Kadına Şiddet ve Şiddet Türleri

Leyla Can
Leyla Can
Kjersti Skomsvold’un “Ben turuncuyum ve hiçbir şey turuncuyla kafiyeli değil.” alıntısında kastettiği renktir Leyla. Biraz yoldur, biraz şiir; nitekim Başak Köklükaya’nın iki kaşı arasındaki gölgesine razı fesleğendir. Yolda olmayı ve rastlaşmaları önemser. Kelimeler, cümleler, jestler ve anlar biriktirir. Kendine has zarifliği ile akar sokaklara. Daima öfkeli baktığı çocukluk fotoğraflarının ardında güzel bir kız çocuğu durur geleceğe karşı. Serpilirken sımsıkı sarılıyordur tutkularına. Detayları sever, gizlenmiş olanda bulduğu bağlar onu sıradanlığa. Pencere pervazına çiçekler gibi kitaplar dizer. Yakasına her sabah bir umut, evden çıktığındaysa yüzüne muzur bir gülümse iliştirir. En güzel mahiyeti dostluktur. Ruhu her an alıp başını gitmeler çekerken zaman akmıyormuş gibi dingindir aynı zamanda. Turuncu gibi hiçbir şeyle kafiyeli olmayan bir yaşayışın umut dolu naifliğini hayata döken şiirin başıbozuk hallerine benzer. Düşlerini gerçeğe dökmektir uğraşı. Bir nevi hep mujer naranja.

Rastgele Yazılar

Başkasına Ait Bir Ev

İnsanlık bin yıllardır daha iyi olduğuna inandığı imkânlara doğru bir rota çiziyor. Bu daha iyiye gitme dünyanın tamamında eşit...

Soframızdaki Pestisit

Sanırım pazar kahvaltısının keyfini sevmeyen yoktur. Özellikle de akşam olduğunda aile, eş dost ve tüm sevdiklerimiz yemekte hep berabersek tadından yenmez, evet yenmez… Maalesef artık yenmiyor çünkü günümüzde göz ardı edilen tarım uygulamalarının bir sonucu olarak sofralarımızın tadı eskisi gibi değil. Sebebi ise pestisittir.

Adaleti 193 Gün Bekleyiş: Gülistan Doku

Gülistan Doku’nun kaybolmasının üzerinden 192 gün geçti. Bu 192 gün içerisinde ise hukuki süreç "bilinmeyen güçler tarafından" sürekli sekteye uğratıldı.

Sokakta Kalanlar

İnsan dışındaki canlı varlıkların haklarını savunmak; ekolojiden, çevre haklarından söz etmek ve bu konular uğruna adeta savaşmak... Çok değil, daha bir iki ay öncesine kadar konuştuğumuz konular bunlardı. Ancak hepsini unuttuk; insanlık olarak adeta yaşam savaşı verdiğimiz şu süreçte, dört duvar arasında hasret kaldığımız gökyüzüyle birlikte başka canlıların yaşam savaşlarını da unuttuk. Burada kendimize sormamız gereken tek bir soru var; başka canlıların yaşam hakkı, bizim yaşamlarımız söz konusu olduğunda sona mı ermeli?

İlgili Makaleler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz