Sosyal medyada paylaş

AFGAN KADINLAR “ADIM NEREDE?” DİYE HAYKIRARAK ERKEK EGEMELİĞİNE KARŞI SUSMUYORLAR.

Afganistan, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusunda dünya sıralamasında en kötü şartlara sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Bununla beraber, Afganistan’daki kadınların ve erkeklerin özgürlükleri ve sahip oldukları haklar arasında uçurumlar var diyebiliriz.  Afganistan’ın gelenekleri ve görenekleri de aslında bu uçurumu bize göstermektedir.

Ataerkil bir toplum olan Afganistan’daki gelenek ve görenekler incelendiğinde kadınlar, babalarının ya da babalarının olmadığı durumda erkek akrabalarının ya da eşlerinin isimleriyle anılmaktadır. Örneğin, Mehmet’in eşi, ablası ya da kızı gibi.  Bu durum bize açıkça kadınların erkekler olmadan değersiz olduklarını göstermektedir. Dahası, Afganistan’da bir kız bebek doğduğunda bazı ailelerin onlara isim vermeleri uzun zaman alır; çünkü kız çocukları Afganistan toplumunda değersiz görüldüğü için genelde istenmezler. Erkek bebeğin doğması ise bu toplumda, onurlu ve gururlu bir durum olarak kabul edilir.

Kız çocuklarına eski bir gelenek olan ‘baça poş’ uygulanır. Baça poş, kız çocuklarının erkek gibi giyinmesine ya da erkek gibi davranmasına denilmektedir. Bu geleneğin temeline bakıldığında ekonomik ve sosyal nedenler yattığı görülmektedir. Örneğin, kız çocuklarının oğlan çocuklarıyla aynı sosyal ortamda bulunması hoş karşılanmamaktadır. Pazara, okula, çarşıya çıkarken oğlan kılığına bürünmeleri gerekmektedir. Ekonomik olarak bakıldığında ise, babalarının işlerine yardım etmek için inşatta ya da sanayide erkek çocukların çalışması uygun görüldüğünden, kız çocukları erkek kılığına girerek çalışmaktadır. Başka bir örnek ise, bir kadın öldüğünde mezar taşına kendi ismi değil, genellikle kocasının ya da babasının ismiyle yazılmaktadır.

Afganistan’daki erkekler, kadın akrabalarının ya da eşlerinin açıkça isimlerini söylemenin utanç verici ve onursuz bir durum olduğunu öne sürerler. O yüzden ağızlarından bir kadın ismi duymak çok zordur. Örneğin, Afgan bir kadın şiddetli bir ateşli hastalık geçirmesi üzere doktora gider. Doktorun yazdığı ilaçları alması için reçeteyi eşine verdiğinde, eşi reçetenin üzerinde karısının ismini görür ve bu durum erkekler için utanç kaynağı ve kabul edilemez bir durum olarak varsayıldığından eşine fiziksel şiddet uygular.

Direnen Kadınlar Her Yerdeler

Bunun üzerine yüzyıllardır süren erkek egemenliğinin sonucunda, kadınlar artık büyük bir direniş göstererek bir kampanya başlattılar.  Direnişçi Afgan kadınların başlattığı kampanyadaki amaç; erkek egemen toplumda kökleşmiş tabuları yıkmak, yüzyıllardır hiçe sayılmış kimliklerini yeniden kazanmak ve var olmaktır. 3 yıl önce feminist aktivist Laleh Osmany tarafından başlatılan ‘’Where is My Name ?’’ (Adım nerede?) adlı kampanya ilk olarak kadınların eşlerinin ya da akrabalarının isimleriyle anılmamasını sağlamayı amaçlamaktadır. Laleh Osmany, RFE’ye (Özgür Afganistan radyosuna) verdiği bir röportajda artık bu durumdan bıktıklarını, isimleriyle tanınmak istediklerini, şiddet görmek istemediklerini ve bireyliklerinin tanınması gerektiğini belirtiyor ve kampanyayı şu sözlerle anlatıyor: “Afgan kadınların, çocukların kimliğinde ve doğum belgelerinde isimlerinin yer alması kadın hakları değil, bir insan hakları hareketidir. Kadınlar, hayattaki rollerinden önce birer bireydir.”

“Adım Nerede?” kampanyası ataerkil toplumda yaşayan ve erkek şiddeti gören kadınların kendi hakları için attığı ilk adım olarak görüldüğü için oldukça önem taşımaktadır. 3 yılın sonunda, bu kampanya kadınların mücadelesiyle başarıya ulaşmıştır. Afganistan başkanı Ashraf Ghani, 17 Eylül 2020’de kadınların isimlerinin, çocuklarının doğum belgesi ve kimliklerinde olması kanunu onaylamıştır.

Bu kampanya ile kazanılan zafer, ataerkil toplum normlarının biçtiği rolleri kabul etmeyen kadınların dayanışmasının bir göstergesi olup bir kez daha direnen kadınların her yerde olduğunu tüm dünyaya kanıtlamıştır.

 

Kaynak: 

bbc.com

reporterly.net

Görsel:

voanews.com

Sosyal medyada paylaş

About the Author: İrem Kasap

İrem Kasap
Yazar Çanakkale'de 97 yılında doğdu. 3. sınıf İngiliz Dİli ve Edebiyatı öğrencisi olan Kasap'ın planları arasında yurtdışında çalışmak, ingilizce öğretmeni ya da hostes olmak var. Boş zamanlarında latin dansı ile uğraşan, keman çalan yazar, aynı zamanda veganizm ve feminizm gibi alanlarla ilgilenmektedir.
Categories: Kadın0 Comments

Leave A Comment