Sosyal medyada paylaş

Muhtemelen bunu hiçbir zaman fark etmediniz. Ya da fark etmiş olsanız da, reklamlarda pedlerin üzerine dökülen ve tamponlar tarafından emilen alışıldık, parlak, mavi sıvının belki de üstünde fazla durmadınız. Fakat kadın hijyen markası Kotex’in yeni bir reklam kampanyası, menstrüasyon ürünlerinin etkinliğini göstermek için reklamlarda mavi sıvı kullanmanın çağ dışı ve hayli saçma olduğunu sonunda fark etti.

The Kimberly Clark şirketi, ürünlerinin kırmızı sıvı -yani yoğun, koyu regl kanını- emdiğini gösteren yeni bir reklam kampanyası yayınladı. Bunlar kırmızı sıvı kullanılan ilk menstrüel reklam spotları olmasa da, Amerika’da bunu uygulayan bu tür büyük şirketlerden ilki. Ayrıca Procter & Gamble şirketi bu ay trendlerde olan Facebook reklamlarında pembe sıvı kullandı. Bunlarla beraber öyle görünüyor ki, Birleşik Amerika, doğal vücut fonksiyonu olan regl döngüsünü kabullenme konusunda hassas olan insanlar tarafından, uzun süredir tabu olarak görülen şeyin yıkılmasına destek olmaya hazır.

Kimberly-Clark’ın Kuzey Amerika kreatif ve tasarım direktörü Sarah Paulsen, The Wall Street gazetesine konuştu: “Kan, kandır. Bu, her kadının yaşadığı sıradan bir şey ve saklanacak bir tarafı yok.”

Bu gündelik ürünler hakkında konuşma şeklimiz bile uzun zamandır halkın tüketimi için arındırılıyor. Tampon ve pedlere uzun süredir “hijyen” ürünü denmesini bir düşünün. Birinin bir reklamda “regl” kelimesini söylemesi bile anca 1985’i buldu. (Söyleyen kişi aktris Courtney Cox idi.)

Flow: The Cultural Story of Menstruation kitabının ortak yazarı Elissa Stein, 2010’da New York Times’a konuştu: “Kadın bakım ürünlerinin reklamcılığı gerçeklikten ve reglin ne olduğundan bir hayli uzak. Hiçbir zaman bir banyo veya ürün kullanan bir kadın göremezsiniz. Hiçbir zaman kramplar içinde, yüzü buruşuk, gözleri yaşlı birini göstermezler. Aksine bize gösterilen her zaman mutlu, gülüp oynayan, sportif kadınlardı.

Nasıl oluyor da 21. yüzyılda hala regl gerçeği hakkında bu kadar sakıngan olabiliyoruz? 2017 yılına ait Bustle makalesi bu konu hakkında iyi bir bilgi veriyor: “Büyük Plinius’un reglin ekinleri çürütüp arıları öldürebileceği  inancından, yine reglin bulaşıcı olduğu Ortaçağ Avrupa mitlerine kadar birçok yönden hala menstrüasyon hakkında eski inanışların sonuçlarını ve yükünü taşıyoruz. Regl olan kadınlar tarih boyunca sürgün edilmiş, kirli olarak görülmüş ve çeşitli alanlara -dini kurumlar ve kendi evleri gibi- erişimi yasaklanmıştır.”

Birçok zararlı etkisine rağmen, hala vajinal duşta ısrarcı olunan ve devlet işleri için kadınların “çok duygusal” olduğu düşünülen bir ülkede,  genel kadın sağlığını daha açıkça resmeden bu hareket, kadınların hayatlarındaki gerçeklikleri aydınlatmaya ve kabullenmeye bir adım daha yakın.


Çevirmen: Nazlıcan Karakoç
Kaynak: womensmediacenter.com

Sosyal medyada paylaş

About the Author: Nazlıcan Karakoç

Nazlıcan Karakoç
Dokuz Eylül Üniversitesi, Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünde öğrenci. Yarı zamanlı aktivist , tam zamanlı vegan.

Leave A Comment