Sosyal medyada paylaş

Türkiye’nin güneyinden üzücü haberler geliyor

Türkiye’nin kuzeyinden üzücü haberler geliyor

Türkiye’nin doğusundan üzücü haberler geliyor

Türkiye’nin batısından üzücü haberler geliyor

Türkiye giderek üzücü bir habere dönüyor…*

Pandemi krizi bize en çok şu sorunun cevabını veriyor: Kriz anlarında ilk kimler gözden çıkarılır?

Pandemi krizi başladığından beri kadın örgütleri önemli bir noktaya dikkat çekmeye çalışıyor: Ev içi şiddetin artma riski zira dün onaylanan yasadan sonra kadın örgütleri pek de haksız sayılmaz. Bahsettiğim yasa: İnfaz yasası ya da tam adıyla “2/2762 Esas Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”dir.

İlk olarak bu yasa ile birlikte hangi suçlar aftan yararlanacak ona bir bakalım: Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, kadına yönelik yaralama, şantaj, tehdit suçları ve çocuk pornografisi yayınlama suçu. Siyasi tutkulular, gazeteciler ve düşünce suçluları ise kapsam dışı bırakıldı.

Af kapsamındaki bu suçları işledikleri için zamanında cezaevine giren kişiler, kadınları “Çıkınca seni öldüreceğim, yarım bıraktığım işi tamamlayacağım.” diye tehdit eden erkeklerdir. İster şiddet uygulasınlar, ister öldürsünler, ister kaçırsınlar; sırtlarını dayadıkları devlet ve erkek adalet sayesinde cezaevine girdikten birkaç ay ya da birkaç sene sonra serbest kalacaklarını biliyorlar. Emine Bulut’un henüz öldürülmeden önce sığındığı karakolda bulunan dört polis amirinin bir risk görmedikleri için tedbir almadığını ve sonrasında olanları hatırlayın. Bu erkekler, deyim yerindeyse zorla içeri tıktıklarımız, evlerine döndüklerinde ne olacak? Fail ile mağdurun aynı evde bir hayat sürmesi ne demektir? Bu hangi yasada yer alıyor? Bu hangi vicdana sığar? Bunun sonucunda oluşacak olan izlerden kim sorumlu olacak? Şimdi sorarım sizlere: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu infaz düzenlemesi hakkında, uygulamadaki sıkıntıların yanında, milletimizin ve kamu vicdanının hassasiyetlerinin de dikkate alınarak hazırlandığını söylemiş. Bu yasanın neresinde vicdan var? Hepimiz biliyoruz ki onların vicdandan anladıkları, sadece bu kelimenin içinde barındırdığı o anlamı sömürmektir.

Her krizi fırsata çevirmesiyle adını tarihe yazdıran AKP hükümeti, bu krizi de fırsata çevirip seçim dönemlerinde bulunduğu vaatlerden birini hayata geçirdi. AKP hükümetinin bu krizi fırsata çevirmesinde muhalefetin de desteğinin olduğunu unutmamak lazım çünkü infaz yasası 51 ret ve 279 kabul oyuyla meclisten geçti. Yasanın geçtiği gece, mecliste bulunan muhalefet milletvekili sayısı 51’di.

AKP hükümeti, başa geldiğinden beri kadınların var olan haklarını onların ellerinden almaya çalışıyor. Buna karşılık gördüğü şey ise güçlü feminist dayanışmasıdır ve hatta eminim ki feminist hareket kimi zaman kâbusu oluyordur ve olmaya da devam edecektir!

Yeter artık, çıkalım zıvanadan.*

*Aslı Serin ve Birhan Keskin’in kaleme aldığı ve anitsayac.com’da yayımlanan şiirden alınmıştır.

Sosyal medyada paylaş

Fatma Kızılırmak

Fatma Kızılırmak
Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat bölümü mezunu. Şu anda Wroclaw Ekonomi Üniversitesi’nde yüksek lisansını yapmakta. Özellikle ekonomi, politika ve feminizm üzerine okumalar yapmayı sever. Ursula Le Guin diyarını ziyaret etmek hobilerinden sadece biri. Şu sözü her daim aklında ‘…küçük ama derin bir umudunun bilincindeydi.’ Queer feminist bir hak savunucusu. Ukulele çalıyor.

Leave A Comment