Kategoriler
    More

      Tuğçe Berber

      Tuğçe Berber Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İzmir’de yaşıyor. Aktif olarak avukatlığa devam etmektedir. Çocukluğunda sokakta bulduğu her hayvanı (kaplumbağa dahil)eve getirmesiyle başlayan hayvan sevgisi, mesleğini eline almasıyla birlikte hukuki bir boyuta ulaşmış ve uluslararası alanda hayvan haklarına ilişkin tez yazması üzerine konuya ilgisi daha da derinleşmiştir. Sokaktayken bütün hayvanların, evdeyse bir kedi annesidir. Vejetaryenliği benimsemiştir. Aynı zamanda fantastik evrenlere, kitaplara ve müziğe ilgisi bulunmakla birlikte ukulele çalmaktadır.
      6 Posts

      Ceza Kanunuyla Savunamadıklarımız

      Bugünlerde seslerini duymayı ısrarla reddettiğimiz canlı dostlarımızın yaşam haklarının ihlali halinde; ihlali gerçekleştiren şahısların belirli bir miktar para ödeyerek bu ihlallere devam...

      İki Bin Yüz Seksen

      Bugün bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışıyla bir günü daha arkamızda bıraktık. Ancak bu günün bir önemi vardı; 24 Nisan Dünya Laboratuvar Hayvanları Günü..>

      Günümüzde dünya ticaretinde başrollerde yer alan ilaç ve kozmetik sektörünün altında yatan kanlı gerçekleri kabul etmeliyiz ki hepimiz biliyoruz. Ancak bu gerçeklere göz yummaktan, laboratuvarlardan yükselen çığlıklara kulaklarımızı kapatmaktan da çekinmiyoruz. İnsan merkezli algının desteğiyle gittikçe büyüyen bu “sözde” farkındalık eksikliği; bizler gibi canlı türü olan hayvanların, hissetmelerine rağmen cansız birer laboratuvar ekipmanı muamelesi görmesine sebep oluyor. Peki türler arası hiyerarşinin varlığını -kısaca türcülüğü - açıkça gözler önüne seren hayvan deneyleri gerçeğinin göz ardı edilmesinin temel sebebi, insan sağlığı için zorunlu olduğunu düşünmemiz midir yoksa bencilliğimiz mi? Kendi türümüzden olmayan varlıkların acısını nereye kadar görmezden geleceğiz?

      Geleceği Savunmak

      Yeni düzen arayışına girdiğimiz şu çağda, yerel düzeydeki ekolojik mücadelelerin sonuçları ile küresel alanda faaliyet gösteren şirketlerin küresel iklim değişikliğine olan etkileri farklılık göstermektedir. Zira bizlerin duyarlı davranıp geri dönüşüm için ev atıklarını ayırmış olmamız ile bir şirketin yalnızca ekonomik amaçlarla hareket edip çevreye verilen zararı gözardı ederek bir günde tonlarca atık maddeyi doğaya salmasının etkisi elbette ki farklı olacaktır.

      Sokakta Kalanlar

      İnsan dışındaki canlı varlıkların haklarını savunmak; ekolojiden, çevre haklarından söz etmek ve bu konular uğruna adeta savaşmak... Çok değil, daha bir iki ay öncesine kadar konuştuğumuz konular bunlardı. Ancak hepsini unuttuk; insanlık olarak adeta yaşam savaşı verdiğimiz şu süreçte, dört duvar arasında hasret kaldığımız gökyüzüyle birlikte başka canlıların yaşam savaşlarını da unuttuk. Burada kendimize sormamız gereken tek bir soru var; başka canlıların yaşam hakkı, bizim yaşamlarımız söz konusu olduğunda sona mı ermeli?

      Distopyaya Uyanmak

      Cemre düşmüş geçenlerde; havaya, suya, toprağa... Bahar geldi, çiçekler açacak, kuşlar ötüşecek, güneş içimizi ısıtacak. Belki yarın sabah taze domatesinizi kahvaltınız için doğrayacaksınız ve üzerine mis kokulu zeytinyağınızı gezdireceksiniz. Peki ya bunların hiçbiri olmazsa? Ya bir sabah kafanızı pencereden uzattığınızda, kuşları duyamazsanız?

      Dünyanın Yalnızca Bize Ait Olmadığını Fark Etmek

      Fotoğraf: Tuğçe Berber DÜNYANIN YALNIZCA BİZE AİT OLMADIĞINI FARK ETMEK ...

      Son Yazı

      Dünya İçin Meydan Oku: Plastiksiz Temmuz

      2011 yılında Avusturalya'da kendi halinde başlayan ve 2013 yılında dünyaya yayılan "Plastiksiz Temmuz" kampanyası, dünyada giderek büyüyen plastik atık sorununa dikkat çekmeyi...

      Özgürlük, Kural, Sınırlama ve İstisna

      Emek ve fikrin korunduğu toplumdur özgür toplum. Bu sebeple özgürlükleri korumak adına kendimizden çok şey veriyoruz aktivistler olarak. Ve bu yazımda incelenecek olan özgürlük diğer tüm hak ve özgürlüklerin bekçisi; ifade özgürlüğüdür.

      Nefretin ve Ayrımcılığın Oyuncağı ÖSYM

      Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) sorulan bir Türkçe sorusu sonrası yaşanan tartışmalar toplumdaki ayrımcılık ve nefreti bir kez daha gözler önüne serdi.

      İstanbul Sözleşmesi ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

      Kamuoyunda "İstanbul Sözleşmesi" olarak anılan ve devamlı olarak tartışma konusu olan, gündemden düşmeyen sözleşmenin resmi adı, "Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve...