Kategoriler
    More

      Kadın Genital Mutilasyonu: Kültürel mi Dini mi Tartışması

      Kadın genital mutilasyonunun (KGM) veya halk arasındaki ismiyle kadın sünnetinin kültürel mi yoksa dini bir etkinlik mi olduğunu anlamak için öncelikle KGM’nin ne olduğu ve tarihçesi bilinmelidir. Dünya Sağlık Örgütü, KGM’yi şu şekilde tanımlamıştır: “Sağlıkla ilgili bir sebep olmaksızın, kadın dış genital organlarının bir kısmının veya tamamının kesilip çıkarılması veya kadın genital organlarına zarar verilmesidir.”

      Kadının psikolojik ve fizyolojik sağlığına zarar veren, onu ikincil statüde tutan, geleneksel ve ataerkil toplumun bir dayatması olan KGM; her ne kadar halk arasında “sünnet” terimiyle ifade edilse de “mutilasyon” terimini kullanmak daha doğru olur. Çünkü herhangi bir tıbbi nedene dayanmadan kadının genital organını eksiltme, kesme veya bozma işlemi “sakatlama” anlamına gelen “mutilasyon” kavramıyla daha çok örtüşmektedir.

      KGM’nin tarihçesiyle ilgili kesin bir kanıya varılamamakla birlikte fiziksel kanıt yetersizliğinden dolayı farklı görüşler ortaya atılmıştır. Bu görüşlerden biri KGM’nin M.Ö. 15.000’li yıllara dayandığıdır. Diğer bir görüş ise M.Ö. 4000 yılında Antik Mısır’da uygulanmaya başladığı yönündedir. M.Ö. 5. Yüzyılda az sayıda da olsa Mısır mumyalarında bu uygulamanın gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. KGM hakkındaki ilk yazılı bilgiye ise M.Ö. 25. Yüzyılda Mısısr’a giden Yunan coğrafyacı Strabo’nun metinlerinden ulaşılmıştır.  

      Dünya Sağlık Örgütü tarafından KGM 4 çeşide ayrılmıştır:

      • Klitoridektomi: Klitorisin kısmet veya tamamen çıkarılması ya da nadiren de olsa klitorisle birlikte klitorisi çevreleyen sünnet derisinin de çıkarılmasıdır.
      • Eksizyon: Klitorisi çevreleyen dış dudaklarla beraber veya ayrı, klitorisi çevreleyen iç dudakların kısmen veya tamamen çıkarılmasıdır.
      • İnfibulasyon: Vajina yolu mühürlenerek daraltılır. Bu mühür, klitorisi çıkararak veya çıkarmadan iç dudaklar veya dış dudakların birbirine dikilmesiyle gerçekleştirilir. Yalnızca idrar ve kan çıkışı için küçük bir delik bırakılır.
      • Diğer: Medikal olmayan sebeplerle kadın genital organına zarar veren diğer bütün uygulamalardır. (genital bölgeyi delme, oyma, soyma, yakma vb.)

      KGM tiplerinin uygulanma sıklığına bakıldığında yaklaşık % 80’ini Tip 1 ve Tip 2’nin oluşturduğu görülmektedir. Daha ağır bir teknik olan infibulasyonun oranı ise %15 civarındadır.

      Günümüzde Kadın Genital Mutilasyonu

      KGM, günümüzde Afrika’nın 28 ülkesinde yoğun olarak görülmekle beraber Orta Doğru ve Asya ülkelerinde yaygın olarak uygulanmaktadır. Bu ülkelerden Avustralya, Kanada, Avrupa, Yeni Zelanda ve ABD’ye göç eden küçük göçmen gruplarda da bu uygulamanın devam ettiği görülmektedir.

      Bugün dünya genelinde KGM’ye maruz kalmış 100-140 milyon kız ve kadın yaşamaktadır. Bununla birlikte her yıl yaklaşık 3.3 milyon kız KGM uygulaması riski altındadır.

      Müslüman ülkelerde KGM her ne kadar dini gerekçelere dayandırılsa da bu uygulama sosyal, kültürel, ailevi, dini faktörlerin ortaya çıkardığı kültürel bir gelenektir. KGM’yi ve KGM’nin kadında ve toplumda etkisini daha iyi anlayabilmek için bu uygulama tıbbi, etik, dini ve sosyokültürel olmak üzere dört perspektiften incelenebilir.

      Tıbbi Perspektiften Kadın Genital Mutilasyonu

      KGM’nin tıbbi olarak kanıtlanan hiçbir faydası yoktur. Bununla birlikte pek çok psikolojik ve fizyolojik sağlık sorununa da yol açar. Hatta bu sağlık sorunları sadece KGM’yi uygulama esnasında, yani kısa vadede değil, uygulamadan çok sonra da -geç dönemde- görülebilir. Erken dönemde oluşan sorunlara şiddetli ağrı, kanama, şok, kangren, HIV ve Hepatit B-C gibi enfeksiyonlar, idrar yapamama, idrar kanalında ve bağırsakta hasar ve hatta ölüm örnek verilebilir. Uzun vadede oluşan sağlık problemleri ise idrar yolu enfeksiyonları ve idrarda zorlanma, böbrek yetmezliği, kısırlık, apse, kist oluşumu, gebelik sorunları ve yenidoğan ölümleri, ağrılı ve zevksiz cinsel ilişki, psikolojik travmalar, anksiyete ve depresyondur.

      Etik Perspektiften Kadın Genital Mutilasyonu

      KGM’ye etik perspektiften bakıldığında genel kabul gören temel etik prensiplerin tümüne aykırı olduğu görülmektedir. Bu uygulama etiğin adalet, özerklilik, yararlılık ve zarar vermeme ilkesine ters düşmektedir.

      KGM;

      • toplumsal ve ataerkil gerekçelerle kadın bedenine hasar vermesi bakımından adalet ilkesini,
      • çoğunlukla kadının rızası olmadan hatta zorla uygulanması bakımından özerklik ilkesini,
      • kadına psikolojik ve fizyolojik olarak hiçbir faydası olmadığı için yararlılık ilkesini,
      • bununla birlikte yararı olmadığı gibi kadını sakatladığı için zarar vermeme ilkesini ihlal eder.

      Dini Perspektiften Kadın Genital Mutilasyonu

      KGM genel olarak dinle ilişkilendirilmesine ve uygulanma gerekçesi olarak dinin gösterilmesine karşın yalnızca tek bir dinde görülmemektedir. Yoğunlukla Afrika’nın Müslüman ülkelerinde uygulanmasının yanı sıra hem Hristiyan hem de Yahudi topluluklarda az olsa KGM’ye rastlanmaktadır.

      İslam dininde KGM’nin dayandırıldığı bazı hadisler bulunmaktadır. Bu hadislerin yanı sıra şunu not olarak geçmek istiyorum: Hz. Muhammet ve Hz. İbrahim’in kızlarına ve kız torunlarına sünnet emretmediği ve yaptırmadığı bilinmektedir.

      Kültürel Perspektiften Kadın Genital Mutilasyonu

      KGM’ye kültürel açıdan bakıldığında, tarih boyunca pek çok gerekçe sunulmuştur:

      • Kadına yüksek toplumsal statü kazandırma,
      • Kadını pislikten arındırma/temizleme,
      • Evliliğin ön şartı olan bekaretin korunması,
      • Mental sorunları önleme,
      • Tam bir kadın olmanın ön şartı

      Bu gerekçelerin hiçbiri bilimsel değildir; yalnızca birer “mit”ten ibarettirler.

      Tüm bunlardan yola çıkarak KGM’nin tıbbi açıdan hiçbir yararı olmaması, hatta etik ilkelerin tümünü ihlal etmesinin yanında hala uygulandığını görmekteyiz. KGM, topluma karşı sorumlu bireyler yetiştirmeyi sağlayan bir ergenliğe geçiş ritüeli olarak görülmektedir. Bu gerekçelere bakıldığında KGM’nin kültürel olduğunu söylemek yanlış olmaz.

      Sünnet, kızlara bir şölen edasıyla sunulur ve kadınlığa geçişleri olarak kutlanır. KGM, kızlara hediyeler, elbiseler ve eğlenceler vaat ederek gerçekleştirilir. Bu da bize KGM’nin kültürel olduğunu ve kültür içinde nasıl şekillendiğini gösterir.

      KGM’nin günümüzde hala devam ediyor olmasının sebebi kızların ve kadınların toplumda kabul görme arzusuna dayanır. Sosyal statü edinme isteği de ağır basmaktadır. Bu sebepler tam olarak bize KGM’nin kültürel olduğunu kanıtlamaktadır.

      KGM Kültürel Mi Yoksa Dini Mi?

      Tüm bu bilgilerin ışığında KGM’ye bakıldığında, onun daha çok kültürel bir ritüel olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu fikri şu argümanlar desteklemektedir:

      • KGM, tek tanrılı dinlerden çok daha önce uygulanmaktaydı.
      • Tek tanrılı dinlerin kutsal emirlerinde KGM’ye dair bir emir bulunmamaktadır.
      • KGM’nin uygulandığı toplumlar birbirine çok yakın, komşu coğrafyalarda yer almaktadır.
      • KGM uygulanan Yahudi Falaşalar (Etiyopya) ve Hristiyan Saralar (Çad) Afrika’da bulunmaktadır.
      Beste Begüm Yigit
      Beste Begüm Yigit
      Ege Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden taze mezun. Ent Dergi'de yazar ve Yaşam Kategorisi editörü. Kendini tanımlamayı ve kimliği reddeden biri. Hayvan sömürüsüne karşı. Kadın, LGBTİ+ ve azınlıklar konusunda aktivist. Analog makinelere, tiyatroya ve bağımsız sinemaya ilgili. Çoğunlukla okur kimi zaman yazar.

      Rastgele Yazılar

      Covid-19 ve Haber Alma Özgürlüğü: “Yaşar Usta” Örneği

      Tüm dünyada ve Türkiye’de hızla yayılan Covid-19 virüsü her bir ülkenin almış olduğu, yaptırım dereceleri farklı önlemlerle durdurulmaya çalışılıyor. Birçok ülkede hayat...

      Toplum 5.0

      Endüstri devrimlerinin merkezi ve amacı, aslında insan ve insanın refah seviyesini iyileştirmek değildir. Asıl amaç: İnsanı, zekasını kontrol altına almak suretiyle yönetmektir.

      Gaslighting: En Tehlikeli Psikolojik Manipülasyon Biçimi

      Gaslighting uygulayan kişinin temel amacı hedefindeki kişiyi elinde tutmaktır. Eğer bu kişi istismarcıyla aynı fikirde olmaz ya da onu sorgularsa, istismarcı kendisini "mağdur duruma düşürülen" biri olarak göstermeye çalışabilmektedir.

      Lilith: Karanlıkta Uçan Kadın

      Yahudi geleneğinin en kötü iblisi olarak görülen Lilith, feminist bir kahramana dönüşüyor. “Bir yanım güzeldir benim, Ama hangi yanım, asla...

      İlgili Makaleler

      CEVAP VER

      Lütfen yorumunuzu giriniz!
      Lütfen isminizi buraya giriniz