Talihsiz Iphigenia
Agamemnon önderliğindeki Akha ordusu, Troya’ya doğru yelken açmaktaydı. Biraz dinlenmek ve belki de denizden biraz uzaklaşmak için donanma Aulis’te mola vermişti. Avlanmayı çok seven başkomutan Agamemnon kırlara atmıştı kendisini. Usulca pusmuştu bir kenara ve beklemişti. Gözüne atik, kehribar renginde bir geyik takıldı Agamemnon’un. Anında avlıdı geyiği ve sırtına yükledi. Geri dönmeye karar vermişti artık. Büyük büyük yürüdü o geyikle, pek keyifliydi olacaklardan habersiz. Sulara çıktı yine yüce donanması Akhaların, ilerlediler biraz ama nafile. Yaprak bile kıpırdamıyordu, yelkenler başlarını eğmiş kaptanlara adeta mahcup mahcup bakıyorlardı. Uzun zaman bekledi donanma, rüzgâr esmek bilmiyordu. Kuşku kapladı içini başkomutanın. Gitti hemen bir kâhine danışmaya. Öğrendi ki Tanrıça Artemis öfkeye kapılmış, onunmuş o geyik ayrıca büyük büyük yürümesine de kızmış. Başkomutan da donanma da korkuyla titredi. Artemis’in gönlünü almadan imkansızdı yol almak, savaşı kazanmak. Uzun uzun tartıştı ileri gelenler. Uzun uzun düşündüler ne yapmalı diye. Kurban vermeleri konusunda anlaştı herkes ama Artemis’in sinirini öyle küçük şeylerle dindiremezlerdi. Agamemnon düşündü ve güzeller güzeli kızı Iphigenia’yı kurban edeceğine karar verdi. Savaş ve kan hırsı kaplamıştı gözünü, kendi kızını acımasızca kurban edecekti. Her şey ayarlandı, ritüeller tam yerindeydi. Başkomutan tam kurban edecekti ki güzeller güzeli Iphigenia’yı, Artemis acıdı bu güzelliğe. Hemen müdahale etti olaya kaçırdı onu oradan kendisine hizmet etmek üzere, bir dişi geyik yerleştirdi onun yerine. Rüzgârlar yine esti, yelkenler yine kabardı ve donanma son hız Troya’ya doğru yol almaya devam etti.

Taygete Beni Artemis’e Adadı
Artemis geziniyordu bir gün Lykos Dağlarının eteklerinde. Beş tane geyik gördü otlanırken. Dördünü aldı arabasına onu çekmesi için, beşinci geyik ise kutsaldı dokunamazdı kimse ona. Taygete adındaki genç bir kızdı o geyik. Artemis, Zeus’tan korumak için dönüştürmüştü onu bu eşsiz varlığa. Zeus’tan kurtulunca tekrar insan formuna dönüştü Taygete, şekline girdiği altın boynuzlu geyiği de üzerinde ‘’Taygete beni Artemis’e adadı’’ yazan bir kolyeyle tanrıçaya armağan etti. Bu yüzden kutsaldı bu geyik. Parmak bile değse günahtı.
Bir gün kuzeni Eurystheus’un emriyle, olaylardan haberdar olmayan Herakles düştü bu güzel hayvanın peşine. Geyik için ekinleri talan eden bir canavar demişlerdi çünkü Herakles’e. Daldı ormanlara aradı geyiği, buldu en sonunda ama öyle kolay olmayacaktı işler. Çok hızlı koşan geyiği tam bir yıl boyunca kovaladı Herakles. Sonunda yorgun düştü bu güzel yaratık ve yaralandı Herakles tarafından. Attı omzuna hayvanı kuzeninin yolunu tuttu. O da büyük büyük yürüdü aynı Agamemnon gibi. Artemis ve Apollon gördüler Herakles’i. Çok öfkelendi ikisi de. Söylediler Herakles’e büyük bir günah işlediğini. Korktu Herakles yalvarmaya başladı. Söyledi bihaber olduğunu, avlar mıydı yoksa bu altın boynuzlu güzeller güzeli canlıyı. En sonunda kuzeni geldi aklına. Bütün suçu attı ona kurtulmak için. ”O” dedi ”o verdi bütün emri, o söyledi bu kutsal varlığı avlamamı. Ekinleri talan eden canavar değilmiş oysa bu geyik.’’ dedi. Gitti kuzeninin yanına, tam verecekken geyiği bıraktı ipini kaçtı yaralı geyik. Böylece hem emri yerine getirmiş oldu Herakles hem de günahtan kaçınmış oldu. Zeus’un da oğlu olmanın verdiği avantajla, affetti Artemis ve Apollon onu ama altın boynuzlu, güzeller güzeli, çok hızlı koşan geyik yaralandı.

Kaynakça
Hayvan Mitosları-Deniz Gezgin
Görsel

Sosyal medyada paylaş

Ege Demirkahyalılar

2001 yılında İzmir Karşıyaka’da doğdu. Şu an Eskişehir’de yaşıyor. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde öğrenim görmekte. Kendini kitaplarda ve yazılarında buluyor. Ent Dergi’de Kültür&Sanat kategorisine düzenli olarak yazılar yazıyor.
Published On: Aralık 10th, 2021Categories: Kültür & Sanat, Mitoloji0 Yorum

Leave A Comment