Yönetmen koltuğunda 1961 İngiltere doğumlu Andrea Arnold var. Andrea Arnold’un dördüncü uzun metraj filmi olan American Honey, Amerikan gençliğini bildiğimizin aksine farklı taraftan ele alıyor. Film, “Amerikan rüyası” kavramının parlak olmayan yanlarını biz göstermeyi amaçlıyor. Bilinmeyenlere ışık tutma amacını ise geniş ve toplumcu çıkarımlara varmamızı sağlayan bir yol filmi yaratarak gerçekleştiriyor. Güçlü kadın hikayeleri ile de ön plana çıkan yönetmen, American Honey ile gücünü bir kez daha gösteriyor.

Aşırılıktan uzak kendi arzularından sorumlu bir kadının kendini bulma hikayesi; filmin ana kahramanı Star (Sasha Lane) ve Jack’in (Shia Labeouf) yollarının bir süpermarkette kesişmesiyle başlar. Jack, Star’a iş teklif eder. Jack’ten ilk görüşte etkilenen Star, sorunlu bir evde yaşamaktadır. Kaybedecek bir şeyi olmadığını düşünür ve onu umursamayan ailesinden kaçarak iş teklifini kabul eder. Bir grup gencin dergi aboneliği satmak için Kansas’a yaptığı yolculuğa katılır. Yol boyunca ucuz motellerde dururlar, dans edip eğlenirler ama para kazanmak için de başka kişiliklere bürünürler. Patronları Krystal için Star yalan söylemeyi ve ticareti öğrenir.

Star ve Jack

Star, Jack ile Krystal’i beraber görünce Jack için savaşması gerektiğini anlar. Star’ın Jack’e olan aşkı onu hem doruklara çıkarır hem de kendini keşfetmesi için aşkı öğrenmesini gerekli kılar. Star, karmaşık ilişkilerinin yanı sıra Jack’in hediye alması, onun için endişelenmesi ve peşinden gelmesi gibi davranışlarından etkilenir. Star, Jack’e hiç bir zaman karşı koyamaz ve bu durum ise onu ruhsal açıdan fena hırpalar. Star her genç gibi büyüdüğünü kanıtlama çabasındadır. Çalıntı bir arabada giderkenki “Amerika gibi hissediyorum.” söylemiyle hayallerinin ötesine geçtiğini hisseder. Ve an film afişini ortaya çıkartır.

Film, ahlaki olaylar zincirinde ilerlerken Amerika’nın her türden ve kesimden insanlarıyla yüzleşmemize de olanak tanıyor. Günümüz gençliğine de vurgu yapılan filmde kendimizden parçalara sık sık rastlayabiliyoruz. Andrea, bu filminde birçok insani duyguyu; aşkı, arkadaşlığı, varlığı, yokluğu, ahlakı, mutlulukları ve mutsuzlukları anlatmaya çalışıyor.

Film, 2016 yılında Cannes’da Jüri Özel Ödülü’nü kazandı. 162 dakika sürse de merakla ve keyifle seyrediliyor. Filmin müzikleri görsel çoşkuyu da yukarıya tırmandırıyor. Müziklerin yanında danslar da güzel bir bütünlük oluşturuyor. Özellikle giriş kısmında Shia LaBeouf’un dans performansı izleyenleri etkilemeyi başarıyor. Bu filmin bir özelliği ise Sasha Lane’in ise kariyerindeki ilk film olması. Gençleri canlandıran oyuncular da doğal performansları ile filmin senaryosunu destekliyor. Her parçasıyla ayrı ayrı ve en sonunda da parçaları birbirbirini başarılı bir şekilde tamamlayan film, izlenecekler listenizde yer almalı.

American Honey izledikten sonra kulağımda kalan şarkılar oldu…

-We Found Love (Rihanna-Calvin Harris)

-Out the Mud (Kevin Gates)

-Fade İnto You (Mazzy Star)

-I Hate Hate (Razzy Bailey)

-American Honey (Lady A)

About the Author: Serap Aydın

Serap Aydın
92 doğumlu. Kitabevinde çalışıyor. 6 yıldır yayın ve kitap alanında çalışmakta. Filmleri iç dünyasında kalmak için izler. Meraklı bir sinema takipçisi ve okurdur. Kiyarüstemi filmlerine farklı bir duygu besler. Bitki ve kaktüs yetiştirmeyi sever. Kahve tutkunudur.

Leave A Comment