Sosyal medyada paylaş

Bir çok yerde, LGBTIQA+ bireyler en çok zulüm gören, marjinalleştirilmiş ve risk altında olan kişiler arasında. 75 ülkede, eşcinsel ilişki yasal bir suç. Dünyanın her köşesinde LGBTI bireyler, şiddet ve ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Dünya ülkelerinin üçte birinden fazlası rızaya dayalı, eşcinsel ilişkileri suç saymaktadır. Bu ülkeler önyargıları sağlamlaştırmakta ve milyonlarca insanı şantaj, tutuklama ve hapis riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Bir çok ülke transeksüel bireylerin cinsiyet kimliklerini yasal olarak tanımadan önce onları tıbbi tedaviye, kısırlaştırmaya veya diğer ağır ön koşulları karşılamaya zorluyor. İnterseks çocuklar genellikle gereksiz ameliyatlara maruz kalmaktadır. Bu da fiziksel ve psikolojik hasarlara neden olmaktadır. Çoğu zaman, halkın düşmanca tutumları ile birleşen yetersiz yasal güvence, LGBTIQA+ bireylere karşı ayrımcılığa yol açmaktadır. Bu ayrımcılıklardan bazıları;

  • İşçilerin kovulması
  • Öğrencilerin zorbalığa maruz kalması ve okullardan atılması
  • Hastaların temel sağlık hizmetlerine ulaşamaması

 

Uluslararası insan haklarının sağladığı eşitlik ve ayrımcılık yapmama garantisi, cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği veya “diğer statüler” ne olursa olsun tüm insanlar için geçerlidir. İnsan hakları antlaşmalarımızın hiçbirinde, bu hakları cinsel yönelim, cinsiyet kimliği temelinde kimseden alıkoyma hakkı yoktur.

 

Dahası, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Antlaşması organları, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin uluslararası insan hakları hukuku kapsamında yasaklanmış ayrımcılık temelleri arasında yer aldığını doğrulamıştır. Bu, insanların haklarını LGBTIQA+ olmalarına dayandırarak ayrımcılık yapmanın yasadışı olduğu anlamına gelmektedir. Tıpkı ten rengi, ırk, cinsiyet, din veya başka durumlarda yapılan ayrımcılığın yasadışı olduğu gibi. Bu durum, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi, Çocuk Hakları Komitesi, İşkenceye Karşı Komite ve Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi gibi çeşitli antlaşma organları tarafından yayınlanan kararlarda ve genel kılavuzda defalarca teyit edilmiştir.

Maruz Kalınan Ayrımcılıklar

İnsan hakları ilkeleri, normları ve standartları, LGBTIQA+ kişilere karşı ayrımcılığın sona erdirilmesini amaçlar. Bireylerin dışlanmasına karşı belirli eylemler hakkında farkındalık yaratma ve bu hakları savunmak, merkezinde yer almaktadır. BM İnsan Hakları Ofisi, cinsel yönelimleri ve cinsiyet kimlikleri nedeniyle bireylere karşı işlenen çeşitli insan hakları suçlarını belgelemiştir. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı temel ayrımcılık alanları şunlardır:

LGB kişilerin maruz kaldığı ayrımcılıklar:

  • Eşcinsel çiftler
  • Çocukların aynı cinsiyetten çiftler tarafından evlat edinilmesi ve ebeveyn hakları
  • İstihdam ve çalışma koşulları
  • İşgücü piyasası dışındaki diğer alanlarda ayrımcılık (sigorta, bankacılık hizmetleri vs.)
  • Toplanma ve dernek kurma özgürlüğü
  • Ceza Hukuku

 

Transseksüel ve trans bireylerin maruz kaldığı ayrımcılıklar:

  • Yeniden cinsiyet atama ve isim değişikliği
  • Aile hayatı için cinsiyetin yeniden atanmasının sonuçları
  • Sağlık hizmeti
  • AB’de trans bireylerin serbest dolaşımı
  • Transseksüel sığınmacılar
  • Transseksüel insanlar ve onların istihdamı

 

Önemli Belgeler Ve Kurumlar

Birleşmiş Milletler

Bugün insan hakları anlaşmaları kapsamında oluşturulan sekiz BM organı olmasına rağmen, LGBTIQA+ haklarının korunmasını isteyen bireyler için pratik yararları oldukça düşüktür. İnsan Hakları Komitesi prosedürüne yapılan bireysel şikayetler, LGBTIQA+ haklarını korumanın en etkili yöntemidir. İnsan Hakları Komitesi, Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin devletler tarafından uygulanmasını izleyen bir organdır. Sözleşme kapsamındaki hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini düşünen LGBTIQA+ bireyler, söz konusu devletin Birinci Opsiyonel Protokole taraf olması durumunda, söz konusu devleti eylemlerinden sorumlu tutabilirler. Sözleşmenin kendisinde ve Birinci Opsiyonel Protokol’de listelenen ayrımcılıklar açıkça cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği içermemektedir. Ancak, 1994 yılında Toonen/Avustralya davasında, sözleşme maddelerinde “cinsiyet” atıfları olduğuna karar verildi. Ayrımcılık yapmama ve yargı karşısında eşitlik maddeleri cinsel yönelimi de içermektedir. Bu dava ile İnsan Hakları Komitesi, LGBTIQA+ bireylere yönelik ayrımcılığın ele alınmasında emsal teşkil etti.

LGBTIQA+ bireylerin yaşadığı insan hakları ihlalleriyle ilgili endişeler, BM Genel Sekreteri ve diğer üst düzey BM yetkilileri tarafından da dile getirildi. BM bütün organlarıyla LGBTIQA+ bireylerin karşılaştığı sorunları giderek daha fazla ele alıyor.

Avrupa Konseyi

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), LGBTI haklarının uluslararası olarak korunması için ana kaynağı temsil ediyor.

AİHS’nin  14. maddesinde şu ifadeler yer almakta:

Bu Sözleşmede belirtilen hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya diğer görüşler, ulusal veya sosyal köken, ulusal azınlıkla ilişki, mal, doğum veya başka bir statü gibi herhangi bir zeminde ayrım yapılmaksızın güvence altına alınacaktır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatına göre, cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği gerekçesiyle ayrımcılığın yasak olduğunu ve kaldırılması gerektiğini açıkça belirtmektedir.

 

Avrupa Sosyal Şartı, sosyal ve ekonomik insan haklarını güvence altına alan bir Avrupa Konseyi antlaşmasıdır. Sosyal Haklar Komitesi, devletlerin şarta uyumunu izlemekle sorumlu organdır. Sosyal Şart, “bu tüzükte belirtilen haklardan yararlanmanın ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer görüşler, ulusal soy veya sosyal köken, sağlık, ulusal azınlık olma, doğum veya başka bir statü gibi herhangi bir zeminde ayrım yapılmaksızın güvence altına alınmasını” talep eder. Hüküm cinsel yönelime açıkça atıfta bulunmaz. Ancak kesinlikle bugün cinsel yönelim zemininde ayrımcılık yapma yasağını içermektedir.

 

2010’da Avrupa Konseyi üyeleri cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığıyla mücadelede çeşitli önlemler almayı kararlaştırdı. Bu önlemler, dünyanın LGBTIQA+ haklarıyla ilgili ilk kapsamlı hükümetlerarası anlaşmasıdır. Anlaşma üye ülkeleri, LGBTIQA+ bireylerin haklarının korunmasına davet ediyor. Bireylere karşı hoşgörünün teşvikine, politika ve uygulamalarda belirtilen ilke ve önlemlerin uygulanmasını garanti etmeye çağırıyor.

Avrupa Parlementerler Meclisi

Organ, üye devletlerdeki insan haklarını izliyor ve mevcut uygulamaları iyileştirmek için gerekenler konusunda tavsiyelerde bulunuyor. Devletleri, özellikle okullarda, tıpta, orduda, poliste, yargıda ve sporda homofobik tutumlarla mücadele etmek için tüm olumlu önlemleri almaya teşvik ediyor.

Yasal belgeler dışında Avrupa Konseyi LGBTIQA+ bireylerin insan haklarına saygı duyma gerekliliğini belirtiyor. Bunu sağlamayı amaçlayan standartlar hakkında cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılıkla mücadele yayınları yapıyor.


Kaynak:

Political Youth Network

Görsel:

EastCoast Radio

Çevirmen: Ceren Batıgün

Sosyal medyada paylaş

Ceren Batıgün

Ceren Batıgün
Selçuk Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat okuyor. Analog fotoğrafçılıkla uğraşıyor. Kendisini bazen yazdığı yazıların arasında, bazen ise yazamadıklarında bulabilirsiniz.

Leave A Comment