Kategoriler
    More

      Marsha P. Johnson: Kraliçenin Yaşamı ve Ölümü

      “Andy Warhol modeli, seks işçisi, yıldız aktris ve azize.”*
      Marsha “Pay It No Mind” (Takma Kafana) Johnson bir aktivist, seks işçisi, drag sanatçısı ve Greenwich sokak hayatının öncü isimlerinden biriydi. 1969’da Stonewall Inn adındaki eşcinsel barına düzenlenmiş polis baskınıyla kıvılcımlanan eşcinsel özgürlüğü hareketinin merkezi figürüydü.  

      Marsha P. Johnson (Malcolm Michaels Jr.), 24 Ağustos 1945’te New Jersey’deki yedi çocuklu, işçi sınıfına mensup bir ailenin içine doğdu. Yaklaşık 5 yaşındayken elbise giymeye başladı ancak diğer çocukların saldırgan tavırları yüzünden buna devam etmeme zorunluluğu hissetti. Çocuk yaşlarda Teman Dağı Afrikan Metodist Piskoposluk Kilisesi’ne katılmaya başladı ve hayatı boyunca Hristiyanlık inancına göre yaşadı ancak diğer inançların ibadethanelerini de sık sık ziyaret etti. 1963 yılında liseden mezun olur olmaz yanında 15 dolar ve bir bavul kıyafet ile New York City’e taşındı.

      1950’lerin New York’unda eşcinsellik “ağır suç”tan “kusurlu davranış” statüsüne indirilmiş olsa da eşcinsel insanlara zulmetmek ve onların faaliyetlerini suç olarak görmek hâlâ oldukça yaygındı. Aynı cinsiyetteki insanların umumi yerlerde dans etmeleri yasaktı. Devlet Likör Kurumu, barlarda eşcinsellere alkollü içecek verilmesini yasaklamıştı. İnsanlar karşı cins gibi giyindiklerinde “cinsel sapıklık” suçuyla cezalandırılabilirlerdi. Polis yaptırımları çoğu zaman keyfiydi, geleneksel cinsiyet normlarına uymayan herhangi bir insan sebepsiz yere hapse atılabilirdi.

      1960’larda Marsha P. Johnson; sosyal ve ekonomik adalet için, eşcinsel oldukları ya da geleneksel cinsiyet rollerine uymadıkları için aileleri tarafından evlerinden kovulan evsiz gençler için ve daha sonrasında da AIDS ve HIV hastaları için savaşması dolayısıyla oldukça saygı duyulan ve sevilen bir isim haline gelmişti. Birçok kişi Marsha’yı ve uzun yıllardır arkadaşı ve meslektaşı olan Sylvia Rivera’yı öncü kahramanlar ilan etmişti. Verdiği bir röportajda Sylvia, o dönemlerden şöyle bahseder:

      “Marsha’yla tanıştığımda 12 yaşlarındaydım. O, bana annelik yaptı. Marsha eşcinsel hareketinin simgesiydi, dünyaca ünlüydü. Marsha ve ben kurtarıcılardık. Sokak insanları ve drag queen’ler hareketin öncüleriydik. Ön saflarda yer alıp polisleri savuşturan bizdik. Dayak yemeyi umursamayan bizdik.”

      Arizona Üniversitesi’nde cinsiyet ve kadın çalışmaları yapan Doç. Dr. Susan Stryker, Marsha P. Johnson’ın “siyah, queer, toplumsal cinsiyet kalıplarına uymayan, fakir” sıfatlarını taşıması sebebiyle toplumun en fazla dışlanmış insanı olarak görülmesinin hiç şaşırtıcı olmadığını savunur. “Böyle bir pozisyondaki bir kişinin kırılgan, dövülmüş ve yerlere serilmiş biri olmasını bekleyebilirsiniz. Bunun yerine Marsha, acı çeken bir dünyada sevinç bulma kapasitesine, joie de vivre‘ye sahipti. Bu yeteneğini siyasi eyleme yönlendirdi ve bunu bir tür şiddetli, zarif, hevesli ve absürt bir tepki ile yaptı.”

      Marsha, 28 Haziran 1969 sabahında Christopher Caddesi’ndeki eşcinsel barı Stonewall Inn’e yapılan polis baskınını takip eden isyanda anahtar bir figürdü. Polise direnen “öncüler”den biriydi. O zamanlar henüz 23 yaşındaydı. Barda silahlar çekildi, molotoflar havada uçtu, arabalar devrildi, yangınlar çıkarıldı… Nihayet “devrim” gelmişti. Ertesi gün hareket başladı.

      Dünya görmezden gelmeye çalıştığı şeyi artık fark etmek zorunda.

      Stonewall İsyanı, kendini daha çok belli eden hatta militan bir eşcinsel hakları hareketini ateşledi. Eşcinseller artık aşağılanmaların, alay ve tehditlerin altında ezilmeyeceklerdi. Toplumsal, ekonomik ve yasal açıdan tamamen tanınıp kabul edilmek için savaşmaya başladılar. 1970’te ilk onur yürüyüşü gerçekleşti. Aynı yıl Marsha, transeksüel gençleri desteklemek ve bir süreliğine de olsa onlara barınak, kıyafet ve yemek sağlayabilmek için Sokak Travestileri Eylem Devrimcileri (Street Transvestite Action Revolutionaries, STAR) topluluğunu kurmasında Sylvia Rivera’ya destek oldu. 1972’de yaptığı bir röportajda dileğinin eşcinsel insanları özgür görmek ve eşcinsel kardeşleriyle birlikte Amerika’daki diğer insanlar ile eşit şartlara sahip olmak olduğunu söylemişti.

      1970’lerde oldukça gözler önünde olan Marsha, birçok insan için kutsal bir kişi konumundaydı çünkü içinden geldiği gibi giyinir, konuşur ve yaşardı. Kıyafetleri – kırmızı topuklu ayakkabıları, terlikleri ve çorapları, parıltılı ceketleri ve elbiseleri, sahne takıları, parlak perukları, plastik çiçekleri ve hatta saçına taktığı yapay meyveler – ile herkesi kendine hayran bırakıyordu.

      Ancak onun parıltısı 6 Temmuz 1992’de söndürüldü. Cesedi, Christopher Caddesi yakınındaki Hudson Nehri’nde bulundu. Ölümü hızlı bir şekilde “intihar” olarak dosyalandı ancak Marsha’nın ölümünün intihar olmadığı gayet açıktı. İntihar iddiası, Marsha’ya ve ailesine yapılmış bir saygısızlık olarak görülüyordu. Ev arkadaşı Randy Wicker, Marsha’nın mafya tarafından takip edildiğini söylemişti ancak emniyet teşkilatı kararını çoktan vermişti. Marsha’nın cesedinin bulunmasından 5 gün sonra yaklaşık 20 arkadaşı, cesedin yatırılıp iz bıraktığı yerde toplanıp yas tuttu ve adalet talep etti. Daha sonra yakınlarının ve arkadaşlarının protestoları ve uğraşları ile yetkililer davayı “belirsiz nedenlerden boğulma” başlığında yeniden sınıflandırdı ve 2012’de ise davanın tekrar gözden geçirilmesi kararı alındı, ancak dava hâlâ devam ediyor.

      *Andy Warhol, Amerikalı ressam, film yapımcısı ve yayıncı. Pop Art akımının en önemli temsilcilerinden kabul edilir. 1975 yılında çıkardığı “Bayanlar ve Baylar” adlı eserinde, bizzat fotoğrafını çektiği birtakım travestiyi tasvir eder. İçlerinden biri de Marsha P. Johnson’dır.


      Kaynak:

      Chan, Sewell. “Marsha P. Johnson: A transgender pioneer and activist who has a fixture of Greenwich Village street life.” The New York Times. https://www.nytimes.com/interactive/2018/obituaries/overlooked-marsha-p-johnson.html

      “Andy Warhol Ladies and Gentleman Series, 1975.” Masterworks Fine Art Gallery. https://www.masterworksfineart.com/artists/andy-warhol/ladies-and-gentlemen-series-1975

      Marsha P. Johnson’ın Ölümü ve Yaşamı. Yön. David France, Netflix, 2017. https://www.netflix.com/title/80189623?s=a&trkid=13747225&t=cp.

      Aleyna Kaltalıoğlu
      Aleyna Kaltalıoğlu
      Ent Dergi'de İçerik Üreticisidir. Hacettepe Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünde öğrencidir. Yoga yapmaya ve sokak hayvanları ile vakit geçirmeye bayılıyor. Aşırı takıntıları onu hayatın zevklerinden ara sıra mahrum tutsa da, her anın tadını çıkarmaya, iç dengesini bulmaya çalışmaktan vazgeçmiyor. Balkonunda küçük bir serası var, sebze yetiştiriyor. Doğa, hayvan ve yeşilliğin korunması ve iyileştirilmesi konularında okur-yazar.

      Rastgele Yazılar

      Anti-Klan Örgütlenmelerinden Hareketle Anti-Faşizm Dersleri

      Yazar: Hilary Moore & James Tracy Çeviri: Ceyhun Dönmez Reagen döneminde, ABD’de faşizm ve ırkçılığa karşı mücadele...

      Gaslighting: En Tehlikeli Psikolojik Manipülasyon Biçimi

      Gaslighting uygulayan kişinin temel amacı hedefindeki kişiyi elinde tutmaktır. Eğer bu kişi istismarcıyla aynı fikirde olmaz ya da onu sorgularsa, istismarcı kendisini "mağdur duruma düşürülen" biri olarak göstermeye çalışabilmektedir.

      İran’da Civcivlerin Öldürülmesi Sosyal Medyada Tepki Çekti

      İran’da Covid-19 salgını sırasında tavuk etine olan talebin azalması, binlerce civcivin canlı canlı gömülerek itlaf edilmesine yol açtı. Halbuki her yıl dünya...

      İspanya’nın İlk Eşcinsel Evliliği: Elisa Ve Marcela’nın Hikayesi

      Netflix'in İspanya yapımı biyografik drama filmi Elisa ve Marcela, ilham verici queer bir çifti konu ediniyor.

      İlgili Makaleler

      CEVAP VER

      Lütfen yorumunuzu giriniz!
      Lütfen isminizi buraya giriniz