Kitabın arasına ayraç koymak ”ben bu kitaba devam edeceğim” demektir. Bu da ” yaşamaya devam edeceğim, sabaha çıkcağım” demenin başka bir yolu sanırım. Melek Aslan da kaldığı yerden kitabına, direndiği yerden yaşamaya devam etmek için aslında her şeyi yaptı. Günlerdir her yerde gördüğümüz o meşhur delil fotoğrafındaki kitap ayracı kim bilir kaç kadının ciğerine ciğerine battı. Kaçımıza ”belki de sıra bende” dedirtti.


Ne Olmuştu?


Birkaç gün önce Diyarbakır’da sokak ortasında bir kadın cesedi bulundu. Melek Aslan adındaki kadın erkek kardeşi Mustafa Aslan tarafından öldürüldü. Melek’in hikayesi birçok kadın gibi yaşamak için her yolun denendiği hikayelerden.


Melek kendisini tehdit eden eski sevgilisi Orhan Vatansever’den Eylül ayında şikayetçi oldu, yine o erkeğin kendisine zarar vermesinden korkup kısa süre sonra şikayetini geri çekti ama olacakları önleyemedi. Kendisini sürekli ailesine yalan yanlış şeyler anlatmakla tehdit eden erkeğin psikolojik şiddetiyle başlıyor Melek’in bizdeki hikayesi. Orhan Vatansever dediğini yapıyor, Melek’in ailesine ulaşıyor. Sonra arkadaşlarının ifadeleri ortaya çıktı ve Melek’in ailesi tarafından da baskı gördüğü anlaşıldı. Annesi evlenmesini, babası üniversite okumamasını istiyor. Melek üniversite okumak için Adıyaman’daki aile evinden çıkıp Diyarbakır’a geliyor. Yine arkadaşlarının anlattığına göre sevip güvendiği tek insan, erkek kardeşi Mustafa. Cinayetin azmettiricisi olduğu iddia edilen Orhan Vatansever’in aileye anlattıklarının ardından Mustafa, Melek’in peşine düşüyor ve Diyarbakır’da buluyor onu. Sonrası günlerdir önümüze düşen fotoğraflardaki görüntü. Erkek kardeş Melek’i vuruyor ve Melek ölüyor.


İki Kitap Bir Not Defteri

Hayatta kalmak ve üniversite okumak için yaşadığı şehirden kaçmak zorunda kalan, aile baskısından erkek şiddetine Türkiye’de kadın olmanın her kahrını çeken Melek, ardında bıraktığı fotoğrafla kısa bir kadınlık özeti. Yeni mezun matematik öğretmeni Melek aramızdan ayrılırken, biz bir kişi daha eksilirken hafızamızdan kolay kolay silinmeyecek o görüntü kaldı geriye. Parkta kitap okuyan bir kadın, kitabın arasında bir ayraç ve ”yine kadın cinayeti” cümlesiyle başlayan gazete manşetleri. Evet yine kadın cinayeti, yine eksiliyoruz, yine öldürülüyoruz, yine yaşamak için tırnaklarımızı geçirmek zorunda kalıyoruz hayata. ”Şanslılarımız” bir şekilde hayatta, gidenlerin ardından yazı yazabilecek durumda. Şanssız olanlarımızı abi, kardeş, baba, sevgili ya da eş yakaladı, sokak ortasında vurdu.

Peki bu böyle mi gidecek? Elbette hayır! Bizler, nice Meleklerin kız kardeşleri; bizler Melek’in yerde kalan kitabını alıp kaldığı yerden okumaya devam edeceğiz, tek bir kadın bile hayatta kalmak için savaşmak zorunda kalmayana dek mücadele edeceğiz, katiller hak ettikleri cezayı alana dek her davanın takipçisi olacağız, iki elimizi çekmeyeceğiz erkeklerin yakasından! Sevgili kadınlar; başka Melekler ölmesin diye, iki eliniz erkeklerin yakasında olsun. Ne kitaplarımız ne hayallerimiz ne de hayatlarımız yarım kalsın.

About the Author: Dilara Çelik

Dilara Çelik
Akdeniz Üniversitesi mezunu, mesleğe küsmüş gazeteci. Ent Dergi gündem editörü/yazarı. Fotoğraf tutkunu, özel fotoğrafçı. Babasının prensesi olamayan biri. Bir köpek annesi. Eski sosyalist şimdilerde aktivist. Zırhı paslanmış bir kahraman.

Leave A Comment