Kadın Mücadelesinin Başarısı: Sudan Devrimi

Sudan’da 1983 yılından beri devam eden şeriat yönetimi son buldu. 3 Eylül 2020 tarihinde Sudan geçiş hükümeti başbakanı Abdalla Hamdok ve Sudan Halk Kurtuluş Hareketi ve Kuzey isyancı grubunun lideri Abdülaziz el-Hilu, din ve devlet işlerini ayırmayı kabul eden bir anlaşma imzaladı. Anlaşmaya göre, “Sudan’ın, tüm vatandaşların haklarını güvence altına alan demokratik bir ülke haline gelmesi için anayasa, kendi kaderini tayin hakkına saygı gösteren ‘din ve devletin ayrılması’ ilkesine dayanmalıdır.”

Kadın sünnetinin, kadınların özgürlüklerine karşı şeriata dayalı uygulamaların ve şeriattan kaynaklanan taşlama, dayak gibi cezaların geçtiğimiz aylarda kalktığı Sudan’da 3 Eylül tarihinde yapılan bu anlaşma, laik devlet anlayışını kabul ediyor. Böylece, Sudan’da yıllardır süren dini otoriter rejimin tüm kurumlarıyla ortadan kalkması amaçlanıyor. 

Anlaşmadan Önce Neler Yaşanmıştı?

Sudan’da 30 sene süren Ömer El-Beşir diktatörlüğü, ülke çapında katılımcıları arasında kadınların ve gençlerin yoğunlukta olduğu protestoların ardından 11 Nisan 2019’da askeri darbeyle sona erdirildi. Ömer El-Beşir, demokratik olarak işbaşına gelen hükümeti devirerek 1989’da Sudan’ın başına geçmişti. İktidarda olduğu süre boyunca, ismi yolsuzluk ve Batı Sudan’da bir bölge olan Darfur’daki çatışmalar sırasında işlenen soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara karıştı. Uluslararası Ceza Mahkemesi savcısı Darfur’daki uluslararası suçların soruşturulması için dava açtı ve ilk kez 2009 yılında, daha sonra 2010 yılında tutuklama emirleri çıkardı. Bu emirlerin icra edilmesi için Ömer El-Beşir’in seyahat ettiği ülkelerle bu emirler paylaşıldı. Ömer El-Beşir Uluslararası Ceza Mahkemesi tarihinde görevi başındayken adına soruşturma başlatılan ve yakalama kararları çıkarılan ilk devlet başkanı oldu. Konu uluslararası hukuk doktrininde de bir ilk olarak önemli yer buldu. 

11 Nisan 2019’daki askeri darbeye temel hazırlayan protestolar, başta olumsuz ekonomik koşullar sebebiyle başlamıştı. Aralık 2018’de gelen kemer sıkma politikaları ve keskin devalüasyon politikası insanların yaşam standartlarında düşüşe yol açtı. Ekmek fiyatları bir gece içerisinde 3 katına çıktı. Beslenme, barınma gibi temel haklarından mahrum bırakılan halk, bu durumu protesto etmek için sokağa indi. Protestolar bir süre sonra Ömer El-Beşir hükümetini, sosyal ve siyasi politikalarını geniş çapta eleştiren bir boyuta taşındı ve hükümetin istifası talebi dile getirildi. 

Protestolarda ise en çok dikkat çeken ön saflarda kadınların yer almasıydı. Protesto yapanlar arasında farklı yaşlardan ve görüşlerden kadınların oranı %70’e yakındı. Protesto ve yürüyüşler, Sudan tarihinde yeni değildi zira Sudan sokakları daha önce 2 kez protestolar sonrası hükümetlerin devrildiğine şahitlik etmişti. Ancak bu sefer özellikle kadınların özgürlük ve eşitlik taleplerinin yankılandığı yürüyüşler söz konusuydu. Kadın karşıtı ve cinsiyetçi uygulamalardan kurtulunması gerektiğini düşünen kadınlar sokaklarda şarkılarla, sloganlarla taleplerini dile getirdi. Bunlardan arasında en çok dikkat çeken ise kadınların protesto amaçlı söyledikleri, “Kandaka” adlı şarkıları oldu.

Devrimin Simgesi Kadınlar!

22 yaşındaki protestocu Alaa Salah ise bir arabanın üzerinde yaptığı konuşma sırasında çekilen fotoğrafı ile Sudan’daki protestonun yüzü oldu. Özellikle Ortadoğu’da ve Afrika’da yaşanan gelişmeleri salt bir güç savaşı olarak okuyan, insanların mücadelelerini sıradan olaylar olarak yansıtmaya alışkın uluslararası basının reflekslerini değiştirmesi açısından Alaa Salah’ın, Lana H. Haroun tarafında çekilmiş o sembolik fotoğrafı oldukça önemliydi. Protestoları uzaktan takip eden kişiler için bu bir dönüm noktası oldu. Keza internet erişimi, protestoların başından itibaren kısıtlanmış ve yazılı basına da ciddi kısıtlamalar getirilmişti. Bu sebeple protestoların uluslararası alanda yer bulması uzun süre mümkün olmamıştı.

2019 Aralık ayında, kadınların giyimleri ve dansları dahil kamusal alandaki davranışlarına kısıtlamalar getiren katı bir kamu ahlakı yasası yürürlükten kaldırıldı. 2020 yılının Temmuz ayında ceza hukukunda ciddi bir reform yapıldı. Bu reform, dinden dönme, dinsizlik (irtidat) suçu için ölüm cezasının kaldırılması, taşlama ve dayak gibi cezaların kaldırılması, kadın sünnetinin yasaklanması, gayrimüslimlerin alkol tüketimi üzerindeki yasağın kaldırılması gibi değişiklikler içeriyordu. Din ve devletin ayrılmasını benimseyen güncel anlaşma sonrası, dinin ve dini kuralların günlük yaşamdaki etkisinin kırıldığı, kadınların özgür çağrılarının dinlendiği bir devlet düzeni yıllar sonra Sudan’da mümkün olabilir.

“Kadının Yeri Devrimdir!”

30 yıllık El-Beşir diktatörlüğüne karşı tarihin en büyük isyanı olarak kabul edilen eylemler, “Kadının yeri devrimdir” sloganlarıyla medyada kendinden oldukça söz ettirdi. Eylemlerde kadınların yeri ve mücadelesi, Sudan’da “kadın çağı” yorumlarını beraberinde getirdi. Kadınların temel taleplerini, özgürlük ve kamusal alanda eşitlik isteklerini karşılayan önemli reformlardan birini seyahat özgürlüğü oluşturuyor. Kadınlar artık çocukları ile birlikte seyahat etmek için aileden bir erkeğin onayı olmadan istedikleri yere gidebilecek.

Sudan’da şeriat hükmü sürerken kırbaç cezası gibi onur kırıcı cezalar uygulanıyordu. Bu cezalara özellikle LGBTİ+ bireylerin maruz kaldığı görülüyordu. Sudan’ın eski yasalarına göre, eşcinsellik, 100 kırbaçla cezalandırılıyordu. Tekrarı halinde beş yıl hapisle, üçüncü tekrarda ise ölüm cezasıyla karşı karşıya bırakılıyordu. Kırbaç ve idam cezalarının LGBTİ+ bireyler için kaldırılmasıyla, insan onuruna saygılı, özgür bir toplumun kapıları açıldı. Bu reformların devamının eşcinselliğin suç olmaktan çıkarılmasıyla gelmesi bekleniyor.

Toplumda varlığı kabul edilmeyen kadınların, LGBTİ+ bireylerin bu reformlar ile kamusal alanda görünür oldukları kanıtlanmış oldu. Bununla birlikte gayrimüslimlere uygulanan yasaklar kaldırılarak din ve vicdan özgürlüğünün gerçekleştirilmesine yönelik önemli bir adım atılmış oldu.

Sudan’da tüm vatandaşların haklarının korunmasına yönelik bu reformlar, henüz istendiği seviyeye ulaşmış olmamakla birlikte ayrımcılığa maruz kalan bireylere özgürlüğün yolunu açması bakımından oldukça önemlidir. Sudanlı kadınlar, hükümetin değişmesi ile mücadelelerinin bitmeyeceğini, eşitlik ve özgürlük taleplerinin her daim peşinde olacaklarını belirtti.


Kaynak:

“Sudan Coup: Why Omar al-Bashir Was Overthrown”. BBC. 15 Nisan 2019. İnternet. Erişim Tarihi: 10 Eylül 2020. https://www.bbc.com/news/world-africa-47852496

“Scared, Worried and Hopeful: A Sudanese Photographer’s View of the Uprising”. Middle East Eye. 14 Nisan 2019. İnternet. Erişim Tarihi: 10 Eylül 2020. https://www.middleeasteye.net/news/scared-worried-and-hopeful-sudanese-photographers-view-uprising

“Sudanese State Embraces Secularism”. Humanists International. 7 Eylül 2020. İnternet. Erişim Tarihi: 10 Eylül 2020. https://humanists.international/2020/09/sudanese-state-embraces-secularism/

“Sudan Ends 30 Years of Islamic Law by Separating Religion, State”. Bloomberg. 9 Nisan 2020. İnternet. Erişim Tarihi: 10 Eylül 2020. https://www.bloomberg.com/news/articles/2020-09-04/sudan-ends-30-years-of-islamic-law-by-separating-religion-state

“The Enemies of Sudan’s Democracy Are Lurking Everywhere”. Foreign Policy. 12 Haziran 2019. İnternet. Erişim Tarihi: 10 Eylül 2020. https://foreignpolicy.com/2019/12/06/sudan-democracy-enemies-everywhere-bashir//

“Sudan Repeals Public Order Law Restricting Women’s Behaviour”. Irish Times. 29 Kasım 2019. İnternet. Erişim Tarihi: 10 Eylül 2020. irishtimes.com/news/world/africa/sudan-repeals-public-order-law-restricting-women-s-behaviour-1.4099134

“‘Great First Step’ as Sudan Lifts Death Penalty and Flogging for Gay Sex”. Reuters. 16 Temmuz 2020. İnternet. Erişim Tarihi: 11 Eylül 2020. https://www.reuters.com/article/us-sudan-lgbt-rights-trfn/great-first-step-as-sudan-lifts-death-penalty-and-flogging-for-gay-sex-idUSKCN24H30J

Görsel: Lana H. Haroun

Begüm Acar
Begüm Acar
"Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi, ENT Dergi yazarı ve Ekoloji editörü. Çocukken hayali belediye başkanı olmak iken, Hukuk Fakültesi'nin getirdiği şok ile ileride üzüm bağı işletmek istiyor. Özellikle, uluslararası ceza hukuku ve insan hakları hukukuyla ilgileniyor. Tek bir şeyle ilgilenmeye bünyesi elvermediği için aklı daima birden fazla projeyle meşgul. Boş zamanlarında çevresindeki insanlara MBTI ve Enneagram testleri yapıyor. Hukuk dışında psikoloji ve mimari ile de ilgileniyor."

Rastgele Yazılar

Büyüsü Bozulmuş Dünyada Vergi Rekortmenleri

Konumuz Türkiye'nin vergi rekortmenleri değil tabi ki konumuz bu vergi rekorlarının ne ölçüde halka cehennem olduğunu ve sözde rekortmenler için nasıl bir...

Stockholm Sendromu

Yazıma başlamadan önce en sevdiğim müzik grubu olan Muse’un en güzel şarkılarından biri olan “Stockholm Syndrome”u buraya bırakayım ki okurken size eşlik...

Yanan Keşiş: Zulme Karşı Kendini Yakan Budist Rahip

Dikkat! Metnin içinde bulunan görseller bazı okurlar için rahatsız edici olabilir. Thích Quảng Đức (Yanan Keşiş), Ngô Đình...

Tanrı Neden Dişil Değildir?

Tanrı’dan bahsetmek için Tanrı'ya herhangi bir ''şey'' dememiz gerekir ve bunu yaparken de zamirlerden kaçınmak oldukça zahmetli bir durumdur.

İlgili Makaleler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz