Dezenfektanlar: Bakteri endosporlarının dışında kalan mikroorganizmaların üremesini durduran maddelerdir. Dezenfektanlar sterilizasyon sağlamaz, yani mikroorganizmaları öldürmez. Tüm mikroorganizmaların öldürülmesi “sterilizasyon” işlemidir. “Dezenfeksiyon” ile “sterilizasyon” farklı kavramlardır ve dezenfektanların etkisi kısa sürelidir; bu yüzdendir ki uzmanlar sürekli olarak, ellerinize dezenfektan sıkın, demek yerine su ve sabunla yıkamamızı tavsiye ederler.

Dezenfektan satın alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Öncelikle ürünün üzerinde etki etme mekanizması yazmalıdır, “bakteri/mikroorganizma etkilidir.” yazısının olması çok önemlidir. Özellikle bugünlerde, bulunabiliyorsa, üstlerinde “Virüs etkilidir.” yazısı olanların kullanılması daha uygundur; ancak “Nasılsa kuvvetli, etkili…” diyerek bütün gün sadece dezenfektan kullanıp elleri yıkamamak kesinlikle yanlıştır. Dezenfektanlar yaygın olarak etil alkol ve izopropil alkol bazlıdır. Uzmanlar, alkol oranı arttıkça dezenfeksiyon da doğrudan artmış olur, diyorlar; ancak maalesef ki içerisindeki alkol oranının artması cilt kuruluğu, egzama, deri tahrişi gibi yan etkiler göstermektedir. İyi bir dezenfektan, alkol bazlı olmalıdır. Dezenfektan satın alırken ürünlerin içeriğine bakmak son derece önemlidir. Alkol bazlı el dezenfektanları çok kısa sürede buharlaştığı için genellikle 2 – 5 saniye içerisinde etki gösterir. Başka bir soru işareti de kokularının farkı ve işleve etki edip etmediğidir: Yumuşatıcılı, kokulu, parfümlü, nemlendiricili olması veya olmaması dezenfektanın verdiği etkiyi değiştirmez, önemli olan alkol oranıdır; fakat hiçbir dezenfektan veya kimyasal madde direkt olarak koklanmamalıdır.

İdeal alkol oranı nedir?

Uzmanlar dezenfektanlar için ideal alkol oranını %65 ve üzeri olarak belirlemektedirler, hastane dezenfektanlarının alkol oranı ise daha yüksektir. Bir başka konu da kolonyaların dezenfektan olarak kullanılıp kullanılamayacağıdır. Ağzı açık kalan kolonyanın içindeki alkol buharlaşacağından etkisi azalabilir. Büyük hacimlerle alınan kolonyalar ve aynı şekilde dezenfektanlar çok iyi bir şekilde muhafaza edilmelidir. Ağızlarının tamamen kapalı olduğundan emin olunmalı, mümkünse güneş görmeyen yerde muhafaza edilmelidir. Kolonyayı buzdolabında saklamak uygun bir eylemdir. Uzmanlar kolonyanın alkol içeriğinin de %70 ve üzeri olması gerektiğini söylemektedirler. Burada da kolonya kokuları kafaya takılan noktalardan biridir, ancak kolonyanın kokusunun tütün, limon, portakal ya da lavanta olması önemli değildir.

Islak mendil hiçbir zaman tam anlamıyla temizlik sağlamaz, hatta mikropları yüzeyinde tutar; eğer kullanacaksanız ve yanınızda taşımak istiyorsanız taşıyacağınız ıslak mendillerin de alkollü olması gerekmektedir.

Ek bir hatırlatma olarak şunu söyleyelim: Ürünlerin alkol bazlı olması tavsiye ediliyor, fakat alkole ve türevlerine alerjiniz varsa dikkatli olmalısınız.

Son olarak da en etkili ürünün sabun olduğunu söylemek isterim. Bir nanoparçacık olan virüste en zayıf bağ: İki tabakalı lipitlerdir (organik yağlar). Sabun yağ zarlarını çözer ve virüs etkisiz hale getirilmiş olur. Sabunun bulunmadığı, koşulların uygun olmadığı anlarda dezenfektan ve kolonyaya başvurulmalıdır.

Sosyal medyada paylaş

Selenay Ertan

Ege Üniversitesi Biyokimya öğrencisi. İlkokul zamanlarından beri okul laboratuarlarından çıkmazdım diyemiyor çünkü öyle bir şansı olmadı. Ama canlılıktaki bu düzeni bu işleyişi hep merak etti. Böyle bir alan seçip ilerlemek istedi. Şimdi derslerinde gördüklerini ve araştırdıklarını anlatmak istiyor. Sadece fen bilimlerini değil edebiyatı da çok seviyor. Çok küçükken bir kitaplıkta bulduğu ve onun için çok özel olduğunu söylediği "Küçük Kara Balık" kitabındaki ‘’böyle amaçsızca yüzmekten bıktım usandım,başka yerlerde neler olduğunu öğrenmek istiyorum’’ sözlerinden çok etkilenip, yeni şeyler keşfetmeye bayıldığını söylüyor.
Published On: Mart 28th, 2020Categories: Bilim, Gündem, Sağlık0 Yorum

Leave A Comment