Tuğçe Berber

Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2017 yılında mezun olup İzmir’de kurucusu olduğu Lotus Hukuk Bürosu’nda avukatlık mesleğine devam etmektedir. “Türk Hukuk Sisteminde Hayvan Hakları ve Uluslararası Hukukun Hayvan Hakları Mevzuatına Etkisi” isimli tez yazısından sonra hayvan hakları aktivisti olarak savunuculuğunu gerek mesleki gerek sosyal alanda sürdürmektedir. İzmir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu üyesi olarak çeşitli sosyal projelere destek vermektedir. Sokaktayken bütün hayvanların, evdeyse bir kedi annesidir. Vejetaryenliği benimsemiştir.
11 Posts

Sokak Çocuğu

Güneş doğuyor, hissediyorum. Yattığım yerin ıslaklığı nedeniyle gece boyunca devam eden titremelerim azalıyor. Geceleri soğuk oluyor artık, kalacak bir...

Katliam İhaleleri

Avlanma; devlete ödenen vergi karşılığında temin edilebilen “can alabileceğine dair izin belgesi” ile güvence altına alınmış, öldürme dürtüsünün tatmin edilmesine yarayan bir...

Yaylama Dokunma!

Doğa talanının durmak bilmediği ülkemizde bugünlerde yıllardır süregelen davalara konu olan Yeşil Yol Projesi çalışmalarına yeniden başlandı. Bölgedeki birçok yayla şimdiden iş...

Hayvan Hakları Yasası Hemen!

22 Temmuz 2020 tarihinde Ankara’da komşusu tarafından kendisine emanet edilen yavru köpeği tecavüz ederek öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan şüpheli V.U.’nun serbest bırakılması...

Dilsiz Tutsaklar

Evlerinizde, özgürlüğün verdiği mutluluk hissini özlerken kendinize hiç şu soruyu sordunuz mu: "Ya hayatımız boyunca bu duvarlar arasında yaşamak zorunda kalsaydık? Hele ki özgürlüğü bir kere olsun tatmış olup sonra birden ondan mahrum bırakılsaydık?"

Ceza Kanunuyla Savunamadıklarımız

Bugünlerde seslerini duymayı ısrarla reddettiğimiz canlı dostlarımızın yaşam haklarının ihlali halinde; ihlali gerçekleştiren şahısların belirli bir miktar para ödeyerek bu ihlallere devam...

İki Bin Yüz Seksen

Bugün bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışıyla bir günü daha arkamızda bıraktık. Ancak bu günün bir önemi vardı; 24 Nisan Dünya Laboratuvar Hayvanları Günü..>

Günümüzde dünya ticaretinde başrollerde yer alan ilaç ve kozmetik sektörünün altında yatan kanlı gerçekleri kabul etmeliyiz ki hepimiz biliyoruz. Ancak bu gerçeklere göz yummaktan, laboratuvarlardan yükselen çığlıklara kulaklarımızı kapatmaktan da çekinmiyoruz. İnsan merkezli algının desteğiyle gittikçe büyüyen bu “sözde” farkındalık eksikliği; bizler gibi canlı türü olan hayvanların, hissetmelerine rağmen cansız birer laboratuvar ekipmanı muamelesi görmesine sebep oluyor. Peki türler arası hiyerarşinin varlığını -kısaca türcülüğü - açıkça gözler önüne seren hayvan deneyleri gerçeğinin göz ardı edilmesinin temel sebebi, insan sağlığı için zorunlu olduğunu düşünmemiz midir yoksa bencilliğimiz mi? Kendi türümüzden olmayan varlıkların acısını nereye kadar görmezden geleceğiz?

Geleceği Savunmak

Yeni düzen arayışına girdiğimiz şu çağda, yerel düzeydeki ekolojik mücadelelerin sonuçları ile küresel alanda faaliyet gösteren şirketlerin küresel iklim değişikliğine olan etkileri farklılık göstermektedir. Zira bizlerin duyarlı davranıp geri dönüşüm için ev atıklarını ayırmış olmamız ile bir şirketin yalnızca ekonomik amaçlarla hareket edip çevreye verilen zararı gözardı ederek bir günde tonlarca atık maddeyi doğaya salmasının etkisi elbette ki farklı olacaktır.

Sokakta Kalanlar

İnsan dışındaki canlı varlıkların haklarını savunmak; ekolojiden, çevre haklarından söz etmek ve bu konular uğruna adeta savaşmak... Çok değil, daha bir iki ay öncesine kadar konuştuğumuz konular bunlardı. Ancak hepsini unuttuk; insanlık olarak adeta yaşam savaşı verdiğimiz şu süreçte, dört duvar arasında hasret kaldığımız gökyüzüyle birlikte başka canlıların yaşam savaşlarını da unuttuk. Burada kendimize sormamız gereken tek bir soru var; başka canlıların yaşam hakkı, bizim yaşamlarımız söz konusu olduğunda sona mı ermeli?

Distopyaya Uyanmak

Cemre düşmüş geçenlerde; havaya, suya, toprağa... Bahar geldi, çiçekler açacak, kuşlar ötüşecek, güneş içimizi ısıtacak. Belki yarın sabah taze domatesinizi kahvaltınız için doğrayacaksınız ve üzerine mis kokulu zeytinyağınızı gezdireceksiniz. Peki ya bunların hiçbiri olmazsa? Ya bir sabah kafanızı pencereden uzattığınızda, kuşları duyamazsanız?

Dünyanın Yalnızca Bize Ait Olmadığını Fark Etmek

Fotoğraf: Tuğçe Berber DÜNYANIN YALNIZCA BİZE AİT OLMADIĞINI FARK ETMEK ...

Son Yazı

Adalet Savaşçısı Tahir Elçi’nin Ardından

Bu duruşma, bu topraklarda adalet mücadelesi yürütenlerin hiç de yabancı olmadığı bir atmosferde gerçekleşti. Ancak asıl unutulmaması gereken, adalet mücadelesi sürdürenler bu boğuk havada nefes almayı, yol yürümeyi tıpkı Tahir Elçi gibi biliyorlar. Anısı önünde saygıyla…

Türkiye LGBTİ+ Hakları Alanında 49 Ülke Arasında Sondan İkinci Sırada

ILGA (Uluslararası LGBTİ Federasyonu) tarafından dokuzuncusu yayınlanan Rainbow Europe raporunun bu seneki verilerine göre Türkiye LGBTİ+ hakları alanında sondan ikinci sırada yer...

CRISPR-Cas9: DNA’da Değişiklik Yapmak Mümkün Müdür?

2020 Nobel Kimya Ödülü'nü, DNA biçimlendirme araçlarını (CRISPR-Cas9) geliştiren Fransız mikrobiyolog Emmanuelle Charpentier ve ABD’li biyokimyacı Jennifer A. Doudna kazandı. Nobel...

Gaslighting: En Tehlikeli Psikolojik Manipülasyon Biçimi

Gaslighting uygulayan kişinin temel amacı hedefindeki kişiyi elinde tutmaktır. Eğer bu kişi istismarcıyla aynı fikirde olmaz ya da onu sorgularsa, istismarcı kendisini "mağdur duruma düşürülen" biri olarak göstermeye çalışabilmektedir.