İnterseks Bebeklerde Cinsiyet Ataması Sorunu

İnterseks bireyler tüm dünyada yer bulmuş ikili cinsiyet sistemine göre kategorize edilen kadın/erkek cinsiyetlerine tam anlamıyla uymayan veya iki cinsiyetten de özellikler barındıran kişilerdir. Kromozomlar, hormonlar, genital organlar gibi cinsiyet özellikleri ikili cinsiyet sistemine katı şekliyle uymaz. İkili cinsiyet sistemi doğada görülmeyen fakat insanlar tarafından yaratılmış sosyal ve hukuki sonuçları olan bir sistemdir. Katı şekilde erkek cinsiyetine uyumlu olarak doğmakla kimliğin renginin belirlenmesi, miras payının belirlenmesi, sosyal statü, beklenen davranışlar gibi sosyolojik durumlar, biyolojik kimliğin erkek olarak kayıtlara geçmesi gibi birçok vakada vuku bulur. Fakat iki cinsiyetle doğmuş olan bir interseks bebek için günümüzde doktorlar, ebeveynlere interseks bebekler üzerinde cerrahi müdahale veya başka tıbbi müdahale isteyip istemediklerini soruyor.

Toplum ve devletlerin çoğunluğunun sadece iki cinsiyeti kabul ettiği bir dünyada interseks bireylerin ve bedenlerinin varlığı tanınmıyor. Bunun yerine sağlıklı interseks bedenler bir “tıbbi problem” olarak algılanıyor ve “psikososyal acil durum”  olarak cerrahi, hormonal ya da başka tıbbi ve psikolojik müdahalelerde bulunuluyor.  Yazımızın konusu; bu müdahalenin tarihçesi, gerekli olup olmadığı ve interseks bireyler için ileriki yaşlarda yaşadıkları problemlerden oluşmaktadır.

Tarihsel açıdan intersekslerin durumuna bakacak olursak; Aristoteles’e göre iki cinsiyet dışında başka bir cinsiyetin varlığı mümkün değildir. Hipokratik yaklaşım ise cinsiyetin ara formlarının olabileceğini söyler. 16.yy’da ise medeni hukuk ve kilise intersekslerin kendilerini hangi cinsiyete uygun görürlerse kilise ve hukuk önünde o cinsiyetle muamele göreceklerini söylemiştir. Bu cinsiyet, genellikle doğum sonrası ebeveynler ve ebeler tarafından atanan cinsiyet olmaktadır. Daha sonraki süreçlerde laparotomi ve biyopsi tekniklerinin gelişmesiyle eşey organlarının incelenmesi mümkün hale gelmiştir. Bunun sonucunda eşey organlarına bakılarak kadın veya erkek olarak sınıflandırılamayan kişilerle karşılaşılmıştır. Örneğin, göğüsleri ve uzun bir klitorisi olan aynı zamanda menstrüasyon dönemi geçirmeyen bir kişiyle karşılaşılmıştır. Bu kişiye yapılan biyopsinin ardından hem sperm hem yumurta üreten ovo-testislere sahip olduğu anlaşılmıştır.

İnterseks “Tedavisi” ve Eleştirileri

Bell Kleps, karşılaştığı bu ve benzeri örnekler üzerine cinsiyetin sadece eşey organlarına bakılarak belirlenemeyeceğini söylemiştir. Kişinin belirli bir esneklik içerisinde hem davranışsal hem bedensel özelliklerinin bütünsel bir şekilde göz önünde bulundurularak cinsiyetin belirlenmesini önermiştir. 20. yüzyılın ilk yarısında interseksüelliğe yönelik tıbbi yaklaşımlar gözlemleme ve sınıflandırmanın ötesine geçerek müdahaleye odaklı olmaya başlamıştır. Ek olarak hormonların cinsel gelişimine olan etkisi araştırılmaya başlanmıştır. 1940’lı yılların sonuna doğru interseks ‘’tedavisi’’ için ürologlar belirsiz genital organların ’’düzeltici ameliyat’’  yoluyla tedavi edilmesini önerirken, endokrinologlar hormon tedavisini önermişlerdir.

Money, yürütülen tartışmalar devam ederken tıbbi tedavide hala eşey organlarını temel alan bir cinsiyet belirleme yönteminin uygulanmasını eleştirmiştir. Bu yaklaşımı eleştirdiği noktalardan birincisi, yaklaşımın interseks bireylerin psikolojik durumlarını göz ardı ediyor olmasıdır. İkinci eleştirdiği nokta ise yaklaşımın kişilerin ergenlik döneminde geçirecekleri fiziksel gelişimi hesaba katmıyor olmasıdır. Bu noktada Money, interseks bireylerin ergenlik ve yetişkinlik döneminde kendilerine atanan cinsiyetle ‘’uyuşma’’ bulunan cinsel eğilim ve davranışlar gösteriyor olmasını sorunsallaştırmıştır. Fakat Money teorisinde interseksüelliğin doğum anında fark edilmesi ve çok geçmeden cinsiyet ataması yapılmasını ve karar verilen cinsiyete göre tıbbi bir müdahale uygulanmasını önermiştir. Money’nin teorisinin yaygın bir kabul görmesine etki eden önemli bir durum, erken dönemde cinsiyetin sabitlenmesi ve sonraki yıllarda sorun çıkmasının önüne geçme iddiasında olmasıdır. Günümüzde de tıbben gerekli olmamasına rağmen ebeveynlerin tercihine göre interseks bebeklere cinsiyet atanıyor ve bebeğin gelecekteki iradesi baştan yok sayılıyor.

İnterseks Aktivizmi

İnterseks aktivizminden bahsedecek olursak Dünya‟da kurulan ilk interseks örgütü olan Kuzey Amerika İnterseks Topluluğu (ISNA)’na değinmek gerekir. Örgüt 1993 yılında ABD’de kurulmuştur. Topluluğu kuran Cheryl Chase bebeklik ve çocukluk döneminde interseksüel olması sebebiyle cerrahi operasyonları da içeren çeşitli tıbbi müdahaleler geçirmiş olan interseks bir bireydir. İnterseks olduğunu ve bu sebeple kendisine çocukken ve bebekken bir takım cerrahi operasyonlar uygulandığını 19 yaşından sonra öğrenmiştir. Chase’in tıbbi müdahale geçiren diğer interseks bireyler ile iletişim kurmasında geçirdiği tıbbi müdahalelerden zarar görmüş olmasının önemli bir etkisi vardır. Chase, kendisi hakkındaki bilgilerin ondan saklanması ve geçirdiği klitoris ameliyatı sebebiyle cinsel duyarlılığını yitirdiği için duyduğu üzüntü ve kızgınlık karşısında onunla benzer durumda olan kişilere ulaşmak için girişimlerde bulunmaya başlamıştır. Chase internet aracılığıyla ülke içerisindeki farklı şehirlerden interseks bireyleri bir araya getiren bir iletişim ağı kurmuştur ve böylece 1993 yılında ISNA kurulmuştur.

İnterseks Bireylerin Zihinsel ve Fiziksel Sağlığı

2005 – 2007 yılları arasında bir Alman tıp ekibi tarafından yürütülen çalışmada Almanya, Avusturya ve İsviçre’den her yaşta 439 interseks bireyin deneyimleri incelenmiştir. Katılımcıların %81’i cinsiyet gelişim bozukluğu teşhisine bağlı olarak bir ya da daha fazla cerrahi operasyon geçirmiştir. Katılan yetişkinlerin yaklaşık %50’si psikolojik problemleri olduğunu, fiziksel sağlıkları ve cinsel hayatları ile ilgili sıkıntılar yaşadıklarını ifade etmiştir. Katılımcıların üçte ikisi bu problemleri rızaları dışında geçirdikleri tıbbi ve cerrahi müdahalelere bağlıyorlar. Katılımcı çocuklarda ciddi rahatsızlıklar, aile hayatlarında ve fiziksel durumlarında sıkıntılar görülüyor.

Uluslararası interseks insan hakları hareketi, ortak taleplerini 2013 yılında 3. Uluslararası İnterseks Forumu’nda Malta Deklarasyonu ile açıkladılar. Deklarasyon, genital cerrahi ameliyatların, psikolojik ve diğer tedaviler gibi sakatlayıcı ve “normalleştirici” müdahalelerin sona erdirilmesini talep ediyor. Bunların yerine, interseks bireylerin bedensel bütünlüklerini etkileyen kararları kendilerinin alabilmesinin, fiziksel özerklik ve kendi geleceğini tayin etme hakkının yolunun açılması isteniyor.

Kaynak:

Görsel: https://tr.pinterest.com/pin/135811745001509058/

http://www.kaosgldernegi.org/resim/yayin/dl/insan_haklari_ve_interseksweb.pdf

https://www.ilga-europe.org/sites/default/files/tool_kit_in_turkish.pdf

Rastgele Yazılar

Altın Çağ Safsatası: Eski Günler Daha Mı Güzeldi?

Altın çağ safsatası, eski günlerin günümüzden daha güzel olduğunu sanma durumuna verilen isimdir. Biraz daha açmak gerekirse altın çağ safsatası; günümüzdeki kötülüklere...

Cinsel Kimlik Tabusu

Toplumda alışagelmiş, kabul edilmiş, tabulaşmış birtakım profiller, kalıplar var. Doğduğumuz an çevremizdekiler kim olacağımızı belirlemeye çalışıyor ve bu hayatımız boyunca devam ediyor....

İnsansız Doğa

İtalya’da virüsten sonra insansız hale gelen Venedik’in Büyük Kanal bölgesinde yunuslar ve kuğular çıkageldi, ayrıca Cagliari bölgesinde de feribotların çalışmaması nedeniyle aynı...

Neuralink Nedir, Ne Değildir?

Neuralink Corparation, Elon Musk ve kurucu ekibi tarafından kurulan ve implante edilebilir beyin-bilgisayar arayüzleri geliştiren bir Amerikan "ticari" nöroteknoloji şirketidir.

İlgili Makaleler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz