Ayasofya Kilisesi, Ayasofya Müzesi ya da yeni adıyla Ayasofya Cami.

1483 yıllık tarihiyle İstanbul’un ve dünyanın sayılı mimari eserlerinden olan Ayasofya, UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinde. 916 yıl boyunca kilise, 482 yıl boyunca cami olan bu yapı Danıştay’ın 1934 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararıyla müze olmuştu. Düne kadar Türkiye’nin en çok ziyaret edilen müzelerinden biriydi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz yıl ”Ayasofya, cami yapılsın” talebine oldukça sert bir tepki vermişti. Bugünse ”bunların anlamadığı o eski Türkiye’nin geride kaldığı. Artık kimseye eyvallah etmeyen, kendi önceliklerine göre hareket eden bir Türkiye var” dedi. Konuşmasının devamında ”Kuklalarla değil kuklacılarla muhatap olduğumuz bir döneme girdik. Ne terör örgütleri ne kısır gündemler ne diğer tuzaklar işe yarayacak ” deyip Ayasofya kararını ”dış güçlere” ve ”teröre” bağladı.

Peki Dünya Ne Dedi?

Dünya basını kararı ”flaş haber” olarak geçti. Tüm dünya bu haberi ”Erdoğan dediğini yaptı” olarak okudu.

İlk tepki UNESCO’dan geldi. UNESCO, yaptığı açıklamada Ayasofya’nın Dünya Kültür Mirası Listesi’nden çıkarılabileceğini duyurdu.

En sert tepkiler Rusya ve Yunanistan’dan

Yunanistan, kararı ”açık bir provakasyon” olarak yorumladı. Yunan Başbakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Yunanistan, Türkiye’nin Ayasofya’yı camiye dönüştürme kararını olabilecek en sert şekilde kınamaktadır. Bu karar, bu anıtı Dünya Mirası olarak kabul eden herkesi rencide eden bir tercih olmuştur. Elbette ki bu karar, sadece Türkiye’nin Yunanistan ile olan ilişkilerini değil, Avrupa Birliği ile olan ilişkilerini de etkileyecektir” dedi. Yunanistan’ın gündeminde Atatürk Müzesi’nin Pontus Rum ya da Helenizm soykırım müzesine dönüştürülmesi var.

Rus Ortodoks Kilisesi de kararı esefle karşıladıklarını açıkladı. Kilise, bu kararın mevcut ayrışmaları derinleştirebileceği uyarısında bulundu ve milyonlarca Hristiyan’ın konuyla ilgili görüşlerinin görmezden gelindiğini söyledi.

ABD üzüldü, AB kınadı

ABD Dışişleri Bakanlığı, karardan dolayı “hayal kırıklığına” uğradığını söyledi.

Bakanlık Sözcüsü Morgan Ortagus, “Türk hükümetinin Ayasofya’nın statüsünü değiştirme kararından hayal kırıklığı duyuyoruz. Türk hükümetinin Ayasofya’yı tüm ziyaretçilerin girişine açık tutma kararlılığının sürdüğünü anlıyor ve bu mekana herkesin hiçbir sıkıntıya uğramadan erişimini sağlama planlarını duymayı merakla bekliyoruz” dedi.

Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus ise ”Aklım İstanbul’da. Ben Azize Sophia’yı düşünüyorum ve çok acı çekiyorum” dedi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise bu kararın “esef verici” bulduklarını açıkladı.

Ya Meryem Ana’ya ne olacak?

Roma İmparatorluğu’nun manastır olarak inşa ettiği yapıya 1453’te Fatih Sultan Mehmet tarafından minare yaptırıldı ve mozaiklerin üstü kapatıldı. 567 yıl sonra bugün yine tartışılan mozaiklerin ne olacağı. Ayasofya’nın müze olarak kalmasını isteyenler birçok tarihi esere yapılan restorasyon adı altında beyaz badanalı bir ”katliam” gerçekleşmesinden korkuyor, Erdoğan siyah perde istiyor, Hristiyanlar Meryem’e ve inançlarına saygı…

Bunca yıl sonra neden mi bu karar?

Bir minare Fatih Sultan’dan bir tane İkinci Beyazıd’dan, iki minare de İkinci Selim’den derken şimdi de Ayasofya’nın tekrar cami olarak açılacak olması ve televizyondaki ”hilafet gelsin” söylemleri  dünyaya meydan okuma ya da dini değerler, terörle mücadele gibi gerekçelerle açıklanıyor. Hepsinden daha önemli bir sebep varsa o da Ayasofya’yı Müslümanlar’ın ibadethanesi yapmanın ”padişahlığın” şanından olması gibi görünüyor.

Dünya basını haklı çıktı, söylenen yapıldı; Ayasofya’da ilk namaz 24 Temmuz’da kılınacak. Peki Türkiye’deki İslam hoşgörü dini olan İslam değil mi? Müslümanlar sadece kendine mi Müslüman?

Görsel: AA

Kaynak: https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-47728137

https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2020/07/10/ayasofya-onunde-tekbirli-kutlama/

Sosyal medyada paylaş

Dilara Çelik

Akdeniz Üniversitesi mezunu, mesleğe küsmüş gazeteci. Ent Dergi gündem editörü/yazarı. Fotoğraf tutkunu, özel fotoğrafçı. Babasının prensesi olamayan biri. Bir köpek annesi. Eski sosyalist şimdilerde aktivist. Zırhı paslanmış bir kahraman.
Published On: Temmuz 13th, 2020Categories: Gündem0 Yorum

Leave A Comment