Sosyal medyada paylaş

Metallica’nın 12 Ağustos 1991 yılında piyasa çıkardığı albümdür. Albümün adı ne kadar grubun ismiyle aynı olsa da The Black Album olarak da bilinir. Birçok insana göre de The Black Album ismi, albümün içerisindeki parçalarla daha uyumludur.

Albüm, Metallica’nın 5. albümüdür. Kill ‘Em All, Ride the Lightning, Master of Puppets ve And Justice for All albümlerinden sonra küresel bir üne ulaşan grup; bu albümde adeta bir patlama yaşamıştır. Albüm sadece ABD’de 16 milyon ile en çok satış yapan albüm haline gelmiştir. Bu da Heavy Metal ve Thrash Metal tarzlarının ABD içerisinde ne kadar yaygın olduğunun bir göstergesidir.

Şarkılar genellikle James Hetfield ve Lars Ulrich tarafından yazılmıştır. Şarkıların bir kısmına Kirk Hammet ve Jason Newsted de katkıda bulunmuştur tabii ki. Albümün yapımcılığını Bob Rock, James Hetfield ve Lars Ulrich üstlenmiştir. Albümü satışa sunan şirket ise Electra Records idi.

Albümün toplam uzunluğu 62 dakika 39 saniye olup içinde 12 tane parça barındırır. Bu parçalar sırasıyla: Enter Sandman, Sad but True, Holier Than Thou, The Unforgiven, Wherever I May Roam, Don’t Tread On Me, Through the Never, Nothing Else Matters, Of Wolf and Man, The God That Failed, My Friend Of Misery ve The Struggle Within’dir.

Bir Efsanenin Zirve Noktası

Albümdeki parçalara baktığımda; bu kadar muhteşem parçanın tek bir albümde toplanması bana hep ilginç gelmiştir. Yani bu listeye baktığımızda görürüz ki Metallica’nın en bilinen ve en efsane parçalarının çoğu bu albümden çıkmadır. Zaten albümü efsane yapan da bu parçalardır. Metallica’nın popüler kültüre iyice adapte olmasını sağlamış ve günümüzde bile grubun hala dünyanın en iyi gruplarından birisi olmasına zemin hazırlamıştır. Tabii ki Metallica bu albümden önce de kendini kesinlikle kanıtlamış bir gruptu fakat bu albüm onları zirveye yerleştirdi. Çünkü albümdeki her parça gerçekten zamanı kıran parçalardı.

Müzikten Öte Bir Amaç

Ayrıca bahsettiğim parçalar, ilerleyen yıllarda tekli olarak da karşımıza çıkıyor. Enter Sandman, Don’t Tread On Me, The Unforgiven, Nothing Else Matters, Wherever I May Roam ve Sad but True. Bu saydığım parçalar, Metallica dinleyicisi veya metal müzik dinleyicisi olmasak bile illaki bir yerlerden duyduğumuz ve ağzımıza takılan parçalardır. Şu an dijital müzik dinleme platformlarındaki dinlenme sayılarına bakarsanız bu söylediklerimin ne kadar doğru olduğunu göreceksiniz. Çünkü bu insanlar sadece müzik yapmak için yapmıyorlar bu işi. Bu insanlar toplumun ve bireyin sorunlarını, acı çeken insanları, dünyanın nasıl bir yer olduğunu gösteriyorlar bu parçalarda. Bir Dostoyevski veya Yaşar Kemal romanı gibi parçalar yapıyorlar. Demek istediğim şu ki; dinleyen her bir birey herhangi bir parçada kendini bulabiliyor. Efsane dediğimiz şey de budur. Metallica bir efsanedir. The Black Album bir efsanedir.

Sosyal medyada paylaş

About the Author: Ege Demirkahyalılar

Ege Demirkahyalılar
2001 yılında İzmir Karşıyaka’da doğdu. Şu an Eskişehir’de yaşıyor. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde öğrenim görmekte. Kendini kitaplarda ve yazılarında buluyor. Ent Dergi’de Kültür&Sanat kategorisine düzenli olarak yazılar yazıyor.

Leave A Comment