Kategoriler
    More

      Bir Taşla 4 Kuş: Barolar, İşçiler, Basın Ve ‘İbneler’

      Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya yürüyen barolar il girişinde polis müdahalesiyle engellendi. Ardından yaşananlarsa “Yeni Türkiye’nin” kısa bir özeti.

      Fotoğraf: Alican Uludağ

      AKP ve MHP bloğu tarafından geçtiğimiz günlerde yasa tasarısı ile gündeme getirilen ‘çoklu baro’ sistemiyle yapısının değiştirilmesi ve seçim sistemindeki antidemokratik değişikliklere karşı Türkiye’nin dört bir yanından 4 gündür ‘Savunma Yürüyor’ sloganıyla bulundukları kentlerden Ankara’ya yürüyen 53 baro kent girişinde polis engellemesiyle karşılaştı. Meclis’te görüşmelerde bulunmak üzere yürüyen avukatlar Valilik izni olmadığı ve “Kamu düzeni bozukluğu” ile Covid-19 gerekçe gösterilerek önleri kesildi; polis tarafından darp edildi, tartaklandı.

      Polis barikatıyla Eskişehir yolu üzerinde önleri kesilerek darp edilen avukatlar burada oturma eylemine başlayarak basına açıklamalarda bulundu. Bu sırada basın mensuplarının da polis ablukasıyla engellenmeye çalışıldığı dikkatleri çekti. Avukatlardan “basını çember içine al hareket edemesin” diye emir verdiği görülürken basın mensupları polis çemberinin içinden görüntü almaya çalıştı.

      Kaynak: ArtıGerçek

      “Tarihe Geçecek Çok Kara Bir Gün”

      Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan, polis barikatı önünde yaptığı açıklamada, ”Ankara’ya gelen baro başkanları ile Anıtkabir’i ziyaret etmek istiyoruz ama 2020 yılında buna izin verilmiyor. Bunun hiçbir gerekçesi yok. Sadece Ankara Valiliği müsaade etmiyor deniliyor. Hiçbir şeye izin verilmiyor. Şuan bize tamamen kapılar kapatıldı. Baro başkanları ile birazdan görüşmemizi yapacağız. Ankara Valiliği’ne yazılı olarak bilgi verdik ve bize yazılı olarak ‘ret cevabı gelmedi.’ Altını çizerek söylüyorum yazılı bir ret cevabı gelemez, çünkü Anayasa’ya aykırı olur. Yürüyerek şuradan şehre girmemiz bile engelleniyor ve bu artık bir hukuk devletinden bahsedemeyeceğimizin de herhalde en açık örneğidir. Tarihe geçecek çok kara bir günü yaşıyoruz” diye konuştu.

      Darp görüntülerinde, polis tarafından tartaklanan bir avukatın “Kendi ülkemin başkentine yürüyeceğim ya, nereye geçemiyorum?” diyerek isyan ettiği görüldü.

      Durduruldukları noktada oturma eylemini gerçekleştiren avukatların oturma eylemi de burada yer alan bir inşaatın şantiyesinin şefi tarafından özel mülk olduğu ve işçilerin dikkatinin dağıldığı gerekçesiyle de engellenmeye çalışıldı, işçiler ve avukatlar karşı karşıya getirildi.

      Daha sonra bu noktada çadır kurmak isteyen avukatlar polis tarafından “Çadır memleketi değil burası. Buraya çadır kuramazsınız” denerek engellendi. Ardından avukatların etrafına polis bariyerleri kurularak giriş çıkışa izin verilmedi, dışardan getirilen yemeklere el konularak fiili gözaltı uygulaması yapıldı.

      Fotoğraf: Av. Mehmet Baran Selanik

      Saldırı üzerine Adana, İzmir, Mersin ve Antalya başta olmak üzere birçok kentte adliyeler önünde bir araya gelen avukatlar, baro başkanlarının Ankara’ya başlattıkları “savunma yürüyüşü”ne destek vererek, kente girişlerin engellenmesini protesto etti.

      Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi

      Türk Tabipleri Birliği de (TTB) konuya ilişkin bir açıklama yaparak, avukatları yalnız bırakmayacaklarını söyledi. Açıklamada “Meslek kanunlarında yapılmak istenen antidemokratik değişikliklere karşı çıkmak için Ankara’ya yürüyen Baro Başkanlarının polis zoruyla engellenerek şehir girişinde alıkonulmalarını kınıyoruz” denildi.

      Feyzioğlu’nun Anıtkabir Hamlesi

      Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu’nun ise avukatların darp edildiği sırada Anıtkabir’i ziyaret etti. İnstagram hesabından ziyareti duyuran Feyzioğlu, “Afyon, Ardahan, Iğdır, Ağrı, Konya, Elazığ, Sivas, Gümüşhane-Bayburt, Çorum, Yozgat, Kütahya, Edirne, Samsun, Erzurum, Kahramanmaraş baro başkanlarımızla Atamızın manevi huzurundayız” dedi.

      Evrensel’e konuşan Sivas Baro Başkanı Hacı Yılmaz Demir ise Metin Feyzioğlu ile görüntü veren 15 başkanın müdahale olduğunu duyar duymaz buraya geldiğini, görüntünün gayriihtiyari çekildiğini ve fotoğrafın paylaşımına izin vermedikleri halde Feyzioğlu’nun paylaştığını söyledi.

      Feyzioğlu’nun bu açıklama üzerine Sivas Barosu’nu İnstagram’daki paylaşımından sildiği görüldü. Baro başkanları darp edilirken hiçbir şey yokmuş gibi ziyaretlerde bulunan Feyzioğlu için sosyal medyada #MetinFeyzioğluİstifa hashtagi açılarak istifası istendi.

      “Muhalefet Vekilleri Nerede?”

      Öte yandan İnsan Hakları Derneği Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ve avukat HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş, CHP PM üyesi İlhan Cihaner cübbeleriyle yürüyüşe destek verdi.

      Sosyal medyada muhalefet vekillerinin protestoya destek vermediği yazılırken Yazar Aydın Selcen’in Twitter’dan yaptığı “ve CHP avukatları da yalnız bıraktı, tuzağa asla düşmedi…” eleştirisine de CHP YDK Üyesi Tuba Torun “Yalnız bırakmadı, başkanlar bilhassa hareketin siyasileşmemesi için vekilleri istemedi” şeklinde yanıt verdi.

      ‘İbneler’ Meselesi

      Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu ise baroların seçim sisteminde değişiklik yapmanın yetersiz olduğunu belirterek, baroların kaldırılması çağrısında bulundu. Karahasanoğlu, ayrımcı ve nefret dolu diliyle LGBTİ+’ları hedef aldı ve “Barolar kalksa, hayatımızda ne değişir. Ben söyleyeyim: ‘Hiçbir şey!’ Ha şu olur.. İbnelere sahip çıkan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu sayısı azalır.. İbnelere verilen destekler azalır. Hepsi bu…” şeklinde açıklamada bulundu.

      Karahasanoğlu’nun LGBTİ+ için “sahip çıkma” söylemi boşuna değil, zira İzmir ve Ankara Baroları LGBTİ+ Hakları ve destek merkezleri kurarak hem kurum içinde, hem yargı boyutunda hem de gündelik hayattaki ayrımcılıkla mücadele ediyor. Ancak Karahasanoğlu’nun barolara saldırı sonrası, Onur Haftası’nda bu ayrımcı sözleri kullanması manidar.

      Emek Kılınç
      Emek Kılınç
      Ege Üniversitesi Gazetecilik öğrencisi, gazeteci, fotoğrafçı.

      Rastgele Yazılar

      Arada Kalanlar

      Türkiye, son günlerde çok büyük sıkıntılarla baş ediyor. Bunlardan biri de maalesef sınırlara yığılmış olan mülteciler. Yanlışlıklar silsilesi hâlinde ilerleyen kriz, insanların ölümle burun...

      Balıklar ve Sıcaklık

      Son zamanlarda büyük bir çoğunluk plastik kullanımını azaltmak için büyük uğraşlar veriyor. Bu plastiklerin neden olduğu denizlerdeki kirliliğin azaltılması için...

      Bir Kuş: Ahimsa

      ...her şey bir iç üşümesine, acı bir vazgeçişe dönüyordu. Dünya, insanlardan yapılmış bir yalnızlıktı da bunu anlamak için akşam ve yağmur...

      İklim Şüphecileri

      Geçtiğimiz Mart ayında Trump’a yakınlığıyla bilinen Heartland Enstitüsü, AFD partisine yakınlığıyla bilinen 19 yaşındaki Alman iklim şüphecisi Naomi Sebt’i “Anti- GretaThunberg” olarak sundu.[1] Resmi olarak Heartland tarafından Greta Thunberg’in fikirlerinin tam tersini savunması için işe alınan ve sosyal medya hesaplarında takipçi sayısı gittikçe artan Seibt, iklim panelleri yapılan dönemlerde canlı yayınlarla iklim krizini reddeden yorumlarını paylaşarak grev yaptı. Peki, gittikçe ilgi çeken iklim şüphecileri neden iklim krizi aktivistlerinin karşısında duruyor?

      İlgili Makaleler

      CEVAP VER

      Lütfen yorumunuzu giriniz!
      Lütfen isminizi buraya giriniz