Muzaffer Şerif, sosyal psikolojinin kurucularından sayılan ve sosyal psikoloji alanının gelişimine çok fazla katkı sağlamış olan bir bilim insanıdır. 1954 yılında Carolyn Wood Şerif ile birlikte Robbers Cave deneyini gerçekleştirerek sosyal psikoloji alanına çok büyük bir katkı daha yapmıştır. Muzaffer Şerif ve Carolyn Wood Şerif, bu deney ile “gerçekçi çatışma teorisi” adlı teoriyi test etmişlerdir. Deney sayesinde elde edilen veriler, günümüzde bile kullanılan grup ve gruplar arası süreçler ile ilgili teorilere öncü olmuştur.

Gerçekçi çatışma teorisi nedir?

Elimizde sınırlı kaynaklar olduğu zaman bu kaynakları “bizden olana” sunma ve onunla paylaşma eğilimindeyizdir. Bunun yanında bize de zararı olan bir sorunun çözümü söz konusuysa rakip gördüğümüz kişi ve gruplarla iş birliği yapmaktan da çekinmeyiz. Bu durum; sosyal psikologların yıllardır üzerinde çok düşündükleri, deneyler tasarladıkları ve çeşitli şekillerde kendi fikirlerini oluşturdukları “gerçekçi çatışma teorisi” ile açıklanmaktadır. Teoriye göre sınırlı bir kaynak ve çelişen hedefler varsa gruplar arası bir düşmanlık oluşması çok olağandır. Gruplar arasında gelişen bu düşmanlık, dış gruba karşı ön yargılı ve ayrımcı bir tutum geliştirilmesine de sebep olur. Para, siyasi güç, korunma ve statü gibi gerçek olan veya algılanan tehditler, kişilerin bu düşmanlığı ve rekabeti geliştirmesinde belirleyici olabilir.

Bir taraf kazandığında diğer tarafın kaybettiği, diğer bir deyişle bir tarafın kaynak elde etme konusunda kazandıklarının diğer tarafa eksi olarak etki ettiği durumlardaki kaynaklara “sıfır toplamlı kaynak” adı verilir. Bu tip kaynakların paylaşıldığı durumlarda kişiler, agresif tavırlar takınabilirler. Çatışma ve rekabetin şiddeti ile uzunluğu, kaynağa atfedilen değerle doğru orantılıdır. Grupların ortak kazanç sağlayacakları bir kaynak üzerinde çalışmalarını gerektiren durumlarda pozitif bir iletişim ve birleştirici bir tavır ortaya çıkabilir.

Robbers Cave deneyi

Robbers Cave deneyi

Araştırmacılar, kendilerini klasik bir yaz kampına gidiyor sanan ve aslında bir alan deneyine katıldıklarını bilmeyen çocuklar ile bu deneyi yürütmüşlerdir. Çocuklar 11-12 yaş grubundan beyaz, protestan, orta sınıf gelir düzeyine sahip ve Amerikalı erkek çocuklardan seçilmiştir. Çocuklar seçilirken geçmişlerinde suç niteliğinde olan herhangi bir olumsuz davranış bulunmamasına da dikkat edilmiştir. Araştırmacılar, seçilen 22 çocuk için, kendi hipotezlerini test etmelerini sağlayacak faaliyetler, krizler ve durumlar tasarlamışlardır. Deneyde özellikle yaz kampının seçilmesinin sebebi ise 1950’lerin Amerikası’nda yaz kamplarının çok popüler olması ve bu sayede kolay bir şekilde katılımcı bulunabilecek olmasıydı. Aynı zamanda kamp ortamının gerçekçi çatışma teorisini test etmek için çok uygun bir ortam sağlaması da deneyin yaz kampında tasarlanmasının sebeplerinden biriydi.

Birinci aşama

Çocuklar rastgele iki farklı gruba ayrıldılar. İki farklı grup da birbirlerinden habersizdi. Gruplar birbirlerinden uzak bölgelerde kamp yaptılar. Bu süreçte grup aidiyetinin oluşması adına birbirlerinden uzakta kamp yapan gruplar, kendi içlerinde çeşitli etkinlikler yaptılar. Bu etkinliklerin içerisinde spor faaliyetleri, eğlence faaliyetleri ve öğretici kamp aktiviteleri gibi çeşitli aktiviteler vardı. Muzaffer Şerif’in bunu yapmak istemesinin sebebi kişiler arası oluşan bireysel bağların, grupların kendi içlerindeki bağlarının önüne geçmesini engellemekti. Bu engellenemezse gruplar arası çatışma, bireysel bağlar tarafından sekteye uğrayabilirdi. Her iki gruptan da kendilerine birer isim seçmeleri istendi. Gruplardan biri “Kartallar”, diğeri ise “Çıngıraklı Yılanlar” ismini seçti. Grupların birlikte geçirdikleri süre içerisinde grup aidiyetinin oluştuğu ve hatta birkaç gün içerisinde hiyerarşik bir sistem oluştuğu ve rollerin dahi belirlendiği gözlemlendi. Bu rol dağılımı ve herkesin rollerinin gerektirdiği şekilde davranmayı sürdürmesi de artık çocukların grupları benimsediğine dair önemli birer kanıt niteliğindeydi.

İkinci aşama

İkinci haftada gruplar kendilerinden başka bir grubun daha olduğunu öğrendiler. İlk andan itibaren gruplar, birbirlerine karşı saldırgan ve kendi gruplarına karşı korumacı bir tavır sergilediler. İki grup da birbirini tanımak ve kaynaşmak gibi bir gaye taşımıyordu. Aksine, aralarındaki sınırlar çok net bir şekilde fark ediliyordu. Çocuklar, kamp yöneticileri olarak tanıdıkları araştırmacılardan rekabete dayalı etkinlikler düzenlemelerini istediler. Etkinlik düzenlendi ve Çıngıraklı Yılanlar kazandı. Kazanan tarafa bir ödül de verildi. O zamandan sonra çocuklar, birbirlerine karşı düşmanca bir tavır takındılar. Gruplar, birbirlerine karşı açık bir şekilde agresif tavırlar sergilemeye başladılar. Her iki taraf da aynı yerde yemek yemeyi reddetti. Araştırmacılar, çocukların takınabileceği agresif tavırdan ve grupların birbirlerine zarar vermelerinden korktukları için bu aşamayı planlanan süreden daha kısa sürede bitirdiler. Çocukların iç gruba ve dış gruba karşı takındıkları tavırlar arasındaki ilişki de aidiyet hissinin, dış gruplara karşı oluşan ön yargı ile ciddi bir biçimde bağlantılı olduğunu kanıtladı. Bu aşamada araştırmacılar, grup içi aidiyet hissinin ve dış gruba karşı düşmanlık oluşmasının ne kadar kolay olduğunu da gözlemlemiş oldular.

Robbers Cave deneyi

Üçüncü aşama

Bu aşamada araştırmacılar kaynağın sıfır kaynaklı olmadığı ve ortak bir hedefin olduğu durumlarda çocukların takınacakları tavırları gözlemlemek istediler. Bu sebeple araştırmacılar, su deposunda bir sorun yarattılar. Sorunu çözmek için iki grubun birlikte çalışması gerekiyordu. Gruplar, ilk başta sorunu ayrı ayrı çözmeye çalışsalar da başarılı olamadılar. Sonrasında iki grup, su deposunu tamir etmek için birlikte çalıştı. Daha sonra araştırmacılar çocuklara film izleyebileceklerini fakat bunun için belirli bir miktar para ödemeleri gerektiğini söylediler. Her iki grubun da bunun için yeterli parası olmadığı biliniyordu. Film izlemek için iki grup paralarını birleştirmeliydi ve bunu yaptılar. Bu şekilde iki grup, filmi birlikte izledi. Ortak hedefler için birlikte çabalayan grupların birbirlerine karşı olan ön yargıları kırılmış hatta aralarında arkadaşlık gelişmeye başlamıştı ve hatta iki grup da evlerine aynı otobüsle dönmek istemişti. İkinci aşamada gerçekleşen oyundan kazandıkları para ödülü ile Çıngıraklı Yılanlar ekibi, hem kendilerine hem de diğer gruba içecek aldı.

Araştırma sonucu

Araştırmacılar, elde ettikleri veriler sonucunda gerçekçi çatışma teorisini oluşturdular. İç grup aidiyeti ve dış gruba karşı olan ön yargının paralelliğinin yanında kaynaklar için gerçekleşen çatışmanın boyutlarının çok ileri seviyelere gidebileceğini de birebir gözlemlemiş oldular. Ek olarak aralarında rekabet olan ve birbirlerine karşı olumsuz bir tutum geliştirmiş olan grupların arasındaki çatışmaları çözmek için en iyi yolun, grupların ortak bir hedef ve ortak bir sorun için birlikte çalışmalarını sağlamak olduğu da görüldü. Araştırma sonucunda oluşturulan bu teori, grup süreçlerini en iyi şekilde açıklayan teorilerden biri olarak sosyal psikolojideki yerini korumaktadır.

Görsel kaynakları: Robbers Cave deneyi araştırmacıları

Sosyal medyada paylaş

Deniz Bayramoğlu

Ent Dergi Kültür&Sanat editörüdür. Uludağ Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencisidir. Okuduğu bölüme aşıktır. Küçük yaşlarından itibaren resim ve edebiyat alanları ile ilgilenmiştir. Özellikle sanat tarihi, sanat felsefesi, resim ve grafik tasarım alanlarında kendini geliştirmeye çalışmaktadır. TPÖÇG, Nilüfer Gençlik Meclisi, Nesin Köyleri, Bambu Gönüllü Eğitim Platformu, Türk Psikologlar Derneği, Bir Küçük Mucize Derneği, Enstitü Fabrika gibi topluluklarda gönüllü olarak yer almış ve yer almaya devam etmektedir. Sanatın ve sevginin gücü ile başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanmaktadır.
Published On: Ağustos 14th, 2020Categories: Bilim, Psikoloji1 Comment

One Comment

  1. Gözde Özbenigör 13 Haziran 2021 at 1:38 pm - Reply

    Denizim sana burda rastlamak ne guzel ve senin onerdigin bi deneyi arastirirken karsima cikman🙏

Leave A Comment