Kategoriler
    More

      Barolar Yola Düştü: Savunma Yürüyüşü

      AKP ve MHP’nin barolar da dahil olmak üzere birçok meslek odasının seçim sisteminin değiştirilmesine yönelik açıklamalarına ülkenin dört bir yanından, 80 baronun tamamından aynı anda ‘hayır!’ sesi yükseldi. İktidar partisi tarafından yapılan teklife göre sayısı 5 bin avukatı geçen baroların olduğu şehirlerde birden fazla baro açılması, yani çoklu baro sistemine geçilmesi ve seçimlerin nisbî temsil sistemine göre yapılması öngörülüyor. Barolara göre ise bu, baroların parçalanması ve siyasallaşması anlamına geliyor.

      Bu düzenlemenin ilk kez karşılarına gelmediğini söyleyen baro başkanları, 2010 yılından bu yana baroların yapısında değişikliğe gidilmesi için 5 kez aynı yasa teklifiyle karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor. Baroların, müzakerelerden sonuç alamaması ve iktidarın geri adım atmaması üzerine barolar tepkilerini şehirlerinden Ankara’ya ‘savunma yürüyüşü’ yaparak gösteriyorlar. Baro başkanları, cumhuriyet tarihinde ilk kez 80 baronun bir araya geldiğini söylüyor. Barolara destek ise STK’lar, meslek ve oda birliklerinden gelmeye başladı bile. Eczacı Odası, İstanbul Tabip Odası, İstanbul Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası da seçim sisteminin değişmesine tepkilerini koydular.

      Hukukun Üstünlüğü’ne Karşı Fevzioğlu

      Türkiye’nin tamamında, 80 baro hukukun üstünlüğü ve yargının bağımsızlığı için bir araya gelmiş ve baronları yargının bağımsızlığının kapısı olarak görmüşlerken TBB Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu iktidar ile benzer açıklamalarda bulundu. Feyzioğlu ‘Yürüyüş yargının sorunlarını çözmek için midir, yoksa başka bir şey için mi?’ diyerek belirsiz, ne ima ettiği anlaşılmayan ve 80 baronun bu hareketini yakışıksız olmayan ifadelerle açıkladı. Fakat 80 baro da hukukun üstünlüğü ilkesini korumaya, yargıyı sıcak siyasetten uzak tutmaya kararlı.

      Ankara Barosu avukatlarından Doğan Erkan ise baroların parçalanmasının sakıncasını ve imkansızlığını şu sözlerle ifade ediyor; ‘Sen eğer baroyu bölüyorsan bir; kamu sağlığını bölüyorsun, iki; müşterek ihtiyaçlarını parçalıyorsun, üç; meslek disiplini- ahlakını bölüyorsun. Kamusal kurum bir tane olur. Baroyu parçalamak kamuyu parçalamaktır. O zaman iki tane cumhurbaşkanı olsun, iki tane Diyanet İşleri Başkanı olsun, iki tane hakimler savcılar kurulu olsun. Böyle bir şey olabilir mi?” sorularını soran Erkan bu düzenlemenin yasallaşması halinde baroların yurttaşlara avukat desteği veremeyeceğini belirtiyor ve ekliyor: “Dolayısıyla aslında müdahale yurttaşa geliyor. Yurttaşın hakkını, hukukunu savunması engelleniyor. Çok net; iki tane cumhurbaşkanlığı nasıl olmazsa anayasa gereği baro da iki tane olmaz. Olursa anayasaya aykırı olur. Anayasa mahkemesi iptal eder” diyor.

      KAYNAKÇA: Deutsche Welle, Sözcü

      Rastgele Yazılar

      Otoriter Rejimlerin Korkusu İnternet Erişimi ve Netblocks Raporu

      Bireylerin görüş ve düşüncelerini dile getirebildiği en geniş ortam kuşkusuz internettir. İnterneti zararlı ve sakıncalı bulan otoriteler belirli dönemlerde erişim...

      Demirci Kawa’nın Zalim Dehak’a Başkaldırısı: Newroz

      Kawayê Hesinker isimli bir demirci bu direnişin başlatıcısıdır. MÖ 612’de  gerçekleşen Demirci Kawa ve Dehak olayı ile kutlanan Newroz bayramı bir efsaneye...

      Sanatın Ufuk Çizgisinde Bir Yolculuk: Aysel Gürel

      Bu yazımda sizlere “Bunu da mı o yazdı?” diyeceğiniz, hayatını şarkı sözlerine adamış bir kadından, Aysel Gürel’den bahsediyor olacağım.

      Kent ve Kapitalizm

      Kapitalizm, dünyanın eşdeğer satılabilir mallara(meta) indirgemesi ve nicelik ölçülere vurulması, nitelik, beceri ve somut emeğin zaman ve parayla ölçülebilen sayısal birimlere sığdırılmasıdır....

      İlgili Makaleler

      CEVAP VER

      Lütfen yorumunuzu giriniz!
      Lütfen isminizi buraya giriniz