4.54 milyar yılda oluşan Dünya, bencilliğimizin bedelini kaynaklarının yok olmasıyla ve mükemmel dengesinin bozulmasıyla ödüyor. Biz insanların bitmek bilmeyen ihtiyaçlarımız ve tüketme çılgınlığımız yüzünden, bizle birlikte diğer canlıların da evi olan doğaya geri dönülemeyecek zararlar vermekteyiz. Hükümetler, zaman zaman bazı önlemlere başvursa da, tüketim yavaşlatılamıyor veyahut sonlandırılamıyor.

Bu duruma bir çare bulmak adına, bu defa masanın başına devlet yetkilileri değil, bilim insanları oturdu. Amerika Birleşik Devletleri’ne bağlı olan Argonne Ulusal Laboratuvarı’nda görevli bilim insanları yeni bir araştırma yayımladılar. Bu araştırmaya göre, sera gazı salınımı ve aşırı su tüketimi önümüzdeki otuz yıl içinde düşüş gösterecek. Bu düşüşün sebebi olarak da, emisyon ve su tüketimini neredeyse sıfıra indirecek yeni teknoloji motorlar ve yeni nesil yakıtlar gösterildi.

Sera Gazı Salınımında Düşüş Nasıl Yaşanacak?

Makalenin yazarı, kimya mühendisi Jennifer Dunn’a göre, sera gazı emisyonu iki yolla azaltılmış olacak. İlk yol, benzini direkt olarak kullanmak yerine, biyokütlenin benzinle harmanlanması sonucu doğaya daha az zarar verebilecek bir yakıt elde edilmesi ve kullanılması. Kısacası, daha az fosil yakıt tüketimi gerçekleştirilmiş olacak. İkinci yol ise, bu biyokütle-benzin karışımının normal benzine göre daha karbon ayak izine daha az katkıda bulunması ve geri dönüşüme uygun olması sayesinde gerçekleşiyor. Bu yöntemin doğaya verilen zararın minimuma indirmesinin yanı sıra araç sahipleri açısından da birçok artı yönü bulunuyor. Zira kullanılan yakıt, normal bir benzine göre çok daha zengin içeriklere sahip ve bu sayede, hem hafif araçlarda, hem de kamyon, tır gibi ağır araçlarda performans ve verimliliği artırıyor.

Ekibin, yapay zekâ kullanarak yaptığı hesaplamalara göre, 2025-2050 yılları arasında hafif taşıtlarda sera gazı emisyon oranları %4-7, su tüketiminde ise %3-4 arasında azalma bekleniyor. Bu azalmalar ise atmosfere salınan zararlı parçacık seviyesinde (PM 2.5) %3 oranında düşüşün gözlemleneceğini bildiriyor. 

Tüm bu bilgiler, yeni nesil yakıt ve motorlara yönelimin, hava kirliliğinin ve doğal kaynakların tüketilmesinin önüne geçilebileceğine işaret ediyor. Çevreci motorların, yeni nesil yakıtların üretimi ve kullanıma sunulması olumlu bir gelişme olsa da, kökten değişikliklere yol açmayabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin yeni nesil yakıtlara yönelim, geleneksel benzine talebin azalmasına sebep olsa da fiyatlarda düşüşe sebep olmayacaktır. Dolayısıyla toplum, doğaya verdiği zararı göz ardı ederek eski alışkanlığı olan benzinden vazgeçmeyebilir.

Ancak yine de bu gelişmeler sayesinde, dünyanın bize sunduğu doğal kaynaklara ve çevreye zarar vermeden de yaşamanın mümkün olduğu kanıtlanmış oldu. Böyle bir imkân varken de ondan ne kadar yararlanıp yararlanmayacağımız tamamen bize kalmış.

“Enine boyuna düşünecek olursak aslında her yeşil ağaç, altın ya da gümüşken olabileceğinden çok daha muhteşemdir.”

Martın luther kıng

Kaynak:   https://pubs.rsc.org/en/content/articlelanding/2020/ee/d0ee00716a#!divAbstract

https://www.anl.gov/article/argonneled-team-finds-speciallydesigned-engines-and-fuels-could-cut-air-emissions-and-water-use

Görsel: Thailand Business News

About the Author: Sude Yıldırım

Sude Yıldırım
Marmara Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi’nde Biyoloji okumakta. Tema Vakfı gönüllüsü. Genetik ve ekoloji alanıyla ilgileniyor.

Leave A Comment