Her gün yeni sayılarla, bilimsel gelişmelerle ve iyileşen sayılarıyla uyanıyoruz. Dünyayı saran bu salgınla alakalı tüm gelişmelerden ister istemez haberdar olurken illaki ozon tabakası ve hayvanların şehirlere inişleriyle alakalı olumlu gelişmeleri de görmüşsünüzdür. İşte bu güzel gelişmeler göz önünde bulundurularak Birleşmiş Milletler’in Dünya Meteoroloji Örgütü’nden bir açıklama geldi. Salgınla mücadele ederken gösterdiğimiz kararlılığı iklim değişikliğine karşı da göstermemiz gerektiği bildirildi. Çünkü salgın sebebiyle sanayinin zora girmesiyle havayı kirleticilerde azalma ve hava kalitesinin artması gözlemlendi. Dünya Meteoroloji Örgütü Genel Sekreteri Petteri Taalas, “Bu yıl karbon yayılımında yüzde altılık bir düşüş olacağını tahmin ediyoruz. Çünkü ulaşımdan ve endüstriyel enerji üretiminden yayılan kirleticiler azaldı.” şeklinde açıklamada bulundu. Ne yazık ki bu durum kalıcı olmayacak çünkü salgın biter bitmez sanayinin işleyişi, kullandığı kirleticiler yeniden gün yüzüne çıkacak. Covid-19’a karşı gösterdiğimiz bu kararlılığı iklim değişikliğinde de göstermemiz için, insanların ve hükumetlerin bu durumu önemsemesi için, çok büyük felaketlere gerek duymamalıyız.

Dünya Meteoroloji Örgütü, ekonominin daha çevre dostu şekilde yeniden büyümesine ve şekillenmesine yardımcı olacak koronavirüs sonrası destek paketlerinin önem taşıdığını belirtti.[1]

İklim eylemcisi GretaThunberg, Stockholm’de yaptığı konuşmada iki krizin de aynı anda ele alınması gerektiğini vurguluyor ve iklim değişikliğinin, koronavirüs kadar olmasa da doğrudan bir tehdit olduğunu ve yine bizleri etkileyeceğini söylüyordu.

Aynı zamanda küresel ısınma, birçok çalışmanın konusu olmaya devam ediyor. Alanında ilk defa yapılan çalışmaya göre kültür balıkları da tehlike içinde. Araştırmada yer alan mikrobiyolog Samira Sarter, “Su kültüründeki dirençli bakteriler, direnç genlerini insanlara hastalık bulaştıran dirençsiz bakterilere yayabilir ve bu yüzden hem hayvanlarda hem de insanlarda tedavi edilmesi zor hastalıklar oluşabilir.” şeklinde açıklamada bulundu. Nature Communications’da yayımlanan rapora göre; yüksek ve orta gelirli ülkelerin yüksek antimikrobik direnç seviyelerine sahip olduğu gözlemlendi. Ayrıca yükselen sıcaklıkların enfekte olan hayvanların ölüm riskini arttırdığı da belirtildi. Balıklarda görülen enfeksiyon sadece kendilerini değil insanları da tehdit etmektedir.[2]

            Bu araştırmanın sonucuna bakarak şunu söyleyebiliriz ki, iklim değişikliği artık gözle görülebilir derecede hayatımızı tehdit ediyor. Her ne kadar salgın süreci boyunca belli iyileşmeler görülse de bu iyileşmeler uzun vadeli değiller. Bir an önce tıpkı salgınla mücadele ettiğimiz, önlemler aldığımız gibi iklim değişikliğine de benzer ciddiyetle yaklaşmalı ve önlem almalıyız.


Kaynakça: [1]https://popsci.com.tr/bm-iklim-degisikligine-karsi-koronavirus-salginiyla-savastigimiz-gibi-savasmamiz-gerekiyor/

[2]https://www.iklimhaber.org/kuresel-isinma-kultur-baliklarini-tehlikeye-atiyor/

Fotoğraf: https://reutersinstitute.politics.ox.ac.uk/our-research/media-coverage-climate-change-africa-case-study-nigeria-and-south-africa

Sosyal medyada paylaş

Sude Yıldırım

Marmara Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi’nde Biyoloji okumakta. Tema Vakfı gönüllüsü. Genetik ve ekoloji alanıyla ilgileniyor.
Published On: Haziran 3rd, 2020Categories: Doğa, Ekoloji0 Yorum

Leave A Comment