceğinden, doğaya zarar veren insanların hayatımızın tam içine nasıl etki ettiğinden; kısacası öğrenecek çok şey vardı o yıllarda. Fakat afet kelimesinin anlamını öğrenmemize gerek yoktu, çünkü kendisi ne kadar tehlike içerdiğini açık ve net bir şekilde ifade ediyordu. Öğretmenimiz deprem tatbikatı yapılacak dediğinde bile içimizi bir korku sarıyordu. Oysaki yapacağımız sadece bir tatbikattı; hiç kimseye bir şey olmayacak, hayatımız birkaç dakika sonra kaldığı yerden devam edecekti.

Yukarıda da ifade ettiğim gibi daha çocuktuk o yıllarda efendim, her şeyi masum biçimde düşünüyorduk. Belirli bir yaşa gelmiş ve hayatta bir rol sahibi olmuş insanların bitmek tükenmek bilmeyen, açgözlü yaşantılarından dolayı doğanın uyarılarda bulunmasına “deprem” adı verildiğini henüz bize hiçbir öğretmen söylememişti.

Ne zaman bizler de doğadan ihtiyacımızın fazlasını istedik, evrene karşı açgözlülüğün kitabını yazacak donanıma ulaştık, işte o zaman tüm masumane çocukluğumuzdan uzaklaşarak bizler de büyüdük efendim.

Bazı çocuklar keşke hiç büyümese diyorum aslında. Hele küçükken çiçeğin, ağaçların, doğanın kıymetini bilen çocuklar var ya; işte onlar hiç ama hiç büyümesin istiyorum! Çünkü onlar masum çocuklar olmaktan uzaklaşınca doğa çok üzülüyor efendim.

Hayat sizlere tüm güzelliklerini karşılıksız sunduğunda onu kötü şekillerde değerlendirirken ve doğaya zarar verirken aklınıza okul yıllarınız gelsin dostlar… Anlık yaptığınız fakat hiçbir sorun yaşamadığınız tatbikatları hatırlayın! Çünkü yaşam sizlere o imkanı bir daha asla sunmayacak.

Sosyal medyada paylaş

Kadir Ahiska

1997 yılında sivas merkez'de doğdu ve yaklaşık 6 yıl boyunca orada yaşadı.Eğitim hayatının başlaması ile birlikte ailesiyle Istanbul'a gelerek ilk ve orta okul eğitimimi tamamlamak için Türkan Sabancı Görme Engelliler okuluna kayıt oldu. Burada 8 yıl boyunca eğitim aldıktan sonra Çobançeşme Anadolu Lisesi'nde lise eğitimimi tamamladı Eğitim hayatı sürerken bir yandan da projelerle uğraşmaya başladı ve liseler arası fikir festivaline katılıp aldığı derece sayesinde hayatının yoğun zamanlarının başlamasındaki ilk adımı attı. Lise süreci tamamlandıktan sonra iki hedeflerinden birisi olan Sosyoloji bölümüne odaklanıp üniversite sınavına girerek Istanbul Esenyurt Üniversitesi "Sosyoloji" bölümüne yerleşti ve lisans eğitimine başladım. Şimdi 4. sınıfta ve genel çizgisi üzerinden toplumsal yazılar yazmayı kendisine hedef edinerek hayatına devam ediyor. "Sosyoloji bölümüne başladıktan sonra yazmak artık bir hobi değil görev haline geldi" diyen Kadir toplumun kendinden bahseden yazılara çok ihtiyacı olduğunu düüşünüyor.
Published On: Mart 18th, 2020Categories: Doğa, Ekoloji0 Yorum

Leave A Comment