BÖLÜM 1

Mit & Efsanelerdeki Canavarlar:

Canavarlar, kökeni binlerce yıl öncesine dayanan antik mitolojide karşımıza çıkar. Antik Mısır’ın Sfenks’inden (aslan bedeni ve insan kafasına sahip melez bir yaratık); Çin mitolojisinin 9 başlı yılanı Xiangliu’suna canavarlar; dünyanın her yerindeki kültürlerin mitleri, efsaneleri ve folklorunda kendilerine yer bulmaktadırlar. Ayrıca bu sayfada da belirtildiği üzere; Batı kültürünün en popüler örneklerinin bazıları Antik Cermen mitlerinin yanı sıra Antik Yunan ve Roma’nın klasik mitlerine dayanmaktadır. 

 

Medusa 

Yunan mitolojisinin en ünlü masallarından biri dişi canavar Medusa’dan bahseder. Deniz tanrısı Forkis (Phorcys)’in 3 Gorgon (yılan başlı) kız kardeşinden biri olduğu söylenmektedir. Ancak Athene (Athena)’nin tapınağını kirletene kadar en güzel kadınlardan biri olduğu düşünülen Medusa, tanrılar tarafından lanetlenmiştir. Cezası, hiç kimsenin ona taşlaşmadan bakamayacağı bir canavara dönüştürülmek olmuştur.

Aynı zamanda kanatlara ve saç yerine birbirine girmiş yılanlara sahip olduğu tasvir edilir. En sonunda efsanevi kahraman Perseus tarafından başı kesilen Medusa’nın başı, öldükten sonra bile büyüleyici gücünü koruyarak Titan tanrı Atlas’ı taşa dönüştürmek için kullanılmıştır.

 

Age of fable

Medusa çizimi

Yukarıda verilen çizim, Thomas Bulfinch’in Mervyn H. Sterne Kütüphanesi’nde yer alan Age of Fable, or the Beauties of Mythology (1942) kitabından alınmıştır.

Minotaur (Minotor)

Yunan mitolojisinde Minotor; Kral Minos’un Girit Adası’ndaki kalesinin içindeki bir labirentin ortasında yaşayan boğa başlı devasa bir insan boğa melezidir. Mite göre; Atinalılar, Minos’un oğlu Androgeus’un ölümünden sorumlu tutulmaktadır. İşledikleri suçun cezası olarak ya bir salgınla karşı karşıya bırakılacaktı. Ya da Androgeus’un ölümüyle birlikte savaşta aldıkları mağlubiyet yüzünden insan etiyle beslenen Minotor’a kurban edilmek üzere devam edecek bir döngüde Atina’dan 7 genç erkek ve 7 genç kız yollayacaklardır.

Bu, Minotor’a adanacak kurbanlardan biri olmaya gönüllü olan Atinalı kahraman Theseus, Minotor’la dövüşüp onu öldürdükten sonra Minos’un kendisine aşık kızı Ariadne’nin verdiği kırmızı bir ipliği kullanarak Atinalı dostlarını bu devasa labirentten çıkarana kadar devam etmiştir. 

Minotor Çizimi

Minotor Çizimi

Yukarıda verilen çizimi Stanley William Hayter yapmıştır. Thomas Bulfinch’in Age of Fable, or the Beauties of Mythology (1942) kitabından alınmıştır.

 

Beowulf

Eski İngiliz edebiyat eserlerinin en önemli parçalarından biri olan Beowulf şiirinde; Geatlerin kralının yeğeni olan başkahramanımız Beowulf, Danların kralı Hrothgar’ın yardımına koşar ve birkaç canavarla savaşır. Üstelik, karakterlerden ikisi, trol benzeri canavarlar olarak tasvir edilen Grendel ve annesidir.

Karşımıza ilk defa İskandinav mitolojisi ve edebiyatında çıkan trollerin; arkadaş canlısı olmayan, kolayca kandırılabilen ve insanlardan daha iri ve uzun yaratıklar olduğu söylenir. Dağlar, mağaralar ve kayalıklarda yaşarlar. Ancak insan etine de büyük bir zaafları olduğu bilinmektedir. Edebiyatta karşımıza sık sık hikayenin kahramanına meydan okur halde çıkarlar. Grendel ve annesini mağlup ettikten sonra Geatlerin kralı olan Beowulf, masaldaki üçüncü ve son canavar olan lanetli ejderhayı öldürmeye çalışırken ölür.

Beowulf Çizimi

Beowulf Çizimi

Yukarıda verilen çizimleri Lynd Ward yapmıştır. Mervyn H. Sterne kütüphanesinde yer alan Beowulf 1939 basımından alınmıştır.

Sirenler

Sirenlerin, en tehlikeli deniz canavarlarından biri olduğu söylenir. Denizcileri, müzikleri ve söyledikleri şarkılarla ölüme sürüklerler. Bunun yanında bir kadının başı ve kuş tüyü ve ayaklarına sahip bir kadın-kuş melezi olarak tasvir edilirler. Sirenlerin kendilerine yer bulduğu en ünlü edebi yapıt, Homeros’un Odessa’sıdır.

Bu yapıtta, Truva savaşından evlerine dönmekte olan Odisseus ve mürettebatını ölüme sürüklemeye çalışırlar. Ölümden, sirenlerin kendilerine çağıran şarkılarını duymamak için kulaklarını balmumuyla kapatarak kurtulabilmişlerdir. Ayrıca efsaneye göre, nicelerini ölüme sürükleyen sirenlerden kurtulan Odisseus ve mürettebatı bir mucizeye tanıklık etmiştir.

 

Siren Çizimi

Siren Çizimi

 Yukarıdaki resim, Mervyn H. Sterne Kütüphanesi’nde yer alan J. E. Harrison’ın 1882’de yayınlanan Sanat ve Edebiyatta Odessa’nın Mitleri kitabından alınmıştır.

 

"<yoastmark

Yukarıdaki siren çizimi, Reynolds-Finley Tarihi Kütüphanesi’nde bulunan 1497 basımı Hortus Sanitatis’in kopyasından alınmıştır. Bu doğa tarihi eserinde verilen tanım, Homeros’un eserinde anlatılan hikaye ile benzerlikler taşımaktadır:

“Bir deniz kızı olan sirenler, bir insanı memnuniyetle ölüme götürecek kadar ölümcül yaratıklardır. Ayrıca, belden yukarısında korkutucu bir yüzü, uzun ıslak saçları ve harika bir bedeni olan bir kadına; belden aşağısında yakaladıklarını pençeleriyle parçalara ayırabilecek bir kartala; pullu kuyrukları ise bir balığınkine benzer.”

Söyledikleri tatlı şarkıları duyan birçok iyi denizciyi uykuya daldırdıktan sonra gelip onları gemilerinden aşağı çeker ve parçalara ayırırlar. Akıllı denizciler, onları gördüklerinde kulaklarını kapatır. Ayrıca oradan geçene kadar oyalanmaları için sirenlerin şarkılarına karşılık verirler. Arabistan’ın bazı bölgelerinde de Siren denilen, attan hızlı koşan ve kanatları olan yılanlar vardır.”

Hortus Sanitatis’in Reynolds-Finley Tarihi Müzesinde bulunan eski bir İngilizce versiyonundan (1520’lerde basılan yapıt, 1954’te yeniden basılmıştır) kopyalanmıştır.

Kikloplar (Cycloplar)

İlk defa Yunan ve Roma mitolojisinde karşımıza çıkan Kikloplar, soyu devlerden gelen tek gözlü canavarlardır. Yunan tanrısı Zeus’un yanında Titan tanrılara karşı savaştıklarında, kötü canavarlar olarak nam salmışlardır. Aynı zamanda uzak bir adada yaşadıkları, insan etiyle beslendikleri ve yoldan geçen gezginler tarafından kolayca kandırılabildikleri söylenir.

Kiklopların lideri Polyphemus; ünlü destan Odessa’da başkahramanımız Odisseus, Kiklopların adasını ziyaret ettiğinde karşımıza çıkar. Ayrıca mite göre, Polyphemus; Odisseus ve arkadaşlarını onları yemek için bir mağarada kapana kıstırır. Ancak Polypheus’u derin bir uykuya daldıran Odisseus, kaçmak için onu kör eder.

Kiklop çizimi

Kiklop çizimi

Yukarıdaki resim; J. E. Harrison’ın Mervyn H. Sterne Kütüphanesi’nde bulunan 1882 basımı “Sanat ve Edebiyatta Odessa’nın Mitleri” kitabından alınmıştır.

 


Kaynak ve Görseller: UAB Libraries

Kapak Görseli: The Collector

Çevirmen: Engin Can Şenkardeşler

Sosyal medyada paylaş

Engin Can Şenkardeşler

2000 yılında, Sakarya'da doğdu. Zaman zaman Kocaeli'nde ancak çoğunlukla Sakarya'da yaşıyor. Hacettepe Üniversitesi İngilizce Mütercim-Tercümanlık bölümün öğrencisi. Quora platformunda INFJ hakkında yazıları mevcut. Sorgulamayı ve araştırmayı seven, aşırı meraklı ve kendisini yeterince açık fikirli gören, her türlü ayrımcılığın karşısında olan biri. Felsefe, psikoloji, bilim, dinler ve ideolojiler hakkında epey bilgili, ancak daha fazlası için araştırır ve tabuları ve normları sarsmaktan çekinmez. 1.5 sene önce semi vejetaryen olarak başladığı yolculuğunu yakın zamanda veganizm ile taçlandırmış taze bir vegan. Kaotik INFJ beynini ve benliğini yazarlıkla ve çevirmenlikle buluşturmak için burada.
Published On: Mayıs 2nd, 2021Categories: Çeviri, Kültür & Sanat, Mitoloji0 Yorum

Leave A Comment