Son zamanlarda izlediğiniz bazı filmleri düşünün. Şimdi, bu filmlerdeki baş karakterleri hatırlayın. Muhtemelen filmlerden birkaçında baş karakter bir kadındır. Bu kadınların nitelikleri nelerdir? Muhtemelen yaklaşık on yıl önce çekilen filmlerden oldukça farklıdırlar. Bugün Disney’de üretilen animasyon filmlerinin çoğu, eski geleneksel erkek kahramanlar ile eşit niteliklere ve yeteneklere sahip, daha baskın kadın kahramanlar yaratarak toplumdaki geleneksel cinsiyet rollerini kırmaya çalışan kültürel bir değişimi yansıtıyor. Disney ve Cinsiyet Eşitliği

“Toplumsal Cinsiyet” terimi açıklaması için Cinsel Terimler Sözlüğü‘müzü ziyaret edebilirsiniz.

Cindirella (1950) ve Brave (Cesur, 2012), bu değişimi gösteren filmlerden bazılarıdır. Külkedisi Sindirella, üretildiği dönemin kadınları üzerindeki birçok kısıtlamayı temsil ediyor. Film, bir kadının değerinin dış görünüşüne bağlı olduğunu gösteriyor. Kadınların ev işleri yapmakla sınırlı: yemek pişirme, temizlik yapma, çamaşır yıkama, alışveriş ve dikiş dikme.

2012 yılında vizyona giren Cesur ise baş karakter Merida ve onun tüm bu klişeleri nasıl kırdığıyla ilgilidir. Belirli bir sahnede Merida, erkekler arasındaki bir ok atma yarışmasını izler. Yarışan tüm erkeklerden daha iyisini yapabileceğini kanıtlamaya karar vererek başlığını çıkarır ve – Sinderella’nın pürüzsüz sarı saçlarının aksine – dağınık kızıl saçlarını gösterir. Daha sonra hem mecazen hem de kelimenin gerçek anlamıyla kuralsal ve geleneksel elbisesinin kısıtlamalarını yırtıp atar. Birkaç cinsiyet rolünü çürüttükten sonra hedefi üç defa 12’den vurur. Bu sahnede Disney’in – uzun bir bekleyişten sonra – filmlerinde (özellikle çocukların dünya görüşünü büyük ölçüde etkileyen animasyon filmlerinde) cinsiyet eşitliğine yer vermeye başladığını görüyoruz. Moana, Frozen (Karlar Ülkesi), Finding Dory (Kayıp Balık Dory) ve daha birçok yeni Disney filmi, bu kültürel eğilimi takip ediyor.

Dory Kendi Başının Çaresine Bakabilir!

Kayıp Balık Dory, Disney’in eylem ortaya koyan kadın baş kahramanı üretmeye çalıştığını gösteren bir animasyondur. Herkes Kayıp Balık Nemo‘yu hatırlıyor ve onu sevmişti, öyleyse neden yalnızca daha fazla para kazanmak için değil, aynı zamanda kadınların önemine dair sosyal bir açıklama yapmak için temel odağı Dory olan bir devam filmi çekilmesin? Film hala Marlin ve Nemo’nun yanı sıra orijinal filmdeki birçok karakteri de içeriyor, ancak hikâye örgüsü Dory ve onun macerasına odaklanıyor. Dory’nin hafızasıyla ilgili sorunları olsa da sorunlarını çözen de yine odur. Bu olay, modern toplumsal cinsiyet eşitliği hareketlerine katkıda bulunuyor: kadınlar kendi başlarına düşünebilir ve yapabilir.

Film sadece Dory’ye odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda Hank ve Dory’nin bebek arabasıyla dolaştığı sahnede çocuklu bir lezbiyen çift bile gösteriyor. Bu sahneyi de Disney’in toplumsal cinsiyet rollerini kırmaya çalıştığı bir nokta olarak değerlendirebiliriz.

Bechdel Testi

Bu tarz filmleri sınıflandırmanın bir yolu Amerikalı karikatürist Allison Bechdel tarafından oluşturulan Bechdel Testini kullanmaktır. Bechdel testi, cinsiyet eşitliğine dikkat çekmeye çalışarak bir filmde yer alan kadın karakterlerin itaatkar ve pasif mi yoksa bireysel ve aktif mi olduklarını belirlemeye yarar. Testin uygulandığı filmin ikinci gruba girebilmesi için şu üç soruya “evet” cevabını vermelidir:

  1.  En az iki adlandırılmış kadın karakter mevcut mu?
  2. Birbirleriyle konuşuyorlar mı?
  3. Birbirleriyle bir erkekten başka bir şey hakkında mı konuşuyorlar?

Birçok Film Testi Geçemiyor

Şaşırtıcı bir şekilde, Disney’in yeni filmlerinin çoğu Bechdel Testini geçemiyor: Orman Kitabı (Jungle Book, 2016), Sevimli Canavarlar Üniversitesi (Monsters University, 2013) ve Yukarı Bak (Up, 2009). Aksine, Disney tarafından yapılan ilk prenses filmlerinin tümü, katı bir şekilde geleneksel cinsiyet rollerini tasvir etmelerine rağmen Bechdel testini geçiyor. Bu bulgular da ne yazık ki Bechdel Testinin güçlü kadınların filmdeki rolünü ölçmenin iyi bir yolu olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

Disney Filmlerinin Ortaya Koyduğu Güzellik Standartları

Disney filmlerinin çağın önemli konularına değinmeye çalıştığını görmek bizleri bir nebze mutlu etse de endüstride değiştirilmesi gereken hala birçok nokta bulunuyor. Disney’in karakterlerini resmetme biçimi de bu noktalardan biri. Büyük gözler, küçük burun, kırmızı dudaklar ve kusursuz bir cilt, ince bel ile birleşerek klasik Disney prensesini oluşturuyor. Erken yaşlardan itibaren – bu filmlerin etkisiyle – belirli güzellik standardına uyum sağlamaya çalışan kadınlar ergenlik döneminde ve ilerleyen yaşlarda sıkça depresyon, anksiyete bozukluğu ve anoreksiya gibi çeşitli rahatsızlıklarla yüzleşiyor.

Son Söz

Günümüzde birçok Disney filmi cinsiyet eşitliği kavramını ele alıyor, ancak bir yargıda bulunmadan önce bu filmlerin diğer yönlerini de göz önünde bulundurmak gerek. Disney, son filmlerinde feminizm ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularına değiniyor olsa da hala kadınların toplumdaki rolünü tamamen görmezden gelen filmler de üretiyor. Kayıp Balık Dory‘yi toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik bariz bir girişim olarak görebiliriz. Ancak Disney henüz toplumsal cinsiyet eşitliğinin önemini tam anlamıyla yansıtan bir film üretmiş ve geleneksel yapılarından tamamen kopabilmiş değil.


Kaynak: Disney and Gender Equality. Think about some of the movies you have… | by Mr. C | Film is Love. Film is Life. | Medium

Kapak Görseli: GeekTyrant

Sosyal medyada paylaş

Aleyna Kaltalıoğlu

Ent Dergi İdari Koordinatörü. Hacettepe Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünden taze mezun. Freelance çevirmenlik ve editörlük yapmakla birlikte Ent Dergi ve çeşitli mecralarda içerik üretmektedir. Yeraltı edebiyatı, ütopik/distopik romanlar ve sanat filmleri ile ilgileniyor. Ekoeleştiri alanında akademik çalışmalar yapmayı planlıyor. Bu nedenle doğa, hayvan ve yeşilliğin korunması ve iyileştirilmesi konularında okur-yazar, aynı zamanda TEMA Vakfı gönüllüsü.
Published On: Mart 9th, 2022Categories: Feminizm, Yaşam0 Yorum

Leave A Comment