Kategoriler
    More

      Lübnan’da Neler Oluyor?

      Siyasi ve ekonomik krize karşı düzenlenen protestolardan sonra limanda yaşanan büyük patlamayla karmaşanın arttığı Lübnan’da neler oluyor?

      Lübnan’ın başkenti Beyrut’un liman bölgesinde 4 Ağustos’ta meydana gelen şiddetli patlamanın etkileri gün geçtikçe artıyor. 200’den fazla kişinin öldüğü, binlerce kişinin yaralandığı, en az 250 bin insanın evsiz kaldığı patlamanın ardından halk sokaklara döküldü, hükümet istifa etti. Ekonomistlere göre, ülke tarihinin en büyük ekonomik buhranlarından birinin yaşandığı sırada meydana gelen patlama, ülkenin gayrisafi milli hasılasının yüzde 25’ini silmesi anlamına geliyor.

      İhmaller zinciri

      Görüntüleri Hiroşima ve Nagazaki facialarını anımsatan patlama sonrası Lübnan Yüksek Savunma Konseyi’nin yaptığı toplantıda patlamanın sebebinin limandaki bir depo kapısına kaynak yapılırken sıçrayan ark olduğu belirtildi. Hiç önlem alınmadan yapılan kaynaktan sıçrayan ark aynı depoda tutulan fişekleri ateşledi. Fişeklerin patlaması da amonyumu patlattı, havada mantar görünümü oluşmasına neden olan ikinci ve büyük patlamanın sebebiydi. Depoda patlayan amonyum miktarı 2 bin 750 ton. Bu miktarın birkaç yüz kilo TNT’ye eşit olduğu belirtildi. Patlama Beyrut’ta 4,5 büyüklüğünde bir deprem etkisi yarattı.

      Kaynak: https://www.ortadoguhaber.com/haberler/lubnan-patlamanin-sokunu-yasiyor

      İlk patlamalardan sonra liman itfaiyesi söndürme işlemi başlattı ancak fişeklerin patlamalarının önüne geçilemedi. Liman halihazırda harabeye dönmüş durumda ve uzun bir süre hizmet vermeyebilir. Pandemi nedeniyle bir süre kapalı tutulan liman mal giriş çıkışı açısından Lübnan’ın dünyaya açılan en önemli kapısıydı.

      Söz konusu amonyum 2013 yılında Gürcistan’dan Afrika ülkesi Mozambik’e gitmekte olan Moldova bandıralı Rhosus isimli bir gemide bulunuyordu. Gemi arızalandı ve Beyrut Limanı’nda terk edildi. Lübnanlı yetkililer bir süre sonra gemide bulunan mallara el koydu ve amonyum Beyrut limanında uygun bir yere, daha sonra ise 12 numaralı depoya taşındı. Liman müdürüne göre taşıma işlemi mahkeme kararıyla gerçekleşti. Depoda güvenlik önlemi alınması gerekliliği daha önce çok kez gündeme getirilmişti.


      Kaynak: https://radyo54.com/genel/lubnan-siddetli-patlamayla-sarsildi-isakarya-dunyadan/22580/

      Ekonomik zayiat

      Yıllardır ekonomi başta olmak üzere birçok sebepten ötürü Lübnan’da sosyal ve siyasal düzen sağlanamıyordu. Öyle ki 1980 yılından günümüze kadar iç savaş başta olmak üzere çokça felaketle boğuşan ülkenin patlama öncesi de ekonomisi berbat durumdaydı. Patlama sonrası ise dibe vuran ekonomi, “bundan sonra nasıl bir yol izleneceği” sorusunu akıllara getirdi. İlk verilere göre başkent Beyrut’ta en az 250 bin insan evsiz kaldı.

      Beyrut Valisi Mervan Abbud da patlamanın yol açtığı zarara ilişkin, “Hasar çok büyük. Doğrudan ve dolaylı zararın 10 ila 15 milyar doları aştığını tahmin ediyoruz” diye açıklamada bulundu. Abbud, patlamayı “Lübnan’ın modern çağda yaşadığı en büyük kriz ve felaket” olarak nitelendirdi.

      Ekonomistlere göre ise ülke tarihinin en büyük ekonomik buhranlarından birinin yaşandığı sırada meydana gelen patlama, “bilinçli bir müdahale” şüphelerini uyandırırken ülkenin gayrisafi milli hasılasının yüzde 25’ini silmesi anlamına geliyor.

      Hükümetin istifasından birkaç gün önce kameraların karşısına geçen Lübnan Ekonomi ve Ticaret Bakanı Raul Name, “Patlamanın sonuçlarıyla mücadele edecek ekonomik gücümüz yok. Mevcut durumda tek çözüm Uluslararası Para Fonu (IMF) ile olacak” diyerek ekonomik bilançonun ne kadar ağır olduğunu gözler önüne serdi.

      Öte yandan patlama sonrası ülkeyi ziyaret eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Beyrut’ta Lübnan’nın, tekrar Fransa’nın egemenliği altına girmesini isteyen yoğun bir taleple karşılaştığını iddia etti. BFM TV’ye konuşan Macron, ülkesinin Lübnan’ın iç işlerine karıştığına yönelik eleştirileri reddederek, “Eğer çok taraflılığa ve Lübnan halkının çıkarlarına inanan bir güç olarak Fransa üzerine düşeni yapmazsa, diğer güçler yapar. Bu Türkiye olabilir, İran ya da Suudi Arabistan olabilir. Bu ülkelerden bazıları bu durumu Lübnan halkının aleyhine kendi jeopolitik ve ekonomik çıkarları için yapacaktır” açıklamasında bulundu. Fransa, uzun yıllar Lübnan ve Suriye’de egemen devletti; ziyaretle birlikte “Fransa hala sömürge yaklaşımını sürdürüyor” eleştirileri tekrar gündeme geldi.

      Kaynak: https://tr.euronews.com/2020/08/07/macron-fransa-lubnan-da-uzerine-duseni-yapmazsa-bu-boslugu-turkiye-doldurur

      Video konferans ile toplanan dünya liderleri de Lübnan’a yapılacak yardım için görüşmelere başladı. Birleşmiş Milletler de Lübnan’a 50.000 tonluk un gönderme kararı aldı. Yine birçok ülke Lübnan’a maddi destek sunacağını belirtti.

      Hükümet istifa etti, protestoların şiddeti artıyor…

      Lübnan’da yaşanan ekonomik krize karşı 2019 Ekim ayından beri protesto gösterileri düzenlenmiş ancak Koronavirüs salgını nedeniyle gösteriler sönümlenmişti. Beyrut’ta meydana gelen patlamanın ardından halk yeniden kalabalık gruplar halinde “Öfke Günü” şiarıyla sokağa inmeye başladı, Bakanlık binalarını işgal etti. Halk, yaşananlarda hükümetin ‘ihmali olduğunu’ söylüyor ve siyasileri ‘yolsuzluk yapmakla’ suçluyor.

      Kaynak: Reuters

      Öte yandan patlamanın ardından Lübnan Enformasyon Bakanı Manal Abdussamed ve Çevre Bakanı Demianos Kattar, 9 Ağustos günü hükümetin reform beklentilerini gerçekleştiremediğini belirterek görevlerinden istifa etmişti. Adalet Bakanı Marie-Claude Najm ise patlama sonrası istifa eden üçüncü bakan olmuş ve erken seçime gidilmesini istemişti. Protestoların şiddetini arttırmasıyla beraber, patlamadan altı gün sonra 10 Ağustos günü, Lübnan Başbakanı Hassan Diab hükümetin istifasını sunduğunu açıkladı.

      Kaynak: Reuters

      Diab, kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, ülkenin erken seçime gideceğini aktardı ve Beyrut’ta meydana gelen patlamanın “yaygın yolsuzluk” nedeniyle olduğunu belirtti.

      Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Lübnanlılar’ın dile getirdiği reform ve yönetim ile ilgili taleplerinin duyulması gerektiğini ifade ederek, halka kendini ispatlayacak ve ülkenin temel sorunlarına çözüm bulma misyonuna sahip hükümetin hızlı şekilde kurulması çağrısı yaptı. İleriki günlerde ne olur bilinmez ama Lübnan uzun bir süre yabancı devletlerin gölgesinde kalacağa benziyor.

      Görsel: https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2020/08/05/lubnan-basini-patlamanin-nedeni-ihmaller-zinciri/

      Rastgele Yazılar

      Mashrou’ Leila: Ortadoğu’dan Yükselen Politik Ses

      Mashrou’ Leila, Arapların, Müslümanların ve LGBTIQ+ topluluğunun sesini sırtlanmış Ortadoğu’dan yükselen başarılı bir alternatif-pop müzik grubu.

      Kadim Kent Ciphas: Hasankeyf Gerçeği

      Dicle’nin iki yakasında 10.000 yıllık bir tarih... İmparatorlukların kurulduğu, yıkıldığı, uğruna savaşlar verilen kadim kent Ciphas, modern zamanın “Kayalar Kenti''. Bu yüzyılın...

      Hatay’daki Orman Yangını Sonrası Korkunç İddialar

      Bugün Samandağ, yarın belki Göcek, ertesi gün Karadeniz’in herhangi bir ormanı, bir sonraki gün de bir başka yeşil alan… Kimi zaman bilinçsiz...

      Neuralink Nedir, Ne Değildir?

      Neuralink Corparation, Elon Musk ve kurucu ekibi tarafından kurulan ve implante edilebilir beyin-bilgisayar arayüzleri geliştiren bir Amerikan "ticari" nöroteknoloji şirketidir.

      İlgili Makaleler

      CEVAP VER

      Lütfen yorumunuzu giriniz!
      Lütfen isminizi buraya giriniz