İbrahimî dinleri düşündüğümüz zaman pek çok insan bu dinlerin kadınları baskıladığını, ataerkilliği savunduğunu düşünür. Ancak çoğu insan kadın peygamberlerden biri olan “Deborah”ı tanımaz. Yoksa tanımak mı istemez?
Söz konusu kadının dindeki yeri olduğu zaman, bu konuda bile tüm yorumlar erkeklere aittir. Bu yüzden bu yazıyı kaleme almak istedim, maneviyatta kadının erkeklerin bize biçtiği rollerden çok daha fazlasının olduğunu düşünüyorum. Maneviyat, tek bir cinsiyete hitap eden bir olgudan çok daha fazlasıdır. Yıllar boyunca cadılaştırılan, tapınaklara alınmayan tüm kadınlara Deborah’ı tanıtmak istiyorum.

Deborah Kimdir ve Halkı İçin Ne Yapmıştır?

Hakimler Kitabı’na göre Deborah (İbranice: דְּבוֹרָה‎, Dəḇōrāh, “arı”; Arapça: دبوراه‎, Dabūrāh), İsrailoğulları’nın Tanrısı’nın bir peygamberi, monarşi öncesi İsrail’in dördüncü yargıcı ve tek kadın yargıçtır. Deborah’ın kişisel hayatıyla ilgili çok az bilgi mevcuttur. Hakimler Kitabı’nda “meşale” anlamına gelen Lappidoth’un karısı olduğundan bahseder. Ayrıca Lappidoth ismi Hakimler Kitabı’nın dışında yer almadığı için bu ismin mecazi anlamda Deborah’ın ateş gibi öfkeli bir kadın olduğunu ima etmek için kullanıldığı düşünülür. Kutsal metinlerde bahsedilen “Deborah ve Barak’ın şarkısı” kısmı isimi dolayısıyla, Deborah için İsrail Halkı’nın annesi olarak hitap edilir. Ancak Deborah’a İsrail’in annesi denmesinin sebebi İsrail topraklarında 40 yıl boyunca barışı sağlamasıydı.

Deborah, Beytel ve Rama şehirlerinin arasında bulunan Efraim’in dağlık bölgesinde yaşıyordu. Orada ağaçların altında oturur ve Tanrı’nın sözünü insanlara bildirirdi. görevi zordu ama Deborah sorumluluklarından vazgeçmedi. İsrailoğulları düşmanın eline düştüğünde Kenan Kralı Yabin, Sisera adındaki güçlü bir komutan ile iş birliği yaparak İsrailoğulları’nın üzerlerinde ağır bir baskı kurmuştu. Öyle ki halk, ormanlarda ve tepelerde saklanmak zorunda kalıyor, saldırıya uğramaktan, çocuklarının kaçırılıp kurban edilmesinden ya da kadınlarının tecavüze uğramasından korktukları için seyahat edemiyorlardı.

İsrailoğulları 20 yıl boyunca bu korkularla yaşamak zorunda kaldı.  En sonunda Deborah kutsal kitapta bahsedildiği üzere şunu söyledi: “Ben Debora, ben ortaya çıkıncaya, İsrail’i bir ana gibi sahipleninceye kadar.” Deborah’nın gerçekten bir anne olup olmadığını bilmiyoruz, ama kutsal metinlerdeki bu ifadeye göre “ana” ifadesinin mecazi bir anlamı vardır. Aslında Tanrı Deborah’yı toplumunu bir anne şefkatiyle koruması için görevlendirmişti. Deborah kendisi ve Barak önderliğinde Sisiera’yı uzun bir savaş sonucunda devirdi ve halkına 40 yıl sürecek bir barış ortamı yarattı. Ve Sisera öldükten sonra Kral Yabin’in halk üzerindeki etkisi kırıldı. Sonunda Kenanlıların baskısı sona erdi.
Barışı getiren, bu savaş ve baskı ortamını sona erdiren kişi herkesin görmezden geldiği bir kadındı, Deborah’ydı.
KAYNAK:

Hakimler Kitabı

İlginizi Çekebilir:

Sosyal medyada paylaş

Gizem Turhal

Ent Dergi'de yazar. Anadolu Üniversitesi Dış Ticaret bölümünde 2. sınıf öğrencisi. Freelance İspanyolca-İngilizce çeviri yapmakla birlikte İbranice öğreniyor. Mitoloji, dinler ve sanat tarihi üzerine araştırmalar yapıyor ve bu çalışmalarını Ent Dergi ve çeşitli mecralarda daha geniş kitlelere ulaştırmak istiyor ve insanları bu konularda aydınlatmaya çalışıyor. Ayrıca amatör olarak bitki bilim ve uzay fotoğrafçılığı ile uğraşıyor.
Published On: Temmuz 6th, 2021Categories: Edebiyat, Kültür & Sanat, Mitoloji0 Yorum

Leave A Comment